Yunanistan ile İsrail arasında son dönemde hızla derinleşen askeri iş birliği Atina’da yeni bir siyasi tartışmanın fitilini ateşledi. Yunanistan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, İsrail ile kurulan stratejik ittifakın ülkesinin güvenliği açısından “hayati” olduğunu savunurken, Türkiye’yi doğrudan tehdit olarak gösterdi. Georgiadis’in Filistin yanlısı protestocuları “soytarılıkla” suçlaması ise muhalefetin tepkisini daha da artırdı.
Tartışmaların merkezinde İsrail ile Yunanistan arasında imzalanan ve Atina'nın hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan “Aşil Kalkanı” anlaşması bulunuyor. İki ülke arasındaki askeri yakınlaşma hükümet tarafından stratejik güvenlik tercihi olarak savunulurken, muhalefet cephesinde İsrail ile bu ölçüde yakınlaşmanın Yunanistan'ın uluslararası konumuna zarar verdiği görüşü dile getiriliyor.
YUNAN BAKAN TÜRKİYE’Yİ “TEHDİT” OLARAK GÖSTERDİ
Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis, İsrail ile geliştirilen ilişkilerin Yunan devletinin güvenliği açısından kritik önemde olduğunu savundu. Georgiadis, İsrail ile kurulan ortaklığın özellikle Türkiye karşısında Yunanistan açısından güvence oluşturduğunu ileri sürdü.
“İsrail ile olan ittifakı son derece hayati buluyorum” diyen Georgiadis, “Çünkü bu ortaklık Yunan devletinin özgürlüğünü garanti ediyor. Ülkemizin Türk tehdidine ya da gelebilecek başka bir tehlikeye karşı özgür kalması bizler için en temel konudur” ifadelerini kullandı.
Bakanın İsrail ile askeri iş birliğini doğrudan Türkiye üzerinden gerekçelendirmesi, Ankara-Atina hattındaki güvenlik rekabetinin Yunanistan'ın İsrail politikasındaki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı.

FİLİSTİN’E DESTEK GÖSTERİLERİNE “SOYTARILIK” DEDİ
Georgiadis'in hedefinde yalnızca Türkiye değil, Yunanistan'da İsrail politikalarına karşı düzenlenen protestolar da vardı. Bakan, özellikle limanlarda gerçekleştirilen Filistin yanlısı eylemleri “soytarılık” olarak nitelendirerek hükümetin İsrail ile ortaklıktan geri adım atmayacağını söyledi.
Georgiadis, “Limanlarda sergilenen tüm bu soytarılıklarla bu olumlu ittifakı engellemeye çalışsanız da biz bu ortaklığı korumaya devam edeceğiz” dedi. Hükümetin önceliğinin Yunan halkının çıkarları olduğunu savunan Bakan, “Aklı başında her Yunan vatandaşının da İsrail ile inşa edilen bu stratejik ittifakı desteklemesi gerekir” ifadelerini kullandı.
“AŞİL KALKANI” ATİNA’DA TARTIŞMA YARATTI
Georgiadis'in açıklamaları, İsrail ile imzalanan “Aşil Kalkanı” anlaşmasının Yunan siyasetinde yarattığı tartışmanın sürdüğü bir dönemde geldi. Atina yönetimi anlaşmayı ülkenin hava ve füze savunma kapasitesinin güçlendirilmesi açısından stratejik bir adım olarak değerlendirirken, muhalefet İsrail ile giderek derinleşen askeri ilişkileri eleştiriyor.
Anlaşmayla birlikte Yunanistan'ın savunma mimarisinde İsrail yapımı sistemlerin ağırlığının artması bekleniyor. Atina'nın özellikle hava savunması ve insansız hava araçlarına karşı kapasitesini geliştirme arayışında İsrail teknolojisini tercih etmesi, Yunanistan'ın Türkiye karşısındaki askeri planlamalarıyla da ilişkilendiriliyor.

MUHALEFETTEN SERT TEPKİ: “REZALET VE UTANÇ VERİCİ”
Muhalefet cephesinden en sert tepkilerden biri eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis'ten geldi. Varufakis, İsrail ile kurulan askeri ortaklığı “rezalet” ve “utanç verici” olarak nitelendirerek anlaşmanın Yunanistan'ın uluslararası itibarına zarar verdiğini savundu.
Yunanistan'ın böyle bir ortaklıkla “lekelenmesine” izin verildiğini söyleyen Varufakis, hükümetin İsrail politikasına sert tepki gösterdi. Muhalefetin eleştirileri yalnızca savunma anlaşmasının içeriğine değil, Atina yönetiminin İsrail'in bölgedeki politikaları karşısındaki tutumuna da yöneliyor.
İSRAİL İLE YAKINLAŞMANIN MERKEZİNDE TÜRKİYE VAR
Atina ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerin son dönemde savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında derinleşmesi, Doğu Akdeniz'deki yeni güç dengeleriyle birlikte değerlendiriliyor. Georgiadis'in İsrail ittifakının önemini doğrudan “Türk tehdidi” söylemi üzerinden açıklaması da Yunan hükümetinin güvenlik perspektifinde Türkiye'nin taşıdığı ağırlığı açık biçimde ortaya koydu.
Bir tarafta İsrail ile askeri yakınlaşmayı Türkiye karşısında stratejik güvence olarak gören hükümet, diğer tarafta ise bu politikayı ülkenin itibarına zarar veren bir tercih olarak değerlendiren muhalefet bulunuyor. “Aşil Kalkanı” böylece yalnızca bir savunma anlaşması olmaktan çıkarak Yunanistan'ın Türkiye, İsrail ve Filistin politikasının aynı anda tartışıldığı yeni bir siyasi fay hattına dönüşmüş durumda.




