Ankara Tespihçiler Çarşısı, ustaların el emeği göz nuru tespihlerini sergilediği, Türkiye’nin dört bir yanından gelen esnaf ve koleksiyonerleri buluşturan köklü bir zanaat merkezi. Yalnızca bir alışveriş noktası değil, aynı zamanda tespih kültürünün yaşatıldığı önemli bir buluşma noktası olarak dikkat çekiyor. Burada tespih ustası olarak ürünlerini satan Kaan Osman Dere, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel açıklamalarda bulundu. Meslek hayatına Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başladığını belirten Dere, “Mesleki olarak askerlik çok uzun sürmedi. 1993-1998 yılları arasında Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olarak çalıştım” dedi. Askerlik sonrası farklı sektörlere yöneldiğini ifade eden Dere, otomotiv sektöründe de uzun yıllar görev yaptığını anlattı. Dere, 2000 yılında otomotiv sektörüne geçtiğini belirterek, “Burada da 13 yıl hizmet verdim. Şirket sahibinin koruması ve makam şoförü olarak çalıştım. 2013 yılında emeklilik haklarımı kazanmıştım” ifadelerini kullandı.
TESBİH MERAKI HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Tespihçiliğe yönelme sürecini anlatan Dere, bu işe tamamen merakla başladığını belirtti. “Tesbih işini merak ettiğim için öğrendim. Herhangi bir ustam yok. Seyrederek, videolarla, deneme yanılma yöntemiyle kendi çabamla öğrendim” dedi. Kendi aldığı torna makineleriyle üretime başladığını ifade eden Dere, tespihçiliğin zamanla hayatının merkezine yerleştiğini vurguladı. Pandemi döneminin kendisini de derinden etkilediğini söyleyen Dere, “Pandemi herkesi vurduğu gibi bizi de çok felaket bir şekilde vurdu. O dönemde tornalarımı satmak zorunda kaldım çünkü başka bir gelir kaynağım yoktu” dedi. Bu süreçte zor günler yaşadığını ancak mesleğe olan ilgisinin devam ettiğini ifade etti.

AİLEDEN GELEN TAŞ MERAKI
Tespih merakının aslında çocukluk yıllarına dayandığını anlatan Dere, “Dayım jeoloji mühendisiydi. Türkiye’nin her şehrinden değişik taşlar getirirdi. O dönem lise öğrencisiydim, taşlara merakım arttı” dedi. Bu ilgisinin zamanla tespih sanatına dönüştüğünü belirten Dere, kehribar, ağaç ve farklı taş gruplarından tespihler yaparak bugünkü seviyeye ulaştığını söyledi.
TESBİHÇİLER ÇARŞISI GELENEĞİ VE AY PAZARI
Ankara Tespihçiler ve Antikacılar Kahvesi’nin Türkiye’de ilk olarak Ankara’da kurulduğunu söyleyen Dere, bu geleneğin daha sonra diğer şehirlere de yayıldığını ifade etti. Dere, “Yerimiz değişti ama aynı bölgedeyiz. Denizciler Caddesi’nin sonuna doğru yeni mekânda devam ediyoruz” dedi. Her ayın ilk pazarında Ankara’da önemli bir hareketlilik yaşandığını belirten Dere, “Türkiye’nin dört bir yanından Adana, Diyarbakır, Urfa, Mardin gibi şehirlerden ustalar geliyor” bilgisini paylaştı. Esnafın belirli günlerde bir araya gelerek ürünlerini sergilediğini ve ticaretin bu şekilde döndüğünü ifade etti.
SADECE BİR ÜRÜN DEĞİL BİR KÜLTÜR
Tespihin sadece bir aksesuar olmadığını vurgulayan Dere, “Tesbih merakı 70’ten 7’ye herkeste var. Koleksiyon yapan da var, miras olarak devam ettiren de var” dedi. Gençlerin de bu kültüre ilgi göstermeye başladığını belirten Dere, tespihin hem estetik hem de kültürel bir değer taşıdığını söyledi.
USTALIK SABIR VE GÖZ NURU İŞİ
Tespih yapım sürecini anlatan Dere, bu işin tamamen emek ve sabır gerektirdiğini ifade etti. Tespih Ustası Dere, “Tornanın başına geçtiğimiz zaman önce ne yapacağımıza karar veririz. Malzemeyi seçer, ölçülendirir, sonra tek tek habbeleri işleriz” ifadesini kullandı. Her tespihin el emeği olduğunu vurgulayan Dere, “Bu iş göz nuru ve el emeğidir” görüşünü paylaştı.
MALZEME, USTA VE TARİH TESBİHİN DEĞERİNİ BELİRLİYOR
Tespihin değerini belirleyen unsurlara değinen Dere, “Malzeme, usta ve tarihçe fiyatı belirler” dedi. Kehribarın kokusu, dokusu ve yapısının önemli kriterler olduğunu söyledi. Fiyatların 150-200 liradan başlayıp işçiliğe göre 10-15 bin liraya kadar çıkabildiğini, eski ürünlerde ise gram bazlı fiyatlandırma yapıldığını ifade etti.

“ELİ SEVERSE ANLAM KAZANIR”
Tespihin sadece görsellikle değil hissiyatla da anlam kazandığını belirten Dere, “Elini sevmediyse yapılmış olan tespih pırlanta da olsa hiçbir anlam ifade etmez” dedi. Tespihin erkekler için önemli bir aksesuar olduğunu söyleyen Tespih Ustası Dere, bazı taşların ise mistik ve sağlık açısından farklı anlamlar taşıdığına dair inanışların bulunduğunu da aktardı.
HER BİRİ HİKÂYE TAŞIR
Dere, tespihin sadece bir ürün değil aynı zamanda bir hikâye taşıdığını belirterek, her malzemenin, her taşın ve her ustanın emeğinin bu sanata değer kattığını söyledi. Ankara Tespihçiler Çarşısı’nda yıllardır süren bu geleneğin, hem ticari hem de kültürel olarak yaşamaya devam ettiğini ifade etti.



