Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklar, son yıllarda SARS, MERS, Ebola, kuş gribi, COVID-19 ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi örneklerle yeniden gündeme geldi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, zoonotik hastalıkların bulaşma yollarından gıda kaynaklı risklere kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu.
Hayvanlardan insanlara, zaman zaman da insanlardan hayvanlara bulaşan zoonotik hastalıklar, dünya genelinde halk sağlığını tehdit eden başlıca riskler arasında yer alıyor. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, zoonotik hastalıkların yalnızca sağlık sistemlerini değil, gıda güvenliğini ve toplum sağlığını da doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, insanlarda görülen hastalıkların önemli bölümünün hayvan kaynaklı olduğuna dikkat çekti. Eroğlu, zoonotik hastalıklarla mücadelede “tek sağlık” yaklaşımının esas alınması gerektiğini söyledi.

ZOONOTİK HASTALIKLAR NEDİR?
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, zoonotik hastalıkların hayvanlardan insanlara, bazı durumlarda da insanlardan hayvanlara bulaşabilen hastalıklar olduğunu belirtti. Eroğlu, “Zoonotik hastalıklar, bütün zamanlarda insan sağlığını tehdit eden hastalıklar. Hayvanlardan insanlara, zaman zaman da insanlardan hayvanlara bulaşan hastalıklar” dedi.
Dünyanın 2000’li yıllarla birlikte salgınların daha görünür hale geldiği bir döneme girdiğini ifade eden Eroğlu, SARS, MERS, Ebola, kuş gribi, COVID-19 ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıkların insan sağlığı üzerindeki etkilerine işaret etti. Eroğlu, “Aslında dünya 2000’li yıllara sanki bir salgınlar dönemi yaşayarak girdi. Malumunuz olduğu üzere SARS, MERS, Ebola, kuş gribi, daha sonra COVID, hala ülkemizde zaman zaman görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi insan sağlığını önemli ölçüde tehdit eden ve hayatına mal olan hastalıklar” ifadelerini kullandı.
ZOONOTİK HASTALIKLARIN BULAŞMA YOLLARI NELERDİR?
Zoonotik hastalıkların doğrudan hayvan temasıyla, hayvansal gıdalar yoluyla ya da farklı biyolojik etkenlerle bulaşabildiğini belirten Eroğlu, bu hastalıkların bakteriyel, viral, paraziter ve mantar enfeksiyonları şeklinde görülebildiğini söyledi. Eroğlu, “Daha doğrusu hastalıkları şöyle sınıflandırabiliriz; bakteriyel, viral, paraziter ve mantar enfeksiyonlarla bağlı insan sağlığını tehdit eden zoonoz hastalığı” dedi.
Eroğlu, korunma tedbirlerinin zoonotik hastalıklarla mücadelede önemli yer tuttuğunu vurgulayarak veteriner hekimlerin bu alandaki sorumluluğuna dikkat çekti. Eroğlu, “Zoonotik hastalıklarla mücadelede korunma tedbirleri önemli. Burada da veteriner hekimlerin bu hastalıklara karşı önlemleri, biyogüvenlik önlemleri, halkın aydınlatılması, bunlar veteriner hekimlerin çalışma alanı içerisinde” diye konuştu.
"İNSANLARDA RASTLANAN HASTALIKLARIN YÜZDE 60'INDAN FAZLASI ZOONOTİK KAYNAKLI"
İnsanlarda görülen hastalıkların önemli bir kısmının zoonotik kaynaklı olduğunu belirten Eroğlu, bu durumun hayvan ve insan sağlığı arasındaki ilişkiyi açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti. Eroğlu, “İnsanlarda rastlanan hastalıkların yüzde 60’ından fazlası zoonotik kaynaklı, yani hayvanlardan insanlara bulaşıyor” dedi.
Eroğlu, zoonotik hastalıkların sadece belirli dönemlerde ortaya çıkan salgınlardan ibaret olmadığını, halk sağlığının sürekli izlenmesi gereken bir alanı oluşturduğunu belirtti.

GIDA KAYNAKLI RİSKLER
Gıdaya bağlı hastalıkların önemli bölümünün hayvansal gıdalardan kaynaklandığını kaydeden Eroğlu, gıda güvenliğinin zoonotik hastalıklarla mücadelede temel başlıklardan biri olduğunu söyledi. Eroğlu, “Gıdaya bağlı hastalıkların yüzde 90’ından fazlası yine hayvansal gıdalardan insanlara bulaşıyor” ifadelerini kullandı.
Hayvansal gıdalarda hijyen, denetim, üretim ve tüketim süreçlerinin halk sağlığı açısından önem taşıdığını belirten Eroğlu, zoonotik hastalıkların önlenmesinde veteriner hekimlik hizmetlerinin etkili rol üstlendiğini dile getirdi.
"TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI BENİMSENMELİ"
Zoonotik hastalıklarla mücadelenin yalnızca insan sağlığı boyutuyla ele alınamayacağını ifade eden Eroğlu, hayvan, çevre ve insan sağlığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Eroğlu, “Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği, ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın ilgili biriminde sayfasında şöyle bir cümle vardır; zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol tek sağlık yaklaşımıdır. Bugün dolayısıyla biz Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak tek sağlık yaklaşımı ve tek sağlığın icra edilmesine dikkat çekiyoruz” dedi.
Tek sağlık yaklaşımının disiplinler arası bir çalışma modeli olduğunu belirten Eroğlu, veteriner hekimler, beşeri hekimler, gıda hijyenistleri ve çevre uzmanlarının ortak çalışmasının önemine işaret etti.
ÜLKEMİZ İÇİN YAPILMASI GEREKEN
Eroğlu, zoonotik hastalıklarla mücadelede erken uyarı, erken teşhis ve erken reaksiyon sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda Türkiye’de hastalık kontrol ve önleme merkezi benzeri bir yapıya ihtiyaç olduğunu söyleyen Eroğlu, “Ülkemizde de bir hastalık kontrol önleme merkezinin, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı bir merkezin erken uyarı, erken teşhis, erken reaksiyon sistemlerini geliştiren bir yapının oluşturulması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Eroğlu, sağlıklı yaşamın sürdürülebilmesi ve gelecekte yeni salgın riskleriyle karşılaşmamak için bugünden önlem alınmasının gerekli olduğunu da ekledi.




