Okyanusların kilometrelerce altında, insan gözünden tamamen uzak bir bölgede yaşanan jeolojik hareketlilik, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Fransız araştırmacıların öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışma kapsamında, Güney Hint Okyanusu'nun yaklaşık 2 kilometre derinliğinde Dünya kabuğunun yarıldığı ve bu yarıktan yükselen lavların yeni bir okyanus tabanı oluşturduğu anbean kayıt altına alındı. Araştırmacılar, bu gözlemin okyanus ortası sırtlarında şimdiye kadar gerçekleştirilen en kapsamlı yerinde (in-situ) ölçümlerden biri olduğunu belirtiyor.

39 YILLIK HAREKET 16 GÜNDE GERÇEKLEŞTİ

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise tektonik hareketin hızı oldu. Bölgede Afrika ve Avustralya levhaları normal şartlarda yılda yaklaşık 6,5 santimetre birbirinden uzaklaşıyor. Ancak 2024 yılının Nisan ayında meydana gelen olay sırasında, normalde yaklaşık 39 yılda gerçekleşmesi beklenen hareket yalnızca 16 gün içinde tamamlandı. Bilim insanlarına göre bu durum, levha sınırlarında enerjinin onlarca yıl boyunca sessizce biriktiğini ve uygun koşullar oluştuğunda çok kısa sürede boşalabildiğini gösteriyor.

160 MİLYON METREKÜP LAV YERYÜZÜNE ÇIKTI

Yaklaşık 16 gün süren jeolojik süreç boyunca deniz tabanından 145 ila 160 milyon metreküp lav dışarı çıktı. Bu miktar, devasa bir volkanik patlamaya eşdeğer kabul edilirken, bölgede bazı noktalarda 90 metreyi bulan lav tabakaları oluştu. Ayrıca yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda yeni bir lav alanı meydana geldi.

DENİZ TABANI ÇÖKTÜ

Patlama yalnızca lav akışıyla sınırlı kalmadı. Araştırmacılar, olay sırasında deniz tabanındaki vadinin 4 metreden fazla çöktüğünü ve 1 metreden fazla genişlediğini belirledi. Bu değişim, Dünya'nın yeni okyanus kabuğunu nasıl oluşturduğunu gösteren en net örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

DEPREM OLDU AMA ENERJİNİN BÜYÜK KISMI SESSİZCE BOŞALDI

Araştırmaya göre süreç, 26 Nisan 2024'te meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremle başladı. Ancak bilim insanlarını şaşırtan asıl ayrıntı, hareketin büyük bölümünün deprem üretmeden gerçekleşmesi oldu. Yapılan modellemeler, toplam fay hareketinin yalnızca yüzde 24'ünün sismik, yani deprem şeklinde gerçekleştiğini ortaya koydu. Kalan yüzde 76'lık bölüm ise herhangi bir hissedilir sarsıntı oluşturmadan, "asismik kayma" adı verilen süreçle gerçekleşti.

Motorine indirim geldi! İşte güncel fiyatlar...
Motorine indirim geldi! İşte güncel fiyatlar...
İçeriği Görüntüle

İLK 16 SAAT KRİTİK ROL OYNADI

Araştırma verilerine göre, deniz tabanındaki toplam çökmenin yüzde 83'ü olayın ilk 16 saatinde meydana geldi. Uzmanlar, bu bulgunun okyanus tabanındaki tektonik süreçlerin sanılandan çok daha hızlı ilerleyebileceğini gösterdiğini ifade ediyor.

DÜNYA'NIN NASIL ŞEKİLLENDİĞİNE IŞIK TUTUYOR

Bilim insanlarına göre okyanus ortası sırtları, Dünya üzerinde yeni kabuğun oluştuğu en önemli bölgeler arasında yer alıyor. Magma, yer kabuğundaki çatlaklardan yükselerek soğuyor ve zamanla yeni okyanus tabanını oluşturuyor. Milyonlarca yıldır devam eden bu süreç, kıtaların birbirinden uzaklaşmasına ve gezegenin yüzey şekillerinin değişmesine neden oluyor. Son gözlem ise bu mekanizmanın yalnızca teorik modellerle değil, gerçek zamanlı ölçümlerle de doğrulanmasını sağladı.

BİLİM DÜNYASI İÇİN YENİ BİR DÖNEMİN KAPISI ARALANDI

Araştırmacılar, akustik sensörler, deniz tabanı haritalama sistemleri, basınç ölçümleri ve mesafe analizlerini aynı anda kullanarak bu olayı saniye saniye izlemeyi başardı. Elde edilen verilerin yalnızca okyanus tabanı oluşumunu anlamaya değil; gelecekte deniz altındaki depremler, volkanik faaliyetler ve tsunami risklerinin daha doğru analiz edilmesine de önemli katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ