Altın, küresel piyasalarda sert bir geri çekilmeyle karşı karşıya kaldı. Ons altındaki düşüş yurt içinde gram altın fiyatlarına da yansırken, yatırımcıların gündemindeki soru değişti: Altındaki yükseliş hız mı kesiyor, yoksa yaşanan düşüş geçici bir viraj mı?

Türkinform muhabiri Pelin Zengin, altındaki sert düşüşün arkasındaki nedenleri ve önümüzdeki dönemde piyasayı bekleyen gelişmeleri Ekonomist Selçuk Gülten’e sordu.

ALTININ ÜZERİNDEKİ BASKI NEREDEN GELİYOR?

Altın fiyatlarının yönünde ABD ekonomisine ilişkin beklentiler belirleyici oluyor. ABD tahvil faizlerinin yükselmesi, petrol fiyatlarındaki artış ve ABD borsalarındaki güçlenme, yatırımcıların altına olan talebini baskılayabiliyor.

Gülten’in değerlendirmesine göre son düşüş de bu tabloyla bağlantılı. Özellikle Fed’in faiz artırabileceği beklentisi, altın açısından kritik bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor.

Çünkü altın faiz getirisi sağlamayan bir yatırım aracı. Faizlerin yükselmesi halinde yatırımcı açısından faiz getirili varlıklar daha cazip hale gelebiliyor ve bu durum altın üzerinde satış baskısı oluşturabiliyor.

PETROL FİYATI NEDEN ALTINI ETKİLİYOR?

Altındaki hareketin yalnızca faiz beklentileriyle sınırlı olmadığını belirten Gülten, petrol fiyatlarındaki gelişmeye de dikkat çekiyor.

Petrol fiyatlarının yükselmesi, ABD’de enflasyonun yeniden güçlenebileceği beklentisini artırıyor. Bu ihtimal ise Fed’in enflasyonu kontrol altında tutmak amacıyla daha sıkı bir para politikası izlemesine yönelik beklentileri güçlendirebiliyor.

Borsada satış dalgası sürüyor: BIST 100 kritik seviyelere geriledi
Borsada satış dalgası sürüyor: BIST 100 kritik seviyelere geriledi
İçeriği Görüntüle

Böyle bir tabloda yüksek faiz beklentisi altının cazibesini azaltırken, yatırımcıların pozisyonlarını yeniden değerlendirmesine neden olabiliyor.

JEOPOLİTİK RİSKLER ALTINI NEDEN KURTARAMADI?

Altın denildiğinde akla gelen en önemli unsurlardan biri de savaşlar ve jeopolitik riskler. Ancak Gülten’in değerlendirmesine göre küresel piyasalarda artan çatışmalar ve jeopolitik riskler artık altın fiyatlarına önemli ölçüde yansımış durumda.

Bu nedenle yeni bir jeopolitik gelişmenin etkisi, tek başına altını yeniden güçlü bir yükseliş trendine taşımayabilir. Piyasa aynı zamanda faiz, enflasyon, tahvil getirileri ve petrol fiyatlarını birlikte izliyor.

“ALTIN ARTIK YÜKSELMEZ” DEMEK İÇİN ERKEN Mİ?

Sert düşüşün ardından yatırımcıların en çok merak ettiği soru burada ortaya çıkıyor: Altındaki yükseliş sona mı erdi?

Gülten, kısa vadeli fiyat hareketleriyle uzun vadeli yatırım perspektifinin birbirinden ayrılması gerektiğine işaret ediyor. Altının son üç yıldır yatırımcısına kazandırdığını belirten Gülten, kısa vadede dalgalanmaların yaşanabileceğini ancak bunun uzun vadeli görünümle aynı şey olmadığını ifade ediyor.

Bu nedenle kısa vadeli yatırımcı açısından piyasanın yakından takip edilmesi önem kazanırken, uzun vadeli yatırımcılar için günlük veya haftalık fiyat hareketlerinin tek başına belirleyici olmaması gerektiği değerlendirmesi öne çıkıyor.

SON ÇEYREKTE ALTININ ROTASINI NE ÇİZECEK?

Yılın son çeyreğinde altın piyasasının önünde birden fazla kritik başlık bulunuyor. Fed’in faiz kararları, ABD enflasyon verileri, tahvil faizleri, petrol fiyatları ve jeopolitik gelişmeler altının yönü açısından yakından izlenecek.

Ancak Gülten’in dikkat çektiği başlıklardan biri diğerlerinden ayrılıyor: Merkez bankalarının altın alımları.

Merkez bankalarının bu yıl gerçekleştirdiği altın alımlarının dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirten Gülten, bu talebin de piyasanın geleceği açısından önemli olduğunu vurguluyor.

Dolayısıyla altında yaşanan sert düşüş, tek başına “yükseliş bitti” anlamına gelmiyor. Önümüzdeki dönemde Fed’in faiz politikası, ABD’de enflasyonun seyri, petrol fiyatları ve merkez bankalarının altın talebi arasındaki denge, altının yeni yönünü belirleyecek.

Muhabir: Pelin Zengin