Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Orta Doğu'daki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik diplomasi trafiği devam ediyor. Fidan, 16 Eylül'de İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek bölgedeki son gelişmeleri masaya yatırdı.
Dışişleri kaynaklarından aktarılan bilgilere göre görüşmede, son saldırıların ardından oluşan durum ve devam eden müzakereler ele alındı. Görüşmenin ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yapılmazken, temasın bölgede askeri hareketliliğin yeniden arttığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.
FİDAN İLE ARAKÇİ ARASINDA İKİNCİ KRİTİK TEMAS
Bugünkü görüşme, Fidan ile Arakçi arasında son birkaç gün içerisindeki ilk temas değil. İki bakan 13 Eylül'de de telefon görüşmesi gerçekleştirmiş ve bölgesel gelişmeleri ayrıntılı biçimde değerlendirmişti.
Söz konusu görüşmede özellikle Hürmüz Boğazı'yla ilgili yürütülen temaslar, bölgedeki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik müzakereler ve Suudi Arabistan'a karşı gerçekleştirilen saldırılar gündeme gelmişti. Üç gün sonra gerçekleştirilen yeni görüşmede de son saldırılar ve devam eden müzakerelerin ele alınması, Ankara ile Tahran arasındaki diplomatik temasların sürdüğünü gösterdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI MÜZAKERELERİN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN
Türkiye'nin son dönemde yürüttüğü diplomasi trafiğinin önemli başlıklarından birini Hürmüz Boğazı oluşturuyor. Bakan Fidan daha önce yaptığı açıklamalarda, boğazdaki geçiş düzenlemesinin taraflar arasında ortak bir anlayışa bağlanması gerektiğini belirtmiş ve çatışmaların daha geniş bir coğrafyaya yayılma ihtimaline dikkat çekmişti.
Fidan, temmuz ayında yaptığı değerlendirmede Arakçi ile bu konuyu uzun süre görüştüğünü açıklamıştı. Bölgede gemilere yönelik saldırılar ve ardından gerçekleştirilen misillemelerin çatışmanın yayılabileceğine ilişkin işaretler oluşturduğunu belirten Fidan, Hürmüz'deki geçiş rejiminin taraflar arasında üzerinde uzlaşılmış bir zemine oturtulmasının önemini vurgulamıştı.

SUUDİ ARABİSTAN'A SALDIRILAR DA DİPLOMASİ TRAFİĞİNİN GÜNDEMİNDE
Ankara'nın diplomasi trafiği yalnızca İran'la sınırlı kalmıyor. Fidan, 11 Eylül'de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile de telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, görüşmede bölgedeki gelişmeler ve Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırılar ele alınmıştı.
Fidan ile Arakçi arasında 13 Eylül'de gerçekleştirilen görüşmede de Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların gündeme gelmesi, Ankara'nın çatışmanın Körfez'e yayılmasına ilişkin gelişmeleri hem Riyad hem de Tahran'la doğrudan görüştüğünü ortaya koydu.
ANKARA MÜZAKERE KANALLARINI AÇIK TUTUYOR
Türkiye, bölgedeki savaşın sona erdirilmesi amacıyla yürütülen temaslarda farklı taraflarla diplomatik kanalları açık tutmaya çalışıyor. Fidan daha önce İran ile yürütülen müzakerelerde Pakistan üzerinden mesaj trafiğinin devam ettiğini, Türkiye'nin de tarafların pozisyonlarını anlamaya ve uygun mesajları iletmeye yönelik temaslarda bulunduğunu açıklamıştı.
Fidan, müzakere sürecini “zor işleyen” ve çok sayıda anlaşmazlığın bulunduğu bir süreç olarak tanımlarken diplomatik çabaların kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini belirtmişti. Ankara'nın son günlerde İran ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgedeki aktörlerle gerçekleştirdiği görüşmeler de bu diplomasi trafiğinin devam ettiğini gösteriyor.

GÖZLER DEVAM EDEN MÜZAKERELERDE
Fidan ile Arakçi arasındaki son görüşmenin ardından tarafların müzakere sürecinde yeni bir aşamaya geçip geçmediğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. Dışişleri kaynaklarının açıklamasında yalnızca son saldırılar çerçevesindeki güncel gelişmeler ile devam eden müzakerelerin değerlendirildiği belirtildi.
Bununla birlikte üç gün içerisinde Fidan ile Arakçi arasında yeniden doğrudan temas kurulması, bölgedeki askeri gelişmelerle diplomatik görüşmelerin eş zamanlı devam ettiğini ortaya koyuyor. Ankara'nın önümüzdeki süreçte İran, Suudi Arabistan ve müzakerelerde rol üstlenen diğer aktörlerle temaslarını sürdürmesi bekleniyor.




