Türkiye'nin 2025 yılında 185 ülkeye 10 milyar dolardan fazla savunma ürünü ihraç ederek küresel bir tedarikçi haline geldiğini belirten Bakan Güler, ABD'li firmalara Türkiye'deki yatırım fırsatlarını değerlendirme çağrısında bulundu. Ankara Zirvesi ile resmî bir statü kazanan Savunma Sanayii Forumu'nun, iki ülke arasındaki teknolojik entegrasyonu hızlandırarak 100 milyar dolarlık ticaret hacmine giden yolu açması bekleniyor.

ABD İLE HEDEF 100 MİLYAR DOLARLIK TİCARET

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin sadece bir ticaret hedefi değil, aynı zamanda stratejik bir ortaklık vizyonu olduğunu vurguladı. Mevcut ticaret hacminin 35 milyar dolara yaklaşarak istikrarlı bir yükseliş gösterdiğini belirten Güler, bu tempoyu koruyarak 100 milyar dolarlık nihai hedefe ulaşmak için önündeki tüm ticari engellerin kaldırılmasının şart olduğunu söyledi. Bu hedefin gerçekleşmesi, savunma sanayisinden enerjiye kadar geniş bir yelpazedeki ortak girişimlerin, iki ülkenin ekonomik kapasitelerini birleştirmesiyle mümkün olacaktır. Ayrıca, Bakan Güler, bu büyümenin sadece iki ülke arasındaki ticaret dengesini güçlendirmekle kalmayıp, küresel tedarik zincirlerinde de yeni ve stratejik bir eksen oluşturacağını belirtti.

Motorin litre fiyatı ne kadar olacak? Ne zaman başlayacak?
Motorin litre fiyatı ne kadar olacak? Ne zaman başlayacak?
İçeriği Görüntüle

A W741215 03

SAVUNMA SANAYİSİNDE YÜZDE 80 YERLİLİK

Türk savunma sanayisinin son yıllarda gösterdiği büyük ilerlemenin tüm dünyanın dikkatini çektiğini belirten Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki yerlilik oranının yüzde 80'i aştığını ifade etti. 3 bin 500’den fazla şirketi ve 100 binin üzerinde nitelikli personeli bünyesinde barındıran bu devasa ekosistem, artık sadece ulusal ihtiyaçları karşılamakla kalmayıp, müttefikler için güvenilir bir tedarik kaynağı haline gelmiştir. Bu yerlilik başarısı, aynı zamanda Türkiye'nin kendi teknolojisini üretme ve geliştirme konusundaki kararlılığının bir göstergesidir. Söz konusu yetkinlik, uluslararası ortaklıklarda Türkiye’yi sadece bir pazar değil, teknoloji üreten ve transfer eden stratejik bir müttefik olarak konumlandırmaktadır.

ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİNE HAZIRIZ

Bakan Güler, ABD'li firmalarla ortak üretim, Ar-Ge ve teknoloji transferi gibi başlıklarda iş birliğine hazır olduklarını yineleyerek, bu süreçte somut adımlar atılması gerektiğini dile getirdi. Özellikle deniz platformları, insansız araçlar ve yüksek teknoloji içeren savaş gemileri alanında Türkiye'nin, ABD donanmasının ihtiyaçlarına cevap verebilecek kapasiteye ulaştığını belirten Güler, tersanelerin modernizasyon süreçlerine de hazır olduklarını vurguladı. Bu tür ortaklıklar, iki ülkenin savunma kapasitelerini birbirini tamamlayacak şekilde geliştirmelerine olanak tanıyacaktır. Bakan'ın işaret ettiği gibi, Türkiye ve ABD şirketleri arasında kurulacak daha derin ortaklıklar, sadece bugünü değil, geleceğin savunma konseptlerini de belirleyecek niteliktedir.

A W741215 04

ANKARA ZİRVESİ İLE GELEN YENİ SAVUNMA DİPLOMASİSİ

NATO Zirvesi ajandasına ilk kez resmî bir faaliyet olarak dahil edilen Savunma Sanayii Forumu, ittifakın teknolojik entegrasyonunu en üst seviyeye taşımak için bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu forumda imzalanması planlanan stratejik sözleşmeler, Türkiye'nin savunma sanayisindeki küresel tedarikçi kimliğini pekiştirirken, müttefiklerin ortak güvenlik çıkarlarına da doğrudan hizmet edecektir. Ankara'da atılan bu adımlar, Türkiye-ABD ilişkilerinde karşılıklı güvenin yeniden inşa edildiği yeni bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Forumun sunduğu bu platform, müttefiklerin teknolojik kabiliyetlerini ortak bir vizyonda birleştirerek, gelecekteki olası tehditlere karşı daha dirençli bir ittifak yapısının kurulmasına öncülük edecektir.

Kaynak: İHA