Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1071 Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü için Ahlat’ta düzenlenen programlara katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada gündeme ilişkin mesajlar verdi. Erdoğan, özetle şunları söyledi:
"Anadolu'nun giriş kapısında, asırlar boyunca ilmin, sanatın, medeniyetin merkezi olmuş ata şehrimiz Ahlat'ta sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında; Güroymak'tan Adilcevaz'a, Mutki'den Hizan ve Tatvan'a, Bitlis'in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat'tan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat'tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Bizi köklerimizle buluşturan bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfımızı canı gönülden tebrik ediyorum.
GAZİLERİN MEKANI…
Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz yarın tarihimizin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferimizin 953. sene-i devriyesini idrak edeceğiz. Ahlat'tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum: Ahlat şehadete ermişlerin yani şehitlerin; Ahlat saadete, selamete ermişlerin yani saitlerin, selimlerin; Ahlat İ’lâ-yi Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin yani gazilerin mekanıdır.
"MALAZGİRT'E GİDEN YOL AHLAT'TAN AÇILMIŞTIR"
Ahlat, Anadolu'da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabilerin, Sultan Alparslan'ların, bu ordudan fırtına gibi esen Alpler'in, Erenler'in, Gaziler'in diyarıdır. Evet, Ahlat her haliyle şüheda ocağıdır, gaziler otağıdır, milletimizin kimlik vesikasıdır, tarihimizin iftihar sayfasıdır. Şurası muhakkak ki Malazgirt'e giden yol Ahlat'tan açılmıştır. Anadolu'nun düğümü Ahlat'ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat'ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyarı Rum'u Darül İslam haline getiren bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat'ta ortaya çıkmıştır. Unutmayın; Ahlat Kubbetül-İslam'dır. Ahlat, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadımızın Anadolu'ya giriş kapısıdır.
“MİLLİ PARK İLAN ETTİK”
Önce Malazgirt'e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu'ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır. Allah'a hamdolsun dimdik ayaktadır. Kardeşlerim, ataların mirasına sahip çıktığınız için, şu coşkunuz, şu heyecanınız için, dosta güven veren, düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin bu teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararıyla Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası'nı milli park ilan ettik. Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Kıymetli misafirler; bakınız burada hemen yanı başımızdaki Selçuklu Kabristanı'nda 10 bine yakın mezar taşımız var. Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü ataların adeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir.
“SELÇUKLU KARTALI GİBİ…”
Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işlemeler milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler tıpkı çift başlı Selçuklu kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim milli hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu'yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin aziz ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekanı cennet olsun. Malazgirt Zaferi'nden İstanbul'un fethine, Çanakkale'den Milli Mücadele'ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum."





