Kendi balkonunu binanın genel renginden farklı bir renge boyayan kat malikinin, yaptığı değişiklik nedeniyle balkonunu yeniden eski haline getirmesi gerekebiliyor. Üstelik konu mahkemeye taşındığında masraflar da balkonunu değiştiren kişinin karşısına çıkabiliyor.
“BENİM BALKONUM” DEMEK YETMİYOR
Apartmanlarda en sık yaşanan anlaşmazlıkların başında, daire sahiplerinin kendi evlerinde yaptıkları değişikliklerin binanın ortak görünümünü etkileyip etkilemediği geliyor. Balkonunu farklı bir renge boyamak isteyen bir kişi için işlem basit bir tadilat gibi görünse de işin hukuki boyutu farklı olabiliyor. Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında binaların dış duvarları, çatısı, kapıları ve mimari dış görünüşü oluşturan unsurlar ortak alan kapsamında değerlendiriliyor. Balkonun dışarıdan görünen bölümleri de bu kapsamda ele alınıyor. Bu nedenle bir kat malikinin kendi balkonunda yaptığı renk değişikliği, binanın dış görünüşünü etkilediği için diğer kat maliklerinin itirazına konu olabiliyor.
BALKONU FARKLI RENGE BOYAYAN ESKİ HALİNE DÖNDÜREBİLİR
Yargıtay kararlarına konu olan uyuşmazlıklarda temel mesele, balkonun binanın genel mimari görünümünü bozup bozmadığı oluyor. Apartmanın mevcut renk düzeninden farklı bir uygulama yapılması halinde diğer kat maliklerinin hukuki yollara başvurmasının önü açılabiliyor. Böyle bir durumda mahkeme, dış cephe bütünlüğünü bozan değişikliğin kaldırılmasına ve balkonun binanın önceki görünümüne döndürülmesine karar verebiliyor. Yani kişi yalnızca istediği renkte boyadığı balkonunu yeniden boyamak zorunda kalmakla kalmayabiliyor; dava nedeniyle oluşan yargılama giderleri de kendisine yüklenebiliyor.
ASIL DİKKAT ÇEKEN NOKTA: 4’TE 5 KURALI
Peki apartmanda herkesin onayı olmadan balkonun rengini değiştirmek mümkün mü? Dış cephe veya balkon renginde değişiklik yapmak isteyen kat maliklerinin, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre hareket etmesi gerekiyor. Kaynaklarda aktarılan uygulamaya göre, binanın genel görünümünü değiştirecek bir işlem için kat maliklerinin en az beşte dördünün yazılı onayı gerekiyor. Bu onayın yalnızca sözlü şekilde alınması da yeterli görülmüyor. Kararın Kat Malikleri Kurulu toplantısında kayıt altına alınması ve apartmanın yönetim planının da kontrol edilmesi gerekiyor. Yönetim planında dış cephe renk değişikliğini yasaklayan özel bir hüküm bulunup bulunmadığı da ayrıca önem taşıyor.
HER BOYAMA İÇİN İZİN GEREKMİYOR
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor. Yargıtay kararında gündeme gelen durum, binanın genel görünümünü değiştiren renk farklılığıyla ilgili. Balkon zaman içerisinde yıpranmış, boyası dökülmüş veya kirlenmişse mevcut rengin yenilenmesi aynı kapsamda değerlendirilmiyor. Binanın orijinal renk koduna uygun şekilde yapılan rutin bakım ve boyama işlemleri, ana taşınmazın korunmasına yönelik bakım ve onarım kapsamında değerlendirilebiliyor.
APARTMANDAKİ KÜÇÜK BİR DEĞİŞİKLİK BÜYÜK BİR ANLAŞMAZLIĞA DÖNEBİLİR
Apartman yaşamında dışarıdan bakıldığında önemsiz görünen pek çok değişiklik, bina sakinleri arasında ciddi anlaşmazlıklara neden olabiliyor. Balkonun rengini değiştirmek de bu konulardan biri. Yargıtay’ın değerlendirmesi, kat maliklerinin kendi daireleri üzerinde her türlü değişikliği hiçbir sınırlama olmadan yapamayacağını bir kez daha gündeme getiriyor. Özellikle dışarıdan görünen ve binanın ortak mimari görünümünü etkileyen alanlarda yapılacak değişikliklerde apartmanın yönetim planı ve kat maliklerinin kararları önem taşıyor.
Kısacası, “Balkon benim, rengini de ben seçerim” diyerek boya işlemine girişmeden önce bir kez daha düşünmek gerekiyor. Binanın genel görünümünü değiştiren bir uygulama, komşularla yaşanacak bir anlaşmazlığın yanı sıra mahkeme sürecini ve masrafları da beraberinde getirebiliyor.




