Elektrik faturalarını düşürmenin alternatif yolları aranırken, çatıya güneş paneli kuramayan apartman sakinleri için balkon tipi sistemler öne çıkıyor. Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye özel açıklamalarda bulunan Elektrik-Elektronik Uzmanı Reşit Akman, uygun koşullarda balkon tipi güneş panelleriyle evin elektrik ihtiyacının bir bölümünün karşılanabileceğini söyledi. Akman, sistemin tasarruf sağlayabileceğini ancak tüm tüketimi karşılamasının beklenmemesi gerektiğini vurguladı.
ÇATINIZ OLMADAN DA ELEKTRİK ÜRETEBİLİRSİNİZ
Reşit Akman’a göre bir evin güneş enerjisinden yararlanabilmesi için mutlaka çatısında büyük bir panel sistemi bulunması gerekmiyor.
Balkonun yeterli süre güneş alması, yönünün uygun olması ve panel yerleştirilebilecek güvenli bir alan bulunması durumunda küçük ölçekli güneş panelleriyle elektrik üretmek mümkün.
Bu sistemler genellikle güneş paneli ve mikro inverter yardımıyla çalışıyor. Paneller güneş ışığını elektrik enerjisine dönüştürürken mikro inverter, üretilen doğru akımı evde kullanılan alternatif akıma çeviriyor.
“Balkonun güneş alma süresi, yönü ve panel yerleştirilebilecek alanı uygunsa, çatıya erişimi olmayan apartman dairelerinde de elektrik üretmek mümkün.”
BUZDOLABI VE MODEMİN ELEKTRİĞİNİN BİR KISMI GÜNEŞTEN GELEBİLİR
Balkon tipi sistemlerin ürettiği enerji, sistemin kapasitesine bağlı olarak evdeki bazı cihazların gündüz tüketiminin bir bölümünü karşılayabiliyor.
Akman, özellikle gün boyunca çalışan buzdolabı, modem ve benzeri düşük güç tüketen cihazların elektrik ihtiyacının bir kısmının güneş enerjisinden karşılanabileceğini belirtti.
Ancak üretim miktarı her evde aynı değil.
Panel gücü, balkonun gün içinde kaç saat güneş aldığı, çevredeki bina veya ağaçların oluşturduğu gölge ve mevsim koşulları üretimi doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle komşunuzun balkonunda verimli çalışan bir sistemin sizin balkonunuzda aynı sonucu vermesi garanti değil.
“FATURAYI SIFIRLAR” DİYE DÜŞÜNMEYİN
Balkon tipi güneş panelleriyle ilgili en büyük yanılgılardan biri, küçük bir sistemin evin bütün elektrik ihtiyacını karşılayabileceği düşüncesi. Akman, bu sistemlerin bağımsız ve tam kapsamlı bir enerji kaynağı olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Elektrikli ısıtıcı, fırın veya klima gibi yüksek güç tüketen cihazların ihtiyacının küçük ölçekli balkon sistemleriyle tamamen karşılanması çoğu durumda mümkün değil.
Üstelik bataryası bulunmayan sistemlerde güneş battığında enerji üretimi de sona eriyor.
Akşam saatlerinde gündüz üretilen enerjiden yararlanmak isteyenlerin ise enerji depolama özelliğine sahip sistemleri ayrıca değerlendirmesi gerekiyor.

BALKONA PANELİ TAKIP ÇALIŞTIRMAK HER ZAMAN BU KADAR BASİT DEĞİL
Sistemin küçük olması, kurulumun hiçbir kontrol gerektirmediği anlamına gelmiyor.
Akman’a göre kuruluma geçmeden önce balkonun güneş alma durumu kadar binanın yapısal güvenliği, panelin montaj biçimi ve mevcut elektrik tesisatının uygunluğu da değerlendirilmeli.
Türkiye’de şebekeye bağlı bir sistem kurulacaksa ilgili mevzuat ve dağıtım şirketinin bağlantı şartlarının da kontrol edilmesi gerekiyor.
Özellikle dış cepheye montaj yapılması veya ortak alanlara müdahale edilmesi söz konusuysa gerekli izinlerin araştırılması önem taşıyor. Yanlış veya kontrolsüz montaj, tasarruf sağlamaya çalışırken güvenlik sorunlarına yol açabilir.
SATIN ALMADAN ÖNCE ŞU HESABI YAPIN
Balkon tipi güneş enerjisi sistemlerinde asıl mesele yalnızca elektrik üretmek değil, yatırımın ekonomik olarak mantıklı olup olmadığını belirlemek.
Akman, satın alma kararı verilmeden önce sistemin yıllık tahmini üretimi ile kurulum maliyetinin karşılaştırılması gerektiğini söyledi. Balkonun yönü kötü, gölgelenme fazla veya güneşlenme süresi kısa ise beklenen tasarruf oldukça sınırlı kalabilir.
Bu nedenle “Paneli takarım, fatura hemen düşer” düşüncesi yerine sistemin ne kadar elektrik üreteceğinin önceden gerçekçi biçimde hesaplanması gerekiyor.
Doğru koşullarda balkon tipi güneş enerjisi sistemleri, özellikle çatıya erişimi olmayan apartman sakinleri için elektrik giderlerini azaltmaya yardımcı olabilecek alternatiflerden biri olabilir.
Ancak Reşit Akman’ın da vurguladığı gibi, her balkon aynı verimi sağlamıyor. Teknik uygunluk ile yatırım maliyeti birlikte değerlendirilmeden yapılan bir satın alma, beklenen tasarrufu sağlamayabilir.




