Çocuk ve ergenlerin dahil olduğu şiddet olayları yalnızca olayın yaşandığı kişileri değil, aileleri, okulları ve toplumun tamamını etkiliyor. Özellikle okul çevresinde yaşanan şiddet olaylarının ardından anne babalarda çocuklarının arkadaş çevresi, okul yaşamı, öğretmenleriyle ilişkileri ve karşılaştıkları sorunlara ilişkin kaygılar artabiliyor.

Ancak bu kaygıyla birlikte çocuk üzerinde daha fazla baskı kurulmasının her zaman koruyucu olmadığını belirten Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Çocuk ve Ergen Klinik Psikoloğu Eliz Avcı, TÜRKİNFORM’a konuştu. Avcı, çocukları ve ergenleri şiddet davranışlarından korumada sağlıklı ebeveyn takibinin önemine dikkat çekerek, baskıcı kontrol ile sağlıklı denetim arasındaki farkın gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

Akran Zorbaliği (5)

BASKI VE KORKU SAĞLIKLI SINIRLARIN YERİNİ TUTMUYOR

Anne babaların özellikle şiddet olaylarının ardından duydukları kaygıyla çocukları üzerinde daha fazla kontrol kurmaya yönelebileceğini belirten Avcı, burada kontrolün niteliğinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Güce, katı cezalandırmaya ve “Ben öyle söylediğim için” anlayışına dayanan baskıcı kontrolün, çocuğun kuralların neden gerekli olduğunu anlamasını sağlamadığını belirten Avcı, böyle bir durumda çocuğun davranışlarını yalnızca yakalanma veya cezalandırılma korkusuyla sınırlandırabileceğine dikkat çekti.

Avcı, korku dışında baş etme becerileri yeterince gelişmeyen çocukların yaşadıkları sorunları aileleriyle paylaşmak yerine gizlemeyi tercih edebileceğini belirtti. Bunun yalnızca şiddet uygulama riski açısından değil, şiddete veya zorbalığa maruz kalan çocukların fark edilmesi açısından da önemli olduğunu ifade etti.

SAĞLIKLI DENETİM ÇOCUĞUN SORUMLULUK GELİŞTİRMESİNİ DESTEKLİYOR

Çocukların özellikle ergenlik döneminde daha yetkin, tutarlı ve demokratik bir denetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirten Eliz Avcı, burada amacın yalnızca çocuğun ne yaptığını kontrol etmek olmadığını söyledi.

Avcı’ya göre sağlıklı denetimde kuralların neden konulduğunun çocuğa açıklanması, “Bunu yapma” demek yerine davranışların olası sonuçlarının konuşulması önem taşıyor.

Bu yaklaşımın çocuğun kendi kararlarının sorumluluğunu geliştirmesine yardımcı olabileceğini belirten Avcı, temel hedefin çocuğun “Neden bunu yapmalıyım ya da yapmamalıyım?” sorusuna cevap verebilmesini sağlamak olduğunu ifade etti.

Akran Zorbaligi-1

ÇOCUĞUNUZDAKİ BU DEĞİŞİKLİKLERİ GÖZ ARDI ETMEYİN

Eliz Avcı, ailelerin çocuklarında ortaya çıkan ani, belirgin ve süreklilik gösteren davranış değişikliklerini göz ardı etmemesi gerektiğini belirtti.

Özellikle şu değişikliklerin takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti:

YKS'de dikkat çeken tablo! 30 bin aday kayıt yaptırmadı
YKS'de dikkat çeken tablo! 30 bin aday kayıt yaptırmadı
İçeriği Görüntüle
  • Sosyal çevreden uzaklaşma: Çocuğun arkadaşlarından, ailesinden veya daha önce keyif aldığı etkinliklerden belirgin biçimde uzaklaşması.
  • Okul yaşamında ani değişiklik: Devamsızlığın artması, akademik başarının açıklanamayan şekilde düşmesi veya okula yönelik belirgin isteksizlik.
  • Yoğun öfke veya duygusal hissizlik: Sık ve yoğun öfke patlamalarının yanı sıra olaylara karşı belirgin biçimde duygusuzlaşma.
  • Şiddet ve silah içeriklerine yoğun ilgi: Şiddet unsuru içeren içeriklere, kesici-delici aletlere veya silahlara dikkat çekici düzeyde ilgi gösterme.
  • Akran ilişkilerinde ciddi sorunlar: Çocuğun zorbalığa maruz kalması ya da başkalarına yönelik sistematik dışlayıcı, tehditkâr veya zorbalık içeren davranışlar sergilemesi.

TEK BİR DAVRANIŞ ŞİDDET EĞİLİMİ ANLAMINA GELMİYOR

Çocuklarda görülen her davranış değişikliğinin otomatik olarak şiddet eğilimi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Avcı, ergenlik döneminde öfke, arkadaş ilişkilerinde sorunlar, akademik dalgalanmalar veya zaman zaman yalnız kalma isteğinin görülebileceğini belirtti.

Asıl dikkat edilmesi gerekenin değişikliklerin niteliği, yoğunluğu, sürekliliği ve çocuğun genel işlevselliğiyle birlikte değerlendirilmesi olduğunu ifade eden Avcı, ailelerin çocuklarını etiketlemek yerine davranışların altında yatan nedenleri anlamaya çalışması gerektiğini söyledi.

Bu nedenle tek bir davranış üzerinden çocuğa “şiddet eğilimli” veya “tehlikeli” gibi etiketler yapıştırılmasının doğru bir yaklaşım olmadığı; davranış değişikliklerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı.

Eskisehirde Tepki Ceken Olay Akran Zorbaligi Kamerada

AKRAN ZORBALIĞI HEM MAĞDUR HEM DE UYGULAYICI AÇISINDAN ELE ALINMALI

Akran ilişkilerindeki sorunların da dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Avcı, çocuğun düzenli biçimde zorbalığa maruz kalmasının yanı sıra başkalarına yönelik tehditkâr veya zorbalık içeren davranışlarının da önemsenmesi gerektiğini ifade etti.

Zorbalığa veya şiddete uğrayan bir çocuğun ailesinden korkması ya da yargılanacağını düşünmesi halinde yaşadıklarını anlatmak yerine içine kapanabileceğini belirten Avcı, bu nedenle aile-çocuk arasındaki güven ilişkisinin koruyucu açıdan önemli olduğunu söyledi.

OKUL VE AİLE İŞ BİRLİĞİ ERKEN FARK ETMEDE ÖNEMLİ

Çocuğun yaşamının önemli bir bölümünün geçtiği okulun, davranış değişikliklerinin erken fark edilmesinde önemli bir alan olduğunu belirten Avcı, öğretmenler ve okul psikolojik danışmanlarının çocukların okul yaşamındaki durumunu gözlemleyebilecek önemli kişiler arasında bulunduğuna dikkat çekti.

Ailelerin çocuklarında bir değişiklik fark ettiğinde okuldan bilgi alması, öğretmenler ve okul psikolojik danışmanlarıyla iletişim kurması gerektiğini belirten Avcı, okulda fark edilen davranış değişikliklerinin de aileyle paylaşılmasının çocuğun farklı yaşam alanlarındaki durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesine yardımcı olabileceğini ifade etti.

Akran Zorbaliği (3)

ÇOCUĞUNUZUN SİZE HER ŞEYİ ANLATABİLECEĞİ BİR ALAN OLUŞTURUN

Çocuğun şiddet, zorbalık, tehdit veya başka bir riskli durumla karşılaştığında ilk başvuracağı kişilerden birinin ailesi olmasının önemli bir koruyucu faktör olduğunu belirten Avcı, bunun için ailelerin çocuklarıyla kurduğu iletişime dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Bu noktada yalnızca “Nerede olduğunu biliyor muyum?” sorusunun değil, “Başına bir şey geldiğinde bana anlatabileceğini düşünüyor mu?” sorusunun da önemli olduğunu ifade eden Avcı, çocuğun yaşadığı bir problemi anlattığında cezalandırılacağını, suçlanacağını veya yargılanacağını düşünmesinin sorunlarını gizlemesine neden olabileceğini belirtti.

Bu nedenle ebeveynlerin bir yandan sınır koyarken diğer yandan çocuklarının kendilerine ulaşabileceği güvenli bir iletişim alanı oluşturması gerektiğini vurguladı.

ANNE BABALAR ÇOCUKLARINI KORUMAK İÇİN NE YAPMALI?

Eliz Avcı, ailelerin çocuklarını şiddet ve riskli davranışlardan korumak için dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:

  • Çocuğun davranışlarını yalnızca cezalandırmak yerine nedenlerini anlamaya çalışın.
  • Kuralları açıklayın ve çocuğun davranışlarının sonuçlarını öngörebilmesini sağlayın.
  • Ani ve belirgin davranış değişikliklerini göz ardı etmeyin.
  • Arkadaş çevresi ve okul yaşamıyla ilgili düzenli ve yargılamayan bir iletişim kurun.
  • Akran zorbalığının hem mağduru hem de uygulayıcısı olma ihtimalini ciddiye alın.
  • Sosyal çevreden çekilme, yoğun öfke, duygusal hissizlik veya okul yaşamında belirgin bozulma gibi değişiklikleri takip edin.
  • Şiddet, silah veya kesici-delici aletlere yönelik yoğun ilgiyi diğer davranış değişiklikleriyle birlikte değerlendirin.
  • Gerektiğinde öğretmenler ve okul psikolojik danışmanlarıyla iş birliği yapın.
  • Sorunların büyümesini beklemeden gerektiğinde bir ruh sağlığı uzmanından destek alın.

Muhabir: ESRA KOÇAK MAYDA