Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, bebeklerde ve yetişkinlerde görülebilen brakial pleksus yaralanmalarına dikkat çekti. Kolda güçsüzlük, his kaybı ve hareket kısıtlılığının sinir hasarının belirtisi olabileceğini belirten Bostanoğlu, erken tanının ve doğru fizyoterapi uygulamalarının iyileşme sürecindeki önemini anlattı.
KOLDAKİ HAREKET KAYBININ NEDENİ BU OLABİLİR!
Boyun bölgesinden çıkarak omuz, kol ve ellere uzanan brakial pleksus, üst ekstremitenin hareket ve duyu işlevlerini sağlayan önemli bir sinir ağı olarak görev yapıyor.
Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, bu yapının kol kaslarının çalışmasından parmakların ince hareketlerine kadar birçok işlevde rol oynadığını belirtti.
Brakial pleksus sinirlerinin zedelenmesi, omuzdan parmak uçlarına kadar uzanan bölgede güçsüzlük, his kaybı veya hareket kısıtlılığına neden olabiliyor.
Yaralanmanın şiddetine göre bazı kişilerde yalnızca hafif uyuşma ve karıncalanma görülürken, daha ağır vakalarda kolun belirli bölümlerini hareket ettirememe durumu ortaya çıkabiliyor.
Bostanoğlu, özellikle boyundan kola yayılan elektrik çarpmasına benzer ağrıların, belirgin kas güçsüzlüğünün ve zamanla gelişen kas incelmesinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

BEBEĞİNİZ BİR KOLUNU KALDIRMIYORSA DİKKAT!
Brakial pleksus yaralanmaları yalnızca yetişkinleri değil, yeni doğan bebekleri de etkileyebiliyor. Doğum sırasında meydana gelen bu yaralanmalar, obstetrik brakial pleksus yaralanması veya doğum felci olarak adlandırılıyor.
Sena Bostanoğlu, özellikle doğum sırasında bebeğin omzunun takılması veya boyun bölgesindeki sinirlerin aşırı gerilmesi sonucunda yaralanma oluşabileceğini belirtti.
Ebeveynlerin fark edebileceği en önemli belirtilerden biri ise bebeğin iki kolunun hareketleri arasındaki belirgin farklılık.
Bebeğin bir kolunu diğerine göre daha hareketsiz tutması, ağladığında veya irkildiğinde yalnızca bir kolunu kaldırması ve etkilenen kolun gevşek şekilde vücudunun yanında durması, değerlendirilmesi gereken işaretler arasında bulunuyor.
Bostanoğlu, bu tür belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgularken, erken dönemde yapılacak uzman değerlendirmesinin tedavi planlaması açısından önemli olduğunu ifade etti.
TRAFİK KAZALARI VE SERT DÜŞMELER SİNİRLERİ ZEDELEYEBİLİYOR
Yetişkinlerde brakial pleksus yaralanmaları genellikle trafik kazaları, motosiklet kazaları, yüksekten düşmeler ve spor sırasında meydana gelen şiddetli travmaların ardından görülebiliyor.
Fizyoterapist Bostanoğlu, özellikle başın ve omzun birbirinden ters yönlere kuvvetli şekilde çekilmesinin sinir ağında ciddi gerilmeye yol açabileceğini belirtti.
Omuz üzerine sert düşmeler, kolun aniden ve şiddetli biçimde çekilmesi veya belirli durumlarda sinirler üzerinde uzun süreli baskı oluşması da yaralanmaya neden olabiliyor.
Kolda ani başlayan güç kaybı, yoğun uyuşma, hissizlik veya kolu kaldıramama gibi belirtilerin yalnızca basit bir kas zorlanması olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Bu tür şikâyetlerin özellikle bir travmanın ardından ortaya çıkması durumunda tıbbi değerlendirme önem taşıyor.

FİZYOTERAPİDE ZAMAN NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Brakial pleksus yaralanmalarında iyileşme süreci, sinir hasarının yeri ve şiddetine göre farklılık gösterebiliyor.
Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, rehabilitasyona zamanında başlanmasının kasların ve eklemlerin işlevlerinin korunması açısından önemli olduğunu vurguladı.
“Sinir dokusunun iyileşme ve kendini yenileme süreci zamanla yarışır.”
Bostanoğlu, bebeklerde erken dönemde pediatrik fizyoterapi değerlendirmesi yapılmasının, hareket gelişiminin desteklenmesi ve olası eklem kısıtlılıklarının önlenmesi açısından önem taşıdığını belirtti.
Yetişkinlerde ise cerrahi müdahale gerekip gerekmediğinden bağımsız olarak, uygun hastalarda planlanan fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları tedavi sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Ancak her sinir yaralanmasında tam iyileşme sağlanamayabiliyor. İyileşme olasılığı; hasarın derecesine, sinirlerin durumuna, uygulanan tedaviye ve kişinin rehabilitasyon sürecine verdiği yanıta bağlı olarak değişiyor.
Bu nedenle tedavi sürecinin hekim ve fizyoterapistlerin yer aldığı uzman bir ekip tarafından planlanması gerekiyor.
HAREKET ETMEYEN KOL YENİDEN İŞLEV KAZANABİLİR Mİ?
Brakial pleksus yaralanmalarında fizyoterapinin temel amaçları arasında eklem hareket açıklığını korumak, kaslarda gelişebilecek zayıflamayı azaltmak ve kişinin günlük yaşam aktivitelerine katılımını desteklemek bulunuyor.
Sena Bostanoğlu, rehabilitasyon sürecinde yaralanmanın niteliğine göre farklı yöntemlerden yararlanılabildiğini belirtti.
Duyusal uyarım uygulamaları, etkilenen kolun farklı dokular ve kontrollü uyaranlarla çalıştırılmasını kapsarken, eklem hareket egzersizleri hareket kısıtlılıklarının önlenmesine yardımcı olabiliyor.
Bazı hastalarda uygun görülen elektrik stimülasyonu uygulamaları da rehabilitasyon programına dâhil edilebiliyor.
Bebeklerde oyunlarla desteklenen hareket çalışmaları, oyuncağa uzanma ve iki eli birlikte kullanma aktiviteleri öne çıkarken; yetişkinlerde günlük yaşam becerilerinin yeniden kazanılmasına yönelik egzersizler uygulanabiliyor.
Bostanoğlu, ailelerin de bu süreçte önemli sorumluluklar üstlendiğini belirterek etkilenen kolun korunması, giyinme sırasında desteklenmesi ve önerilen egzersizlerin düzenli uygulanması gerektiğine dikkat çekti.
Sinir iyileşmesinin uzun zaman alabileceğini hatırlatan Bostanoğlu, rehabilitasyonun sabır ve düzenlilik gerektirdiğini ifade etti.
Bununla birlikte özellikle bebeklerde sağlıklı kolun hareketini kısıtlamaya yönelik özel terapi yöntemlerinin yalnızca uzman değerlendirmesi ve gözetimiyle uygulanması gerekiyor.
Brakial pleksus yaralanmalarında erken tanı, doğru tedavi planlaması ve düzenli rehabilitasyon, kolun işlevlerinin korunmasına ve mümkün olan en iyi hareket kapasitesinin kazanılmasına katkı sağlayabiliyor.





