İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından cezalandırılmaları istendi. İddianame, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
DEAŞ BAĞLANTISI VE DİJİTAL DELİLLER
Soruşturma kapsamında incelenen dijital materyallerde, şüphelilerin terör örgütü DEAŞ ile bağlantısını kanıtlayan çok sayıda video, bayrak, flama ve silahlı görseller ele geçirildi. İddianamede, şüphelilerin örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettikleri, örgütle bağlantılı kişilerle yoğun para trafiği yürüttükleri ve birçok eyleme dahil oldukları vurgulandı.

KEŞİF SÜRECİ VE SALDIRI PLANI
İddianamede, şüpheliler Onur Çelik ve Ahmet İmrak'ın saldırıdan günler önce bölgede keşif yaptığı detaylarıyla yer aldı. Gebze'de bir iş yerinden çok sayıda şarjör ve kama temin ettikleri belirlenen saldırganların, 7 Nisan günü saat 12.30 sıralarında uzun namlulu silahlarla İsrail Konsolosluğu çevresindeki polis noktasına ateş açtıkları belirtildi. Olay anında polis ekiplerinin anında karşılık vermesiyle saldırganlardan biri etkisiz hale getirilirken, iki şüpheli ise yaralı olarak ele geçirildi.
POLİS MEMURLARINA YÖNELİK SALDIRI
Hazırlanan iddianamede, saldırının hedefinin çevrede görevli polis memurları olduğu ifade edildi. Uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen eylem sonucunda 3 polis memurunun yaralandığı hatırlatılırken, sanıkların eylemleri "Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçu kapsamında değerlendirildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianame, saldırının planlı bir terör eylemi olduğunu tüm delilleriyle ortaya koyuyor.




