Beyin, vücut ağırlığının yalnızca yüzde ikisini oluşturmasına rağmen, alınan oksijenin yaklaşık yüzde 20’sini ve besinlerin yüzde 25’ini tüketiyor.
Bilinçaltı Eğitmeni Mümine Helin Arısan, doğru nefes tekniklerinin beyin kimyasını olumlu yönde değiştirdiğini belirterek, “Düzenli ve farkındalıkla alınan nefes, beyin zarının daha fazla kan ve oksijenle beslenmesini sağlar. Bu durum hem zihinsel hem de fiziksel sağlığı doğrudan etkiler” sözlerini kullandı.
Arısan, toplumda yaygın olarak kullanılan göğüs nefesinin yeterli oksijen alımını sağlamadığını vurgulayarak, “İnsanların büyük bir kısmı, akciğerlerin yalnızca üst bölümünü kullanarak nefes alıyor. Bu durum zamanla baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik ve isteksizlik gibi sorunlara yol açabiliyor” dedi.

Burundan Alınan Nefes Beyni Etkiliyor
En sağlıklı nefesin burundan ve kontrollü şekilde alınan nefes olduğunu belirten Arısan, ağızdan alınan nefesin oksijenden yeterince faydalanmayı engellediğini ifade etti. Burun mukozası altında bulunan sinir uçlarının beyinle doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Arısan, nefesin hangi burun deliğinden alındığının dahi beyin üzerinde etkili olduğuna dikkat çekti.
Sağ burun deliğinden alınan nefesin sol beyin yarım küresini, sol burun deliğinden alınan nefesin ise sağ beyin yarım küresini daha aktif hale getirdiğini belirten Arısan, bu durumun otonom sinir sistemi üzerinde de etkili olduğunu kaydetti.
Beyin Dengesi İçin Bilinçli Nefes Önerisi
Beynin sağ ve sol yarım kürelerinin farklı işlevlere sahip olduğunu hatırlatan Arısan, “Sol beyin daha aktif ve analitik özellikler gösterirken, sağ beyin duygusal ve içe dönük özelliklerle öne çıkar. Her iki yarım kürenin dengeli çalışabilmesi için iki burun deliğinden eşit ve bilinçli nefes almak büyük önem taşıyor,” dedi.




