Çarpıntı çoğu zaman stres, uykusuzluk veya günlük yaşamın temposuyla ilişkilendirilip geçiştirilebiliyor. Ancak bazı belirtilerin çarpıntıya eşlik etmesi, kalp sağlığı açısından değerlendirme gerektirebiliyor.
Türkinform’a konuşan Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Afat Gafarova, özellikle ani gelişen nefes darlığı, baş dönmesi, göz kararması ve bayılacak gibi olma hissiyle birlikte görülen çarpıntının göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
HER ÇARPINTI AYNI ANLAMA GELMİYOR
Kalbin normalden hızlı, güçlü ya da düzensiz attığının hissedilmesi farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor.
Gafarova, stres, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşamın da çarpıntı ve erken yorulma gibi şikâyetlere yol açabileceğini belirtti.
Bu nedenle yalnızca çarpıntının varlığı üzerinden sonuç çıkarmak yerine, şikâyetin hangi koşullarda ortaya çıktığı ve başka belirtilerin eşlik edip etmediği önem taşıyor.
GÖZ KARARMASI VE BAŞ DÖNMESİNE DİKKAT
Gafarova’nın özellikle dikkat çektiği nokta, çarpıntının başka belirtilerle birlikte görülmesi.
Çarpıntıya baş dönmesi, göz kararması veya bayılacak gibi olma hissinin eşlik etmesi durumunda şikâyetin ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Gafarova, ani nefes darlığının da değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında olduğunu aktardı.
Bu belirtilerin özellikle aniden ortaya çıkması halinde “geçer” düşüncesiyle uzun süre beklenmemesi önem taşıyor.

GÖĞÜS AĞRISINDA SÜRE VE YAYILIM ÖNEMLİ
Kalp sağlığında dikkat edilmesi gereken belirtiler yalnızca çarpıntıyla sınırlı değil.
Gafarova, göğüste baskı, yanma veya sıkışma hissinin boğaza, sol kola ya da sırta yayılması ve 15 dakikadan uzun sürmesi halinde bu durumun önemsenmesi gerektiğini belirtti.
Özellikle bu tabloya nefes darlığı gibi başka yakınmaların eşlik etmesi durumunda belirtilerin kalp açısından değerlendirilmesi gerekiyor.
STRES VE UYKUSUZLUK KALBİ ETKİLEYEBİLİYOR
Yoğun stres altında yaşamak, düzensiz uyumak ve uzun süre hareketsiz kalmak günlük yaşamda sık karşılaşılan alışkanlıklar arasında.
Gafarova, bu faktörlerin çarpıntı ve erken yorulma gibi şikâyetlere zemin hazırlayabileceğini belirtti.
Bu nedenle kalp sağlığı açısından yalnızca mevcut hastalıklara değil, günlük yaşam alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerekiyor.
ELEKTRONİK SİGARA VE ENERJİ İÇECEKLERİ MASUM DEĞİL
Özellikle gençler arasında yaygınlaşan elektronik sigara ve enerji içeceği kullanımı da kalp sağlığı açısından dikkat çeken başlıklardan biri.
Gafarova, sigara ve elektronik sigara kullanımının kalp-damar hastalıkları açısından riski artırdığını, enerji içeceklerinin ise bazı kişilerde çarpıntı ve ritim bozukluklarına yol açabileceğini belirtti.
Bu nedenle genç yaşta olunmasının bu ürünlerin kalp üzerindeki etkilerinden koruyucu olmadığına dikkat çekiliyor.
KALP HASTALIKLARI ARTIK SADECE İLERİ YAŞLARIN SORUNU DEĞİL
Gafarova, kalp-damar hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu hastalıkların artık 30’lu ve 40’lı yaşlarda da daha sık görülebildiğine dikkat çeken Gafarova; sigara kullanımı, obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve kolesterol gibi risk faktörlerinin genç yaşlarda da önem taşıdığını belirtti.
AİLEDE GENÇ YAŞTA KALP HASTALIĞI VARSA KONTROLLER ÖNEM KAZANIYOR
Risk değerlendirmesinde aile öyküsü de önemli başlıklardan biri.
Gafarova, birinci derece yakınlarında genç yaşta kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin yanı sıra sigara, obezite, diyabet, hipertansiyon veya yüksek kolesterol gibi risk faktörlerinden herhangi birine sahip olanların kalp kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.
Risk taşıyan kişiler için kontrollerin genç yaşlardan itibaren başlamasının, en geç 30’lu yaşlarda düzenli hale getirilmesinin önemine dikkat çekti.




