İlişkilerde tartışma çıkmasın diye sürekli alttan alan, ihtiyaçlarını geri plana atan ve sorunları tek başına çözmeye çalışan taraf çoğu zaman aynı kişi olabiliyor. “Ben idare ederim” düşüncesi kısa vadede ilişkiyi sakin tutsa da zaman içinde kırgınlık, öfke ve uzaklaşmaya dönüşebiliyor.
Psikolojik Danışman Turgay Köpür, sürekli alttan alan kişilerin bu davranışının arkasında çocukluk döneminde öğrenilen ilişki kalıplarının bulunabileceğini belirterek, bu kişilerin kendi ihtiyaçlarını bir yük gibi görmeye başlayabildiğini söyledi.
“SEVGİNİN BİR BEDELİ VAR” İNANCI
Köpür, hep alttan alan kişinin çoğu zaman sevginin bir bedeli olduğunu çok erken yaşta öğrendiğini belirtti.

Çocukken evde gerginlik olduğunda ortamı yumuşatan, anne babası üzülmesin diye kendi isteğini söylemeyen kişinin büyüdüğünde aynı rolü romantik ilişkisine taşıyabildiğini ifade eden Köpür, bu davranış kalıbını şema yaklaşımındaki “kendini feda” şemasıyla açıkladı.
Köpür, kişinin içten içe kendi ihtiyacının bir yük olduğuna ve sevilmek için sürekli uyumlu olması gerektiğine inanabildiğini söyledi.
Bu örüntünün kendi “Sevilmek İçin Yorulmayı Bırak” kitabında da ele aldığı bir konu olduğunu belirten Köpür, kişinin çocuklukta geliştirdiği davranış biçiminin yetişkinlikte ilişkilerinin parçası haline gelebileceğini ifade etti.
NEDEN HEP AYNI KİŞİ ALTTAN ALIYOR?
İlişkilerin zaman içerisinde kendi düzenini oluşturduğunu belirten Köpür, taraflardan biri sürekli sorumluluk aldığında diğer tarafın zamanla taşımamaya alışabileceğini söyledi.
Bunun her zaman kötü niyet anlamına gelmediğini vurgulayan Köpür, karşı tarafın bu ilişkinin nasıl bir düzene dönüştüğünün farkında bile olmayabileceğini ifade etti.
“Biri taşıdıkça öteki taşımamaya alışıyor” diyen Köpür, bu nedenle ilişkideki yükün zaman içinde tek bir kişinin üzerinde toplanabileceğini söyledi.
“SORUN ÇIKMASIN, BEN İDARE EDERİM” DÜŞÜNCESİ
Köpür, “Sorun çıkmasın, ben idare ederim” düşüncesinin kısa vadede evde veya ilişkide sakinliği sağlayabildiğini ancak söylenmeyen her şeyin zaman içerisinde biriktiğini belirtti.
İnsanın önce kırıldığını, ardından öfkelendiğini ve sonunda soğuyabildiğini söyleyen Köpür, yıllarca alttan alan kişinin bir gün sessizce ilişkiyi bitirebildiğini ifade etti.
Bu tür ayrılıkların ardından geride kalan tarafın “Hiçbir şeyden haberim yoktu” diyebildiğini belirten Köpür, çoğu zaman bunun gerçekten mümkün olduğunu söyledi. Çünkü alttan alan tarafın yaşadığı sorunları ve ihtiyaçlarını uzun süre dile getirmediğini ifade etti.
İHTİYAÇ SÖYLENMEDEN ANLAŞILMAYI BEKLEMEK
Karşı tarafın çabasının hangi noktada ilişkinin dengesini bozduğuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Köpür, önce ihtiyacın açıkça söylenip söylenmediğine bakılması gerektiğini belirtti.
Alttan alan kişinin çoğu zaman ihtiyacını açık şekilde ifade etmediğini ve karşı tarafın kendisini anlamasını beklediğini söyleyen Köpür, ihtiyaç açık bir cümleyle dile getirildiği halde tekrar tekrar karşılıksız kalıyorsa ilişkinin dengesinin bozulduğunu ifade etti.
Köpür, bu noktada kişinin yalnızca karşı tarafın kendiliğinden anlamasını beklemek yerine neye ihtiyaç duyduğunu açıkça söylemesinin önemli olduğunu vurguladı.
“ARTIK SÖYLEMİYORUM BİLE” CÜMLESİNE DİKKAT
Köpür’e göre ilişkilerde en tehlikeli noktalardan biri kavgaların sona erdiği dönem olabilir.
Kavga eden çiftin hâlâ birbirinden bir şey beklediğini belirten Köpür, tartışmaların tamamen bitmesinin her zaman ilişkinin düzeldiği anlamına gelmediğini söyledi.
“Artık söylemiyorum bile” cümlesinin önemli bir kırılmaya işaret edebileceğini belirten Köpür, kişinin artık anlatmaya, talep etmeye veya karşı taraftan bir şey beklemeye dahi enerjisinin kalmadığı noktada ilişkinin ciddi bir aşamaya gelebileceğini ifade etti.
Köpür, bu nedenle ilişkiyi korumak adına sürekli susmanın ve her sorunu tek başına üstlenmenin uzun vadede ilişkiyi korumak yerine yıpratabileceğine dikkat çekti.





