Akran zorbalığı vakalarındaki artış tartışılırken Uzman Psikolog ve Pedegog Ebru Şen, sürece dair kritik uyarılarını TÜRKINFORM muhabiri Sema Ersoy’a aktardı. Şen, özellikle ailelerin ilk tepkisinin belirleyici olduğunu vurgularken, yanlış yaklaşımın çocuğun hem psikolojik dayanıklılığını hem de olayla baş etme becerisini zayıflattığını ifade etti.

68Ef44Ad 2E93 4639 A1A3 03Ce591Aee99

“DİNLEYİN VE YARGILAMAYIN”

Uzmanlara göre zorbalık yaşayan çocukla ilk temas, çözüm sürecinin en kritik aşamasını oluşturuyor. Ebeveynin refleks olarak suçlayıcı ya da yönlendirici tavır sergilemesi, çocuğun kendini kapatmasına neden olabiliyor. Şen, bu noktada ebeveynlerin öncelikle çocuğu güvenli bir iletişim alanına çekmesi gerektiğini belirtiyor. Çocuğun duygularını ifade etmesine izin verilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından temel adım olarak değerlendiriliyor.

Şen bu konuda şu ifadeleri kullandı:

“Dinleyin ve yargılamayın: Çocuğunuzun duygularını yansıtarak başlayın: ‘Bugün biraz keyifsiz görünüyorsun, canını sıkan bir şeyler mi var?’ Sözünü kesmeden, öğüt vermeden dinleyin. ‘Bana her şeyi anlatabilirsin’ mesajını verin.”

“NİYE KARŞILIK VERMEDİN?” TEPKİSİ EN BÜYÜK HATA

Zorbalık sürecinde ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan biri, çocuğu pasiflik üzerinden suçlamak ya da olayı küçümsemek olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın çocuğun yaşadığı travmayı derinleştirdiğini belirtiyor. Şen, bu noktada özellikle suçlayıcı dilin riskine dikkat çekerek, “Niye karşılık vermedin?”, “Sen de bir şey yapmışsındır” gibi suçlayıcı cümleler en kritik hatalar arasında yer alıyor" uyarısını yaptı.

Aynı şekilde olayın “çocuk işi” olarak görülüp geçiştirilmesi ya da ailelerin doğrudan karşı tarafa yönelmesi de süreci daha karmaşık hâle getiriyor.

Cenazeye giderken bir cenaze daha çıktı
Cenazeye giderken bir cenaze daha çıktı
İçeriği Görüntüle

Eskisehirde Tepki Ceken Olay Akran Zorbaligi Kamerada

“BU OKULDA ZORBALIĞA ASLA YER YOK”

Zorbalıkla mücadelede yalnızca aile değil, okul sistemi de belirleyici rol oynuyor. Uzmanlar, okulun net kurallar koymaması durumunda vakaların görünmez hale geldiğine dikkat çekiyor. Şen, okul yönetimlerine yönelik yaklaşımı, “Net ve yazılı politikalar olmalı, zorbalığa karşı herkesin bildiği kurallar uygulanmalı” sözleriyle özetledi.

Ayrıca öğretmenlerin anında müdahalesi, güvenli bildirim mekanizmaları ve rehberlik servisinin aktif rol alması gerektiği vurgulanıyor. En kritik noktalardan biri ise okul içinde açık bir tutum sergilenmesi:

“Bu okulda zorbalığa asla yer yok” mesajı net şekilde verilmelidir.

“ZORBALIK YAPAN ÇOCUK KÖTÜ DEĞİLDİR”

Uzman değerlendirmelerinde dikkat çeken bir diğer başlık ise zorbalık davranışının arka planı oluyor. Aile içi şiddet, ilgi eksikliği ve tutarsız disiplin gibi faktörlerin bu davranışları tetikleyebildiği belirtiliyor. Bu noktada etiketleyici yaklaşımın da yanlış olduğu vurgulanıyor. Doç. Dr. Pervin Tunç’un değerlendirmesi bu çerçevede öne çıkıyor:

“Zorbalık yapan çocuk ‘kötü’ değil; doğru yönlendirilmediğinde sorun yaşayan bir çocuktur.”

6981Ac7Eca71F4B933B5C8Bb

“CEZA DEĞİL SORUMLULUK VE EMPATİ”

Uzmanlara göre zorbalıkla mücadelede en kritik noktalardan biri de ebeveyn yaklaşımı. Fiziksel ceza ya da sert tepki yerine, çocuğun davranışının sonuçlarını anlaması hedefleniyor. Ailelere yönelik çerçeve ise şu şekilde özetleniyor:

“Davranışı inkar etmeyin, ‘çocuktur geçer’ demeyin. Ceza yerine sorumluluk ve empati geliştirin. Evde şiddetsiz iletişim kurun ve okul ile iş birliği içinde olun."

Muhabir: SEMA ERSOY