Havaların soğuması, günlerin kısalması ve güneş ışığından daha az yararlanılması, sonbahar ve kış aylarında ruh halinde değişikliklere neden olabiliyor. Halk arasında “kış depresyonu” olarak bilinen mevsimsel depresyon, yalnızca yetişkinleri değil, çocukları ve ergenleri de etkileyebiliyor.

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Ayşegül Nezor Türkinform'a yaptığı değerlendirmede, çocuklarda görülen isteksizlik, üzüntü, enerji düşüklüğü ve uyku düzenindeki değişikliklerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Nezor’a göre çocukların kış aylarında zaman zaman daha yorgun veya isteksiz hissetmesi tek başına depresyon anlamına gelmiyor. Ancak belirtilerin uzun sürmesi ve çocuğun günlük yaşamını olumsuz etkilemesi durumunda profesyonel değerlendirme önem taşıyor.

Kış Depresyon (4)

KIŞ DEPRESYONU ÇOCUKLARI VE ERGENLERİ NASIL ETKİLİYOR?

Mevsimsel depresyon, özellikle sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte belirginleşebilen depresif belirtilerle kendini gösterebiliyor. Yetişkinlerle ilişkilendirilse de çocuklar ve ergenler de bu durumdan etkilenebiliyor.

Klinik Psikolog Ayşegül Nezor’un değerlendirmesine göre çocuklarda ruh halindeki değişimler yalnızca üzüntüyle sınırlı kalmayabiliyor. Enerji düşüklüğü, günlük aktivitelere karşı isteksizlik ve uyku düzenindeki değişiklikler de tabloya eşlik edebiliyor.

SGK geri ödeme listesine 119'u yerli 131 ilaç daha dahil edildi
SGK geri ödeme listesine 119'u yerli 131 ilaç daha dahil edildi
İçeriği Görüntüle

Belirtilerin çocuğun yaşına, gelişim dönemine ve günlük yaşamına göre farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten Nezor, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarını ve alışkanlıklarını gözlemlemesinin önemine dikkat çekiyor.

ÇOCUKLARDA KIŞ DEPRESYONUNUN BELİRTİLERİ NELER?

Kış aylarında çocuk ve ergenlerde görülebilen belirtiler arasında şunlar yer alıyor:

  • Enerji düşüklüğü ve aşırı yorgunluk

  • Üzüntü ve isteksizlik

  • Daha önce keyif alınan etkinliklere karşı ilginin azalması

  • Uyku düzeninde değişiklikler

  • Derslere odaklanmakta ve okul sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanma

  • Sinirlilik ve davranış değişiklikleri

  • Karbonhidrat içeren yiyeceklere yönelik istekte artış

  • Kilo artışı

Klinik Psikolog Ayşegül Nezor, bu belirtilerin özellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkabildiğini, bahar ve yaz dönemlerinde ise hafifleyebildiğini belirtiyor.

Ancak bu belirtilerin tek başına kış depresyonu tanısı koymak için yeterli olmadığı unutulmamalı. Çocuğun yaşadığı değişimlerin süresi, şiddeti ve okul, ev ve sosyal yaşam üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.

Kış Depresyon (3)

KIŞ DEPRESYONU NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?

Kış depresyonunun kesin nedenleri tam olarak bilinmiyor. Bununla birlikte güneş ışığındaki azalmanın vücudun biyolojik ritmini ve uyku-uyanıklık döngüsünü etkileyebileceği düşünülüyor.

Klinik Psikolog Ayşegül Nezor, günlerin kısalması ve havanın erken kararmasıyla birlikte bazı çocuk ve ergenlerde depresif belirtilerin belirginleşebildiğini ifade ediyor. Biyolojik ritimdeki değişiklikler ve melatonin düzeyleriyle ilişkili süreçler de bu konuda ele alınan etkenler arasında bulunuyor.

Bu nedenle çocukların uyku düzeninin, günlük hareketliliğinin ve ruh halindeki değişimlerin birlikte takip edilmesi önem taşıyor.

KIŞ DEPRESYONUNA KARŞI EBEVEYNLER NELER YAPABİLİR?

Çocukların ruh halini desteklemek için günlük yaşamda uygulanabilecek bazı düzenlemeler faydalı olabilir. Klinik Psikolog Ayşegül Nezor, ebeveynlerin çocukları gündüz saatlerinde açık havaya çıkmaya teşvik etmesini, fiziksel aktiviteye zaman ayırmasını ve düzenli bir günlük rutin oluşturmasını öneriyor.

Çocukların ruh halini ve uyku düzenini desteklemek amacıyla şu adımlar atılabilir:

  • Açık havada zaman geçirin: Hava koşulları uygunsa gündüz saatlerinde yürüyüş yapmak ve dışarıda oyun oynamak teşvik edilebilir.

  • Fiziksel aktiviteyi artırın: Çocuğun yaşına ve ilgi alanlarına uygun hareketli oyunlar ve egzersizler günlük rutine eklenebilir.

  • Uyku saatlerini düzenleyin: Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak, uyku düzeninin korunmasına yardımcı olabilir.

  • Dengeli beslenmeye özen gösterin: Düzenli öğünler ve çeşitli besinlerden oluşan bir beslenme düzeni desteklenebilir.

  • Gün ışığından yararlanın: Evde gündüz ışığından mümkün olduğunca yararlanmak ve yaşam alanlarını yeterince aydınlatmak faydalı olabilir.

  • Birlikte kaliteli zaman geçirin: Ailece yürüyüş yapmak, oyun oynamak ve çocuğun sevdiği etkinliklere katılmak motivasyonu destekleyebilir.

Nezor, bu düzenlemelerin genel ruh halini destekleyebileceğini, ancak depresyon belirtileri devam ediyorsa profesyonel değerlendirmenin yerini tutmayacağını vurguluyor.

Kış Depresyon (2)

KIŞIN ENERJİ DÜŞÜKLÜĞÜ İLE DEPRESYON NASIL AYIRT EDİLİR?

Çocukların kış aylarında zaman zaman daha yorgun hissetmesi veya dışarı çıkmaya daha az istekli olması her zaman kış depresyonuna işaret etmiyor. Önemli olan, belirtilerin ne kadar sürdüğü ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği.

Klinik Psikolog Ayşegül Nezor’a göre çocuğun okul, ev ve sosyal yaşamında belirgin zorlanmalar yaşaması, daha önce keyif aldığı etkinliklerden artık hoşlanmaması ve umutsuzluk duygularının ortaya çıkması dikkatle ele alınmalı.

Üzüntü, isteksizlik ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi veya çocuğun günlük işlevlerini belirgin biçimde bozması durumunda bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek alınması önem taşıyor. Kendine zarar verme düşünceleri ya da güvenlikle ilgili acil bir risk ortaya çıkarsa belirtilerin süresi beklenmeden profesyonel yardım alınmalı.

Kış Depresyon (1)

ÇOCUKLARDA KIŞ DEPRESYONU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kış depresyonunda erken fark etme ve uygun müdahale, belirtilerin yönetilmesinde önemli rol oynuyor. Tedavi yaklaşımı çocuğun belirtilerine, yaşına ve ihtiyaçlarına göre belirleniyor.

Klinik Psikolog Ayşegül Nezor’un değerlendirmesine göre bilişsel davranışçı terapi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekli görülen durumlarda medikal tedavi seçenekler arasında yer alabiliyor. Bazı durumlarda ışık terapisi de değerlendirilebiliyor.

Işık terapisinde özel ışık kaynakları kullanılarak gün ışığının bazı etkileri taklit edilmeye çalışılıyor. Ancak bu yöntemin çocuklarda uygulanması mutlaka hekim veya çocuk ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Tedaviye ihtiyaç olup olmadığına ve hangi yöntemin uygun olduğuna uzman karar vermelidir.

Nezor, uzun süre devam eden belirtilerin yalnızca “yorgunluk” olarak geçiştirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Çocuğun ruh halinde, uyku düzeninde veya günlük işlevlerinde belirgin bir değişiklik fark edildiğinde erken destek almak, ihtiyaçların zamanında belirlenmesine yardımcı olabilir.

Muhabir: Esra Koçak Mayda