Çocukların dinledikleri hikâyeler yalnızca kelime öğrenmelerine değil, olaylar arasında bağlantı kurmalarına, duyguları tanımalarına ve kendi düşüncelerini ifade etmelerine de katkı sağlıyor. Psikolog Fatmanur Serim, hikâye anlatımının çocukların gelişimindeki önemine dikkat çekti.
HİKÂYELER ÇOCUKLARIN HAYAL DÜNYASINI GELİŞTİRİYOR
Psikolog Fatmanur Serim, hikâye dinleyen çocuğun yalnızca kelimeleri öğrenmediğini belirterek, çocuğun aynı zamanda olaylar arasında bağlantı kurduğunu ve yeni kavramlarla tanıştığını ifade etti.
Serim, hikâye anlatımının özellikle küçük yaşlarda dil gelişimini desteklediğini ve çocuğun kendisini ifade etmesine alan açtığını söyledi.

Hikâyedeki karakterlerin duyguları üzerine konuşmanın da çocuk açısından önemli olduğunu belirten Serim, “Sence şimdi ne yapmalı?” gibi sorularla çocuğun hem duyguları tanımasına hem de kendi düşüncelerini ifade etmesine yardımcı olunabileceğini aktardı.
ÇOCUK HİKÂYENİN PARÇASI OLMALI
Hikâye anlatırken çocuğu yalnızca dinleyen konumunda bırakmamanın önemine değinen Serim, ses tonunu değiştirmek, mimikleri kullanmak ve çocuğa sorular yöneltmek gibi yöntemlerin kullanılabileceğini söyledi.
Serim, “Sence tavşan şimdi nereye gitsin?” gibi sorularla çocuğun hikâyenin bir parçası haline getirilebileceğini ifade etti.

Çocuğun aktif olarak hikâyeye katılmasının, onun kendi cümlelerini kurmasına, düşünmesini ve hikâyenin gidişatına katkı sağlamasına alan açtığını belirten Serim, küçük yaşlarda çocuğun birkaç dakika bile aktif katılım göstermesinin değerli olduğunu vurguladı.
ÇOCUĞUN İLGİSİNDEN YOLA ÇIKIN
Serim, oyunlarda da çocuğun ilgisini takip etmenin önemli olduğunu söyledi. Çocuğun arabalarla ilgilenmesi halinde ebeveynin kendi hazırladığı bir oyunu zorlamak yerine çocuğun ilgisinden yola çıkarak oyunu birlikte geliştirebileceğini belirtti.
Serim'e göre burada önemli olan nokta, çocuğun dikkatini zorla çekmeye çalışmak yerine onun ilgisini takip etmek.
HAYAL GÜCÜNE ALAN AÇIN
Hikâye anlatımının önemli bir başka yönünün de hayal gücü olduğunu belirten Serim, çocuğun hazır bir görüntüyü izlemek yerine anlatılanları kendi zihninde canlandırdığını söyledi.
Bu sürecin çocuğun hayal kurma, düşünme ve üretme becerilerini desteklediğini ifade eden Serim, hikâye ve oyun sırasında çocuğa aktif olarak katılabileceği alanlar oluşturulmasının önemine dikkat çekti.




