Bir yakınınız yaşadığı sıkıntıyı anlatırken hemen çözüm bulmaya çalışıyor ya da “Takma kafana” ve “Her şey geçer” gibi cümlelerle onu rahatlatmayı mı tercih ediyorsunuz? İyi niyetle kurulan bu sözler, bazen kişinin kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabiliyor. Psikolojik Danışman Turgay Köpür, ruh sağlığını desteklemenin her zaman tavsiye vermekle mümkün olmadığını, bazen yalnızca gerçekten dinlemenin yeterli olabileceğini belirtti.
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün bu yılki teması olan “Yaşanmış deneyimler duyulsun: Gerçek sesler, gerçek değişim” de ruh sağlığı sorunları yaşayan kişilerin deneyimlerinin dinlenmesine ve dikkate alınmasına odaklanıyor.
HEMEN ÇÖZÜM BULMAYA ÇALIŞMAYIN
Bir kişi yaşadığı sıkıntıyı paylaşırken karşısındaki insanın ilk tepkisi çoğu zaman çözüm önermek oluyor. Ancak “Senden daha kötü durumda olanlar var” veya “Biraz yürüyüş yap” gibi ifadeler, kişinin duygularının küçümsendiğini düşünmesine yol açabiliyor.
Köpür, bu yaklaşımın kişinin içine kapanmasına neden olabileceğini belirterek, önceliğin tavsiye vermek değil, anlatılanları anlamaya çalışmak olması gerektiğini vurguladı.

SESSİZLİĞE ALAN AÇMAK DA DİNLEMENİN BİR PARÇASI
Karşımızdaki kişi her zaman konuşmaya hazır olmayabilir. Böyle durumlarda ısrar etmek yerine “Şu an konuşmak istemeyebilirsin, ama ne zaman istersen buradayım” diyerek iletişim kapısını açık bırakmak önem taşıyor.
Köpür, dinleme sırasında sessizlikten korkmamak gerektiğini de ifade etti. Birkaç saniyelik sessizliğin kişiye düşüncelerini toparlama ve anlatmak istediklerini ifade etme fırsatı verdiğini belirten Köpür, asıl anlatılmak istenenlerin bazen bu sessizliğin ardından geldiğine dikkat çekti.

ÇOCUKLAR VE GENÇLER DE YARGILANMADAN DİNLENMEK İSTİYOR
Çocuklar ve gençler yaşadıkları sorunları paylaşırken kendilerini sorgulanıyor gibi hissederlerse anlatmaktan vazgeçebiliyor. Bir genç, “Bugün çok kötü bir gün geçirdim” dediğinde hemen soru sormak yerine telefonu bırakıp “Anlat, dinliyorum” demek, güvene dayalı iletişimin kurulmasına yardımcı olabiliyor.
Köpür, bir kez dinlendiğini hisseden gencin sonraki zamanlarda da yaşadıklarını paylaşmak için aynı kişiye başvurabileceğini belirtti.
DESTEK OLURKEN KENDİ SINIRLARINIZI DA KORUYUN
Yakınını dinlemek ve yanında olmak önemli olsa da bazı durumlarda profesyonel desteğe ihtiyaç duyulabiliyor. Uyku ve iştah düzenindeki değişikliklerin uzun sürmesi, günlük yaşamın aksaması ve umutsuzluk ifadelerinin sıklaşması, destek ihtiyacının değerlendirilmesini gerektirebilen işaretler arasında bulunuyor.
Köpür, başkalarına destek olan kişilerin kendi sınırlarını da gözetmesi gerektiğini vurguladı. Sürekli başkalarının sorunlarını dinlemenin yorucu olabileceğini belirten Köpür, gerektiğinde konuşmayı başka bir zamana bırakmanın da sağlıklı iletişimin bir parçası olduğunu ifade etti.
Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında verdiği mesajda Köpür, birine destek olmak için her zaman çözüm üretmenin gerekmediğine dikkat çekti. Evde, işte ve arkadaş çevresinde insanların kendilerini rahatça ifade edebileceği alanlar oluşturmanın önemini vurgulayan Köpür, bazen yargılamadan dinlemenin ve “Ne zaman istersen buradayım” demenin bile anlamlı bir destek sağlayabileceğini kaydetti.




