Devlet hastanelerinde çalışan personele ilişkin değerlendirmelerde bulunan kadın, “Ya bu devlet hastanesinde çalışan bilgi işlem personelleri, temizlik görevlileri, hekimler ve hemşireler hakkında bence hepimiz bir mağduriyet yaşıyoruz. İşini iyi yapanları tenzih ediyorum, işini ahlakıyla yapanları tenzih ediyorum. Hekimler ve hemşireler hakkında bence hepimiz bir mağduriyet yaşıyoruz, hepimiz en az bir kez yaşamışızdır” ifadelerini kullandı.
Hastanede vatandaşlarla çalışanlar arasındaki iletişimde kullanılan ifadelerin önemli olduğunu belirten kadın, aynı anlamı taşıyan farklı cümlelerin farklı bir üslup oluşturabileceğini söyledi.
“‘ŞİKAYETİN NE?’ İLE ‘ŞİKAYETİNİZ NEDİR?’ ARASINDA ÇOK FARK VAR”
Kadın, hastanede yaşadığı veya gözlemlediği iletişim biçimlerini örnek vererek, “Gidiyorsun kimliğini veriyorsun. ‘Şikayetin ne?’ ile ‘Şikayetiniz nedir?’ arasında çok fark var” dedi. Söz konusu ifadelerin aynı kelimelerden oluşmasına rağmen farklı bir yaklaşım ortaya koyduğunu savunan kadın, “Bakın, aynı kelime, aynı cümle ama bir ahlak var, yani bir nezaket kuralı var” ifadelerini kullandı.
Karşılıklı saygının gerekliliğine de vurgu yapan kadın, “Siz bize, biz de size saygı duymak zorundayız, öyle değil mi?” diye konuştu.

“DOKTORUN ODASINA GİRİYORSUN, YÜZÜNE BAKMIYOR”
Hastaların doktorlarla iletişiminde de benzer sorunlar yaşandığını ileri süren kadın, “Doktorun odasına giriyorsun, yüzüne bakmıyor, derdini dinlemiyor” ifadelerini kullandı.
Hekimlerin hastalara yönelik kullandığı ifadelerin de üslup açısından önemli olduğunu söyleyen kadın, “Bakın ikisi de aynı şey. ‘Sırtını aç’ veya ‘Sırtınızı dinlemem gerekiyor’, bakın hepsi aynı yola çıkar” dedi.
“SÖYLEME ŞEKLİNİZ SİZİN NASIL BİRİ OLDUĞUNUZU GÖSTERİR”
Kullanılan ifadelerin kişinin karşısındaki insana yaklaşımını gösterdiğini savunan kadın, sözlerine şöyle devam etti:
“Ama söyleme şekliniz sizin nasıl biri olduğunuzu gösterir bizlere. Yani size daha çok saygı duymuyoruz; aksine ne kadar avam ve varoş göründüğünüzden bahsediyoruz.”
Devlet hastanelerinde görev yapan personelin mesleğe atanma sürecini de hatırlatan kadın, “O hastanelere atanmak için yırtıldığınız, ağladığınız günleri unutuyorsunuz. Vatandaşı zorbalıyorsunuz. Devletin de bu konuda sizin için yapabileceği hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.
“DEVLET HASTANENİN BAŞINDA BEKLEYEMEZ”
Hastanelerde yaşanan iletişim sorunlarının doğrudan devletin denetimiyle çözülemeyeceğini belirten kadın, sosyal medya kullanıcılarına da seslenerek, “Yani burada ‘Devlet denetlemiyor’ falan yazmayın boş yere yorumlara. Devlet hastanenin başında bekleyemez” dedi.
Devletin sağlık hizmetlerinin sunulabilmesi için gerekli fiziki ve idari imkanları sağladığını ifade eden kadın, “Devlet de binasını inşa ediyor, görevini veriyor, unvanını veriyor, odasını veriyor, tüm malzemesini veriyor, kullanabileceği ekipmanını sağlıyor” diye konuştu.
“DEVLET İNSANLARA AHLAK VEREMEZ”
Açıklamasının sonunda sağlık çalışanlarının kendilerine sağlanan imkanlar doğrultusunda görevlerini yerine getirmesi gerektiğini belirten kadın, “Yani oradaki görevlilerin yapacağı tek şey işini yapmak. Devlet insanlara ahlak veremez. İşte bu bir ahlak gerektirir bence” ifadelerini kullandı.
Kadının devlet hastanelerindeki çalışanların hastalara yönelik tutumuna ilişkin yaptığı değerlendirmeler sosyal medyada dikkat çekerken, açıklamalarında işini iyi ve ahlakıyla yapan sağlık çalışanlarını tenzih ettiğini özellikle vurguladığı görüldü.




