Estetik müdahaleler sonrası yaşanan mağduriyetler ve sosyal medyada yayılan "garantili sonuç" vaatleri yeniden tartışma konusu oldu. Avukat Iyaz Çimen, estetik operasyonlarda hukuki ilişkinin klasik tedavi uygulamalarından farklı değerlendirildiğini belirterek, beklenen sonucun elde edilememesi hâlinde hekimin hukuki sorumluluğunun doğabileceğini söyledi. Çimen, malpraktis ile komplikasyon arasındaki farktan tazminat haklarına, ceza davalarından reklam yasaklarına kadar merak edilen birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

ESTETİK AMELİYATLARINDA HUKUKİ SORUMLULUK FARKLI
Estetik müdahalelerin hukuki açıdan standart tedavi amaçlı işlemlerden ayrıldığını vurgulayan Çimen, bu ayrımın hekimin sorumluluğunu belirleyen en önemli unsur olduğunu ifade etti. Çimen, estetik operasyonlarda vekalet sözleşmesi ile eser sözleşmesi arasındaki hukuki farkı şu sözlerle anlattı:
"Estetik müdahaleler hukuki açıdan standart tıbbi hizmet sözleşmesinden (vekalet) ayrışır; bu ayrım sorumluluğun temelini belirler. Vekalet sözleşmesi çerçevesindeki tedavi ilişkisinde hekim yalnızca özen ve sadakat borcu altındadır, sonucu taahhüt etmez. Taksirle kötü sonuç doğursa dahi malpraktis ispatlanmadıkça sorumluluk doğmaz. Eser sözleşmesi çerçevesindeki estetik müdahalede ise hekim/yüklenici bir sonucu meydana getirmeyi taahhüt eder."
Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da aynı yönde olduğunu belirten Çimen, estetik ameliyatlarda hekimin sorumluluğuna ilişkin önemli bir ayrıntının altını çizerek şunları kaydetti:
"Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadına göre estetik ameliyatlarda taraflar arasındaki ilişki kural olarak eser sözleşmesi niteliğindedir; hekim, tıp biliminin gereklerine uygun hareket etmiş olsa dahi taahhüt ettiği sonucu üretmemişse sorumlu tutulabilir. Ayrıca eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk için hekimin kusurlu olması zorunlu değildir; sonucun gerçekleşmemesi tek başına yeterlidir."

"KOMPLİKASYON TEK BAŞINA BELİRLEYİCİ DEĞİL"
Komplikasyon yaşanmasının tek başına hekimin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirten Çimen, Yargıtay'ın emsal niteliğindeki kararını hatırlattı. Çimen, kararın uygulamada büyük önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Yargıtay 6. HD'nin 2022/3416 E. - 2023/4080 K. sayılı kararında açıkça belirtilmiştir: 'Komplikasyon olup olmaması tek başına sonuca etkili değildir; yüklenicinin edimini ifa edip etmediği değerlendirilirken taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği aranır.'"
Beklenen sonucun ortaya çıkmaması durumunda hastaların hangi haklara sahip olduğunu da açıklayan Çimen, maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğini belirtti.
Çimen, hastaların başvurabileceği hukuki yolları ise şöyle sıraladı:
"Bu durumda, eğer hastanın istediği netice elde edilmemişse hasta bunun yeniden yapılmasını isteyebilir veyahut da başka bir yerde yaptırıp bunun masrafını talep edebilir. Süreç içinde ortaya çıkan maddi masraflarını isteyebilir, aynı zamanda yaşadığı süreç nedeniyle manevi tazminat da talep edebilir. Ceza yargılamasındaki beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz; ancak maddi vakıalara ilişkin tespitler bağlayıcıdır."

"GARANTİLİ SONUÇ" VAADİ YASAK
Sosyal medyada hızla yayılan estetik reklamlarına da dikkat çeken Çimen, hekimlerin reklam faaliyetlerinin kanunlarla sınırlandırıldığını vurguladı. "Garantili sonuç" gibi ifadelerin hukuka aykırı olduğunu belirten Çimen, şu uyarıda bulundu:
"1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 24. maddesi uyarınca hekimler yalnızca muayene yeri, muayene saati ve uzmanlık alanı bilgilerini içeren ilanlar verebilir; bunun ötesindeki her türlü reklam yasaktır. 'Garantili sonuç', 'kesin başarı', 'X haftada Y kilo', 'ameliyatsız burun' türünden vaatler hem Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetlerinin Tanıtımı Yönetmeliği hem de Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 61. maddesi kapsamında açıkça yasaktır. Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri kapsamında klinikler, Sağlık Reklam Kurulu kararlarıyla da denetlenmektedir. 'Öncesi-sonrası' fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılması da reklam hukuku ihlali sayılmaktadır."

INFLUENCER REKLAMLARINA DA YAPTIRIM VAR
Sosyal medya fenomenleri aracılığıyla yapılan estetik tanıtımlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çimen, örtülü reklamların hem reklam verene hem de paylaşımı yapan kişiye yaptırım doğurabileceğini söyledi. Influencer iş birliklerinde reklam olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulayan Çimen, şu ifadeleri kullandı:
"Influencer üzerinden pazarlama faaliyetlerinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 61/4. maddesi uyarınca örtülü reklam yasaktır. Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yapılan paylaşımlar örtülü reklam sayılır; bu ihlal hem reklam verene hem de paylaşımı yapan platform kullanıcısına yaptırım doğurabilir."




