Ev dizaynınızın hakkınızda ipuçları verebileceğini biliyor muydunuz? Bir arkadaşınızın evine gittiğinizde ilk dikkatinizi çeken detay, ona dair oluşan izleniminizi etkiliyor mu? Mobilyaların yerleşimi, renk tercihleri, evde öne çıkan alanlar ya da kullanılan ışık, çoğu zaman farkında olunmadan ev sahibine dair bazı ipuçları sunuyor. Çünkü yaşam alanları, sadece estetik tercihlerle değil, kişilerin alışkanlıkları, yaşam biçimleri ve günlük pratikleriyle birlikte şekilleniyor.
Ev düzeni ve kişilik ilişkisi, iç mimar Birce Su Yaşar ile yapılan özel röportajda ele alındı. Yaşar, evini sık sık yenileyenlerle uzun süre aynı düzeni koruyanlar arasındaki farklardan, mekan tercihlerinin yaşam tarzına dair sunduğu ipuçlarına kadar pek çok başlıkta dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Evlerin yalnızca barınma alanı olmadığını belirten Yaşar, yaşam alanlarının kişilerin değişime bakışını, alışkanlıklarını ve iç dünyasını yansıtabildiğini ifade etti. Kullanılan renklerden mobilya yerleşimine, evde öne çıkan alanlardan ışık tercihlerine kadar pek çok unsurun, bireyin yaşam pratikleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu aktardı.
EVİNİ SÜREKLİ DEĞİŞTİRENLERLE DÜZENİNİ KORUYANLAR AYRILIYOR
İç mimar Birce Su Yaşar, evini sık sık yenileyen kişilere ilişkin değerlendirmesinde, “Evlerini sık sık yenileyen kişilerin meraklı ve değişime açık olduğunu söyleyebilirim. Evin tamamlanmış olmasına gerek yoktur, ev bir deney alanıdır; renkler, objeler ve mobilyalar her an değişebilir” dedi.
Uzun süre aynı düzeni koruyan kişiler için ise Yaşar, “Bu kişiler genellikle istikrarı ve sürekliliği sever. Kararlarını uzun uzun düşünür ve aldıkları kararlara sadık kalırlar” dedi. Her iki yaklaşımın da farklı ihtiyaçlara karşılık geldiğini vurgulayan Yaşar, “Sorun, kişinin doğasına uygun olmayan bir evde yaşamak zorunda olmasıdır. Değişimi seven biri sabit bir düzende huzursuz olabilir, düzeni seven biri ise sürekli yenilik içinde yorulabilir” şeklinde konuştu.
EV TASARIMI KİŞİLİĞİN İPUÇLARINI TAŞIYABİLİYOR
Ev dizaynının karaktere dair işaretler barındırabildiğini dile getiren Yaşar, “Ev dizaynı kişilerin karakteristik özelliklerini bir ölçüde yansıtır. Hatta bazen ev, kişinin kendisi değil, olmak istediği halidir” dedi. Mekan tercihlerinin iç dünyayla ilişkisine değinen Yaşar, “İç dünyasında sakinlik arayan biri daha nötr renk tonları ve minimalist yaklaşımlar benimseyebilir. Daha maksimalist bir ev ise kişinin olmak istediği; dışavuran, cesur ve görünmek isteyen tarafını yansıtıyor olabilir” ifadelerini kullandı.
YAŞAM ALANI YAŞAM TARZINI ELE VERİYOR
Bir yaşam alanına bakılarak yaşam tarzına dair ipuçları elde edilebileceğini belirten Yaşar, evin öne çıkan bölümlerinin bu konuda belirleyici olabileceğini söyledi. Yaşar, “Evin merkezinde bir çalışma alanı varsa, bu durum kişinin zihinsel üretime önem verdiğini gösterebilir” dedi. Sosyal alanlara ilişkin değerlendirmesinde ise “Açık mutfaklar ya da geniş oturma alanları genellikle beraberliği ve paylaşımı seven evlerde bulunur” ifadelerini kullandı. Daha içe dönük yaşam biçimlerine işaret eden detaylara da değinen Yaşar, “Loş ışıklar ve okuma köşeleri daha iç odaklı bir hayat stiline işaret edebilir” şeklinde konuştu.
Bu tür yorumların kesin yargılar sunmadığını vurgulayan Yaşar, “Elbette bu gözlemler tek ve kesin bir karakter incelemesi sunmaz. İnsanlar tek tip değildir; farklı ihtiyaçları, ruh halleri ve yaşam pratikleri vardır” dedi. Aynı evde farklı ihtiyaçların bir arada bulunabileceğini belirten Yaşar, “Bu nedenle aynı evde hem sosyalliği çağıran açık alanlar hem de geri çekilmeye imkan veren daha sakin köşeler bulunabilir. Yaşam alanları çoğu zaman tek bir kişilik özelliğini değil, kişinin farklı hallerini ve ihtiyaçlarını birlikte barındırır” dedi.