Ankara'nın Mamak ilçesinde bulunan Kıbrıs Köyü Kanyonu'nda büyük dedesinden miras kalan arıcılık mesleğini sürdüren Resul Gürleyik, 150 kovanla yılda yaklaşık 3 ton bal üretirken bu yıl 3,5-4 tonluk rekolte beklediklerini açıkladı. İHA'ya konuşan Gürleyik, 1200 çeşit endemik bitkiyle üretilen kanyon balının kalitesi ve üretim sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"BAHAR YAĞMURLARIYLA ÇOK BEREKETLİ BİR SEZON OLDU"
Dört kuşaktır arıcılık yaptıklarını belirten Resul Gürleyik, geçen yıl yaşanan don olaylarının üretimi olumsuz etkilediğini, bu yıl ise yağışların verimi artırdığını söyledi.
Gürleyik, "Geçen sezondaki durumda çok don olayları olmuştu, kurak bir mevsim geçirmiştik. Geçen sene don olaylarından dolayı da arıların baharda gelişimleri biraz zayıflamıştı, soğuk uzun süre sürmüştü. Bu dönemde yağan bahar yağmurlarıyla çok bereketli bir sezon oldu. Çiçekler olsun, doğa olsun çok bereketliydi. Arıların gelişimi olsun, yürümesi olsun, bal getirisi olsun 'şükür' dedik bu sene" dedi.

"REKOLTE BEKLENTİMİZ 4 TONA YAKLAŞTI"
Bu sezon üretimde önemli artış beklediklerini ifade eden Gürleyik, fiyatların ise Ankara genelindeki arıcılarla yapılan istişare sonucunda belirlendiğini söyledi.
"Rekolte beklentimiz şu anda 3,5-4 tona yaklaştı. Fiyat olarak da şu anda biz Ankara genelinde arıcı arkadaşlarla yaptığımız istişareler sonucu bin-bin 500 arası bir fiyat belirledik. Onun harici 'Bu fiyata satılır mı?' derseniz, bence benim balım bu fiyata bedava derim ben kendi açımdan. Çektiğimiz zahmet, şu anda hava 30-32 derece civarında; bizim maskenin içinde hissettiğimiz sıcaklık 40-45 dereceleri buluyor. Sabah 10'da çıkıyorum buraya, akşam 6'ya kadar güneşin altında çalışıyoruz. Bu zorluklarla bir bal getiriyoruz. Hiçbir katkı maddesi yok benim balımda şu ana kadar. Biz doğadan ne geldiyse, arı ne getirdiyse, ne yaptıysa odur. Özellikle orijinal bal yapmaya çalışıyoruz, en doğalını yapmaya çalışıyoruz."
"TÜRKİYE GENELİ İLK ÜÇE GİRER"
Kanyon balını diğer ballardan ayıran en önemli özelliğin bölgedeki endemik bitki çeşitliliği olduğunu belirten Gürleyik, ürününe güvendiğini söyledi.
"Endemik çeşitlilik çok önemli arıda. Burada bin 200 çeşit endemik bitkiyle çalışıyoruz, tescillidir. Biz sabit arıcıyız burada. Taşımacı arkadaşlar tek taraflı bal olarak çalışıyor; çam balı, ıhlamur balı, kestane balı gibi. Burada bin 200 çeşit endemik bitkiyle karma bir yayla balı oluyor. O da lezzet olarak farkını ortaya koyuyor. Türkiye geneli 'ilk üçe girer' diyorum; malımın da arkasındayım."
Gürleyik ayrıca balın renginin her yıl değişebileceğini belirterek, bunun arıların beslendiği bitki çeşitliliğinden kaynaklandığını, tüketicilerin balın kalitesini yalnızca görünüşüne bakarak değerlendirmemesi gerektiğini ifade etti.
Arıcılığın yoğun emek gerektiren bir meslek olduğuna dikkat çeken Gürleyik, her gün tüm kolonileri tek tek kontrol ettiklerini anlattı.
"Sabah geliyoruz buraya. Kovan, kendini giriş çıkışıyla konuşturur. Bakıyoruz; çalışan çalışıyor, gelen geliyor polen çekimiyle, bal çekimiyle. Sonra tekrar iç kontrol dediğimiz şekilde tek tek kovan kapaklarını açıyoruz. Kovan içerisinde aksi bir durum var mı; hareketlilik olsun, ana kaybı olsun. Şu an 150 koloni var burada, 150 koloniyi tek tek kontrol ediyoruz. Bu şekilde bir günümüzü akşama kadar idame ettirebiliyoruz."

YENİ SEZONDA YENİ ARI IRKI HEDEFİ
Yaklaşık 15 yıldır Kafkas, Anadolu ve Almanya'dan temin edilen Belfast hibrit arılarıyla üretim yaptıklarını belirten Gürleyik, gelecek sezonda Karniyol arı ırkına geçmeyi planladıklarını söyledi.
Kışı daha iyi geçirmesi, hastalıklara karşı dayanıklılığı ve sakin yapısı nedeniyle Karniyol arılarının tercih edileceğini belirten Gürleyik, koloni sayılarını da artırdıklarını ifade ederek, "Şu an itibariyle aktif 350 kovanımız var. Yaklaşık 100 tanesi bu sene bala çalıştı. Geri kalan 250 adet de senenin damızlık bölmeleri oldu. Aktif 350 kovanımızla içerideyiz" dedi.




