Küresel piyasalarda altın haftanın son işlem gününde de satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Ons altın 4 bin dolar seviyesinin altına gerileyerek 3 bin 980 dolar bandında işlem görürken, haftalık kayıp yüzde 3'ü aştı. Böylece değerli metal, 1 Haziran'dan bu yana en kötü haftalık performansını kaydetti.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikalarına ilişkin beklentiler ve ABD-İran geriliminin enerji piyasalarına etkisi, altın fiyatlarında sert hareketlere neden oldu. Gram altın ise döviz kurunun desteğiyle 6 bin liranın üzerinde kalmayı sürdürdü.
Ekonomist Elif Kaya, altındaki sert geri çekilmeyi değerlendirerek, savaş ve jeopolitik risklere rağmen düşüşün temel nedeninin faiz ve dolar etkisi olduğunu söyledi.
![]()
ALTINDA SERT GERİ ÇEKİLME
Küresel piyasalarda artan satış baskısıyla ons altın kritik 4 bin dolar seviyesinin altına indi. Haftanın son işlem gününde 3 bin 970 ile 4 bin 8 dolar arasında hareket eden ons altın, işlemlerini 3 bin 988 dolar seviyelerinde sürdürdü. Gram altın güne 6 bin 20 liradan başlarken, gün içerisinde en düşük 6 bin 18 lirayı, en yüksek ise 6 bin 77 lirayı gördü. Haftanın son işlem saatlerinde gram altın 6 bin 45 lira seviyelerinde işlem gördü.
Altındaki düşüşte Fed'in faiz politikalarına ilişkin beklentiler belirleyici oldu. Yüksek faiz ortamının devam edeceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskıyı artırdı.
“GÜVENLİ LİMAN ALGISI YOK OLMADI”
Ekonomist Elif Kaya, savaş ve belirsizliklere rağmen altının gerilemesini değerlendirirken, piyasalardaki dengelerin değiştiğine dikkat çekti. Kaya, "Normal şartlarda savaşlar ve jeopolitik krizler altını yukarı taşır. Ancak Temmuz 2026’da ABD ve İran arasında yaşanan askeri gerilimlere ve Hürmüz Boğazı’na dair risklere rağmen altının düşüşünü sürdürmesi ezberleri bozdu. Burada güvenli liman algısının yok olduğunu söylemek doğru olmaz; sadece öncelikler değişti" ifadelerini kullandı.
Altının en büyük baskı unsurlarından birinin faiz getirisi olduğunu belirten Kaya, Fed kaynaklı gelişmelerin yatırımcı davranışlarını değiştirdiğini söyledi. Kaya, "İlk olarak faiz ve dolar savaşı gölgede bıraktı. Altının en büyük düşmanı faiz getirisidir. ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinden gelen şahin faiz artışı yanlısı açıklamalar ve ABD tahvil faizlerinin reel faizlerin yüzde 2,28’e yükselmesi yatırımcıya net bir mesaj verdi: Paranızı faizde tutarsanız risksiz ve yüksek getiri alırsınız" dedi.

“PİYASALAR JEOPOLİTİK ŞOKLARA ALIŞTI”
Küresel piyasalarda art arda yaşanan krizlerin yatırımcıların risk algısını değiştirdiğini belirten Kaya şunları kaydetti:
"Trump dönemiyle birlikte piyasaların sürekli kaos durumunu artık kanıksaması da var. Ticaret savaşları, Ukrayna’ya finansal desteğin kesilmesi tehditleri, Grönland hamlesi, Kanada’ya yönelik çıkışlar, NATO’yu dağıtma söylemleri ve nihayet yıl başında Maduro’nun kaçırılmasıyla başlayıp Küba ile devam eden agresif dış politika hamleleri, jeopolitik belirsizliği artık küresel ekonominin yeni normali haline getirdi."
Yatırımcıların artık siyasi gelişmelerden çok ekonomik göstergelere odaklandığını ifade eden Kaya, "Yatırımcılar artık siyasi gürültüyü bir kenara bırakıp doğrudan somut matematiksel gerçeklere odaklanıyor. Bu nedenle dünyadaki büyük istikrarsızlığa rağmen ABD reel tahvil faizlerinin yüzde 2,28’e yükselmesi, risksiz getiri arayan sermayeyi altından uzaklaştırarak fiyatlamanın asıl belirleyicisi oluyor" dedi.
Altındaki geri çekilmenin bir düzeltme hareketi olduğunu belirten Kaya, spekülatif işlemlerin etkisine dikkat çekti. Kaya, "Dünya Altın Konseyi verilerine göre, Ocak 2026’daki devasa yükselişin yüzde 25’i spekülatif işlemlerden ve opsiyon piyasasındaki hızlı paradan kaynaklanıyordu. Şu an yaşanan düşüş, bu sıcak paranın piyasadan çıkması ve altının gerçek değerine, yani konsolidasyon seviyesine dönmesidir" ifadelerini kullandı.
![]()
FED KARARI ALTININ YÖNÜNÜ BELİRLEYECEK
Altın fiyatlarında bundan sonraki sürecin Fed politikalarına bağlı olacağını belirten Kaya, faiz beklentilerinin piyasanın merkezinde olduğunu söyledi. Kaya, "Faiz beklentileri şu an altın fiyatlamasının kalbini oluşturuyor. Fed’in faiz indirme beklentilerinin ötelenmesi, hatta enflasyon endişeleri nedeniyle yeni bir faiz artışı olasılığının masaya gelmesi altındaki düşüşü tetikleyen ana unsur oldu" dedi.
Bankaların yeni dip uyarılarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kaya, iki farklı senaryoya dikkat çekti. Kaya, "Eğer ABD enflasyon verileri beklentilerin üzerinde gelmeye devam eder ve Fed faizleri daha da yukarı çekeceğine dair sinyal verirse, altın üzerindeki baskı sürer. Citi gibi bazı kurumlar jeopolitik risklerin tamamen normale dönmesi durumunda altının 3 bin 500 dolar seviyelerine doğru çekilebileceği uyarısında bulunuyor" açıklamasını yaptı.
“UZUN VADEDE ALTININ YÖNÜ YUKARI OLABİLİR”
Altının mevcut seviyelerinde güçlü bir taban oluşturabileceğini belirten Kaya, merkez bankalarının alımlarına dikkat çekti. Kaya, "Dünya Altın Konseyi’nin Altın Değerleme Modeli, altının adil değerinin şu anki seviyeler olan 4 bin 100 dolar civarı olduğunu gösteriyor. Merkez bankalarının altın alımları, fiyatların çok daha derinlere çökmesini engelleyecek en büyük tampon" dedi. Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ezcümle, kısa vadede Fed baskısı ve yüksek reel faizler nedeniyle altın bir süre daha 4 bin dolar sınırında yatay ve baskılı bir seyir izleyebilir. Ancak küresel borç yükleri, merkez bankalarının fiziki altın toplama iştahı ve uzun vadeli enflasyonist riskler altının yönünü orta ve uzun vadede yeniden yukarı çevireceğini gösteriyor."
![]()
PETROL FIRLADI, ALTIN BASKI ALTINDA KALDI
ABD ile İran arasında yeniden yükselen gerilim, enerji piyasalarında da sert hareketlere neden oldu. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler sonrası Brent petrolün varil fiyatı yüzde 12 yükselerek 85 doların üzerine çıktı. Dünya petrol ticaretinin kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler küresel piyasalarda risk algısını artırırken, yatırımcıların odağı enerji fiyatlarına çevrildi.
Fed Başkanı Kevin Warsh'ın enflasyonla mücadele mesajları ve Fed yetkililerinin faiz artırımına açık kapı bırakan açıklamaları ise altın üzerindeki baskının devam etmesine neden oldu.




