Uzun süren göz teması, konuşurken size doğru yönelmesi, yanınızda daha fazla vakit geçirmek istemesi... Birinin bizden hoşlanıp hoşlanmadığını davranışlarından gerçekten anlayabilir miyiz?
Özellikle flört döneminde karşı tarafın her hareketine anlam yüklemek oldukça kolay. Ancak tek bir bakışın veya fiziksel yakınlığın romantik ilginin kanıtı olduğunu düşünmek yanıltıcı olabiliyor.
Türkinform’a konuşan İnsan Tanıma Yöntemleri ve Beden Dili Uzmanı Dr. Murat Kaplan, hoşlanmanın beden diline yansıyabileceğini ancak doğru değerlendirme için birden fazla işaretin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
HOŞLANMA BEDEN DİLİNE YANSIYABİLİYOR
Birinin karşısındaki kişiden hoşlandığında bazı davranışlarının değişebileceğini belirten Kaplan; göz temasının artması, kişiye doğru yönelme, konuşmayı sürdürmek için fırsat yaratma, fiziksel olarak daha yakın durma ve yüz ifadesinin daha canlı hale gelmesini olası ilgi göstergeleri arasında sıraladı.
Ancak bu davranışlardan yalnızca birinin görülmesi, Kaplan’a göre romantik ilgi olduğu sonucuna varmak için yeterli değil.
“Bir insan size bakıyor diye sizden hoşlanıyor, size yaklaşıyor diye romantik ilgi duyuyor diyemeyiz.”
HAREKETLERİNİZİ TAKLİT EDİYORSA NE ANLAMA GELİYOR?
Hoşlanma söz konusu olduğunda dikkat çeken davranışlardan biri de “aynalama”.
Kaplan, kişinin farkında olmadan karşısındaki insanın oturuşunu, el hareketlerini veya konuşma ritmini benzer şekilde kullanmasının iki kişi arasındaki sosyal uyumun göstergelerinden biri olabileceğini belirtti.
Ancak aynalama davranışı da tek başına romantik ilginin kanıtı olarak değerlendirilmemeli.

HERKESE Mİ BÖYLE, SADECE SİZE Mİ?
Karşı tarafın davranışlarını anlamlandırırken dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan birinin, aynı davranışları diğer insanlara da gösterip göstermediği olduğunu belirten Kaplan, kişinin iletişim tarzının göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Bazı insanların doğal olarak daha yoğun göz teması kurduğunu, bazılarının ise sosyal ilişkilerinde daha sıcak ve fiziksel bir iletişim biçimine sahip olduğunu ifade eden Kaplan şöyle konuştu:
“Hoşlanmayı anlamada en güvenilir yaklaşım, birden fazla işaretin aynı anda ortaya çıkıp çıkmadığına ve kişinin davranışının size özel olup olmadığına bakmaktır.”
Kaplan, herkesle benzer biçimde iletişim kuran bir kişinin size de aynı davranmasının romantik ilgi açısından güçlü bir işaret olmadığının altını çizdi.
TEK BİR HAREKETE ANLAM YÜKLEMEYİN
Beden dili konusunda en sık yapılan hatanın tek bir hareketi değişmez bir anlama sahipmiş gibi yorumlamak olduğunu belirten Kaplan, bu yaklaşımın yanlış sonuçlara götürebileceğini söyledi.
“Kollarını bağlayan kişi her zaman kendini kapatmış değildir; üşüyor olabilir. Gözlerini kaçıran kişi mutlaka yalan söylemiyordur; utangaç olabilir. Size yaklaşan kişi sizden hoşlanıyor da olabilir, sadece sosyal olarak sıcak bir insan da olabilir.”
Bu nedenle beden dilini değerlendirirken bağlamın, kişinin alışılmış davranışlarının ve davranışların sürekliliğinin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

“BEDEN DİLİ ZİHİN OKUMA YÖNTEMİ DEĞİL”
Bir kişinin bakışından, oturuşundan veya tek bir hareketinden kesin bir hükme varmanın doğru olmadığını vurgulayan Kaplan, beden dilinin ancak olasılıklar konusunda ipucu sağlayabileceğini belirtti.
Kaplan, beden dilini yorumlarken yapılması gereken temel ayrımı şu sözlerle özetledi:
“Beden dili insanları okumak için bir zihin okuma yöntemi değildir. Bize karşımızdaki kişinin duygusal durumuyla ilgili ihtimaller sunar. Gerçeği öğrenmenin en güvenilir yolu ise hâlâ açık iletişimdir.”




