Seçim sonrasında konuşan Çelik, yaşananları kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, “Saygıdeğer yurttaşlarımız, bugün Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek bir gün yaşandı. Üsküdar seçimi AK Parti kazanmadı. Üsküdar’da seçimi Kartal Adliyesi’ndeki savcılar, İstanbul Valisi Davut Gül kazandı” ifadelerini kullandı.
Çelik, aynı ifadeyi tekrarlayarak, “Tekrar ediyorum. Bugün Üsküdar’da Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçmiş bir gün yaşandı. Burada seçimi AK Parti kazanmadı. Burada seçimi Kartal Adliyesi’ndeki savcılar ve İstanbul Valisi Davut Gül kazandı. Neler yaşandı, İstanbul kadar neler yaşandı? Bugün ne yaşandı? Bunları teker teker Türkiye kamuoyuyla paylaşacağız” diye konuştu.
“SİBEL TAN ÇETİNKAYA BAŞKAN VEKİLİ SEÇİLDİ”
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından yapılan ilk başkan vekilliği seçimini hatırlatan Çelik, sürecin devamında yaşananları şöyle anlattı:
“Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı. Beş Ağustos’ta burada bir belediye başkan vekilliği seçimi gerçekleşti. Sibel Tan Çetinkaya belediye başkan vekili olarak seçildi. Sonrasında hukuksuz bir seçimi iptal ettiler. Hukuksuz bir biçimde seçimi iptal ettiler. Ve geçtiğimiz cumartesi gününe bir seçim koydular. Çoğunluk sağlanamadı. Bugün sabah saat dokuzda yeniden Üsküdar Meclisi toplandı.”
“SEKİZ MECLİS ÜYEMİZ KARTAL ADLİYESİ’NE DAVET EDİLDİ”
Çelik, ilk operasyonun gerçekleştiği günden başkan vekilliği seçimine kadar Üsküdar’da yaşandığını öne sürdüğü gelişmeleri anlattı.
“Peki ilk operasyonun gerçekleştiği günden bugüne kadar ve birinci meclis başkan vekilliği seçiminden bugüne kadar Üsküdar’da neler yaşandı? Tam sekiz tane meclis üyemiz Kartal Adliyesi’ne davet edildi. Savcılar Kartal Adliyesi’nde meclis üyelerimizi yargı tacizi, yargı baskısı altına aldılar. Yetmedi, iki meclis üyemiz sırf oy kullanamasınlar diye tutuklandılar. Yetmedi, dört meclis üyemiz transfer edildi ve bir siyasi partinin rozeti takıldı.”
AHMET BAŞBAYDAR İDDİASI
Çelik, AK Parti’ye geçtiğini belirttiği Ahmet Başbaydar üzerinden seçim sürecine ilişkin bir iddia ortaya attı.
“Şimdi bu dört transferle ilgili gerçekleri birer birer Türkiye kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bunlardan bir tanesi Ahmet Başbaydar. Ahmet Başbaydar, birinci seçimde üçüncü ve dördüncü tur arası meclis üyelerinin söz alıp tek tek Sibel Tan Çetinkaya’ya oy vereceğine yönelik söz verdikleri aşamada ‘Ben AK Parti’ye oy verdim. Tekrar vereceğim. Çünkü terör örgütünden benim oğlum ceza... terör örgütü üyeliğinden şu anda İngiltere’de, 15 yıldır Türkiye’ye gelemiyor. Adalet Bakanlığı benim terör örgütünden ceza almış oğlumu getirme sözü verdi’ dedi.”
Çelik, bu sözlerin Başbaydar’ın kendi ifadesi olduğunu savunarak, “Kıymetli yurttaşlarımız, Ahmet Başbaydar’ın 40 kişinin içerisindeki kendi ifadesidir bu. AK Parti ve onun yargı kolları, Adalet Bakanlığı, Üsküdar Belediyesi seçimlerinde bir kişi kendilerine oy versin diye Ahmet Başbaydar’ın 40 kişinin içerisindeki ifadesiyle terör örgütünden 15 ceza almış, 15 yıldır Türkiye’ye dönemeyen bir kişiyi Türkiye’ye getirme sözü vermiştir” dedi.
HÜSEYİN KAZAN HAKKINDA ORTAYA ATILAN İDDİA
Çelik, ikinci transfer olduğunu belirttiği Hüseyin Kazan hakkında ise Üsküdar’da konuşulan iddiaları gündeme getirdi.
“İkinci kişi, ikinci transfer olan kişi Hüseyin Kazan. Burada Üsküdar’da iddialar var. Meclis üyeleri ve Üsküdar sokakları konuşuluyor. Diyorlar ki Hüseyin Kazan’ın oğlu, birinci seçimden kısa bir süre önce adli bir meseleden cezaevindeydi ve bulunduğu cezaevinden oy karşılığında şartlı tahliye edildi.”
Çelik, söz konusu iddianın kamuoyunda konuşulduğunu belirtirken, bu konuda ayrıca değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.
“AYHAN AYDIN, SAVCI TARAFINDAN TUTUKLANMAKLA TEHDİT EDİLDİĞİNİ SÖYLEDİ”
Çelik, üçüncü transfer olduğunu belirttiği Ayhan Aydın ile ilgili ise daha önce kamuoyuna açıklanmadığını söylediği bir olayı anlattı.
“Ve üçüncü meclis üyesi, bunu bugün ilk kez Türkiye kamuoyuna açıklıyoruz. Ayhan Aydın, transfer edilen üçüncü meclis üyesi. Ben ve milletvekilimiz şu anda burada, Suat Özçağdaş. Kendisi rozeti taktıktan sonra kendisine bir telefon açıldı, yanımızda. Hoparlöre verildi. Ve kendisi hüngür hüngür ağlayarak, Ayhan Aydın, hüngür hüngür telefonda benim de milletvekilimiz Suat Özçağdaş’ın da duyacağı şekilde ‘Beni savcı tutuklamayla tehdit etti. Benim oğlum engelli, benim eşim engelli. Bunlara kim bakacak? Benim gönlüm razı değil. Vicdanım razı değil. Engelli çocuğum var. Engelli eşim var. Ben tutuklanırsam onlara bakacak kimse kalmaz’ diye ben bunlara teslim oldum dedi.”
Çelik, Ayhan Aydın’ın bu sözleri ağlayarak söylediğini öne sürerek, “Hüngür hüngür ağlayarak telefonu kapattı. Buradan, buradan, buradan bu uygulamayı gerçekleştirenlere sesleniyorum. Sizler var ya, engelli çocuğu olan, engelli kadını olan bir insanı teslim aldınız. Baskıyla, korkuyla, sindirerek teslim aldınız. Siz var ya siz, siz insanlık onurunu ayaklar altına aldınız. Siz, siz Üsküdar’da insanlık onurunu ayaklar altına aldınız. Ayaklar altına aldınız” ifadelerini kullandı.
TAHSİN USTA HAKKINDA “500 BİN DOLAR, 1 MİLYON DOLAR” İDDİALARI
Çelik, dördüncü transfer olduğunu belirttiği Tahsin Usta hakkında ise farklı iddiaların konuşulduğunu söyleyerek, “Ve geliyoruz Tahsin Usta. Konuşuyor insanlar. 500 bin dolar diye iddia edenler var. 1 milyon dolar diye iddia edenler var. Parayla, makam teklifiyle teslim olduğunu söyleyenler var" diye konuştu.
“DÖRT MECLİS ÜYESİ ŞEHİR DIŞINDA BİR OTELDE DÖRT GÜN TUTULDU” İDDİASI
Çelik, AK Parti’ye geçtiğini belirttiği dört meclis üyesinin seçim öncesinde şehir dışında tutulduğunu da öne sürdü.
“Şimdi bu dört meclis üyesi transfer olduktan sonra ne oldu? Birisinin Afrika’dan kardeşi geldi, bu yanlışı yapma diye kendisine ulaşmaya çalıştı. Birisinin ailesi kendisine ulaşmaya çalıştı. Bu insanlar şehir dışında bir otelde dört gün boyunca kampta tutuldu ve başlarına devletimizin, milletimizin polisi dikildi.”
Çelik, bu sürecin içerisinde savcılar, İstanbul Valisi Davut Gül ve polislerin bulunduğunu iddia ederek, “Yani işin içerisinde savcılar var. İşin içerisinde İstanbul Valisi Davut Gül var. İşin içerisinde devletin polisleri var. Böyle bir şey olur mu? Hepimizin canını, malını korumakla görevli olan polisler bu işe alet edilir mi? Dört meclis üyesinin başında günlerce bir otelde bekletilir mi?” dedi.
Çelik, bu iddiasının dayanağının da Ayhan Aydın’ın Suat Özçağdaş’ın duyduğunu söylediği ifadeler olduğunu belirterek, “Biz bir oteldeyiz ve polis şu anda başımızda bekliyor diye” ifadelerini kullandı.
“İKİ MECLİS ÜYESİ DAHA GİZLİ KAPAKLI ŞEKİLDE ÜSKÜDAR HALKININ İRADESİNE İHANET ETTİ”
Seçim günü iki meclis üyesinin daha AK Parti lehine tutum aldığını öne süren Çelik, “Ve bugün iki meclis üyesi daha gizli kapaklı bir şekilde Üsküdar halkının iradesine ihanet etti. Birisini tespit etmek için arkadaşlarımız çalışıyor. Bir tanesi Onur Bayav" ifadelerini kullandı.
Çelik, Onur Bayav hakkında da belediye içerisinde konuşulduğunu öne sürdüğü iddiaları gündeme getirerek, “Meclis üyelerinin ve belediyenin içerisinde Onur Bayav’la ilgili konuşulanlar, ne tesadüf ki Onur Bayav’ın patronunun da savcılığa çağrıldığı, Onur Bayav’ın da yine adliye marifetiyle, savcılık marifetiyle tehdit edildiği şu anda Üsküdar Belediyesi’nin içerisinde ve meclis üyeleri içerisinde konuşuluyor” dedi.
“İSTANBUL VALİLİĞİ BELEDİYEYİ DEMİR BARİYERLERLE ABLUKA ALTINA ALDI”
Çelik, belediye çevresindeki güvenlik önlemlerini de eleştirerek, “Şimdi geliyoruz buradaki manzaraya. Bugün burada İstanbul Valiliği bir ayı 360 derecelik demir bariyerlerle bir abluka altına aldı ve ne yazık ki Türkiye’ye gerçekleri anlatması gereken gazeteciler yine belediyeden içeriye alınmadı" diye konuştu.
Milletvekillerinin belediyeye girebildiğini belirten Çelik, ardından İstanbul Valiliği’nin uygulamalarına ilişkin eleştirilerini sıraladı.
“İSTANBUL VALİSİ AK PARTİ’YE SAAT AVANTAJI SAĞLAMAYA ÇALIŞTI”
Çelik, ilk başkan vekilliği seçiminin saatinin belirlenmesinden ikinci seçimin tarihine kadar Valilik tarafından yapılan işlemlerin AK Parti lehine olduğunu öne sürdü.
“Peki milletvekilleri girdi. Sadece siyasi partiler yönünden İstanbul Valisi’nin uygulamalarına gelelim. İstanbul Valisi bir kere birinci seçimi en erken saate koyarak AK Parti’ye saat avantajı sağlamaya çalıştı. İkinci seçimi üç belediye meclis üyesi gözaltındayken geçtiğimiz cumartesi gününe seçim kararı aldı, yangından mal kaçırılması için elinden gelen çabayı sarf etti.”
Çelik, Valiliğin siyasi parti temsilcilerinin belediyeye girişine ilişkin kararını da eleştirdi:
“Başka ne yaptı? Sırf ben içeriye girmeyeyim diye, ilçe başkanı içeriye girmesin diye şöyle bir yazı yayınladı İstanbul Valisi Sayın Davut Gül. Dedi ki grubu olmayan partiler belediye binasından içeriye giremez. Biz de alelacele Yeni Parti olarak bir grup kurduk. Dilekçemizi İstanbul Valiliği’ne gönderdik. Savcılığa gönderdik. Arkasından Valilik bir yazı daha yayınladı. Hiçbir siyasi partinin il başkanı, ilçe başkanı ve temsilcisi giremez.”
Çelik, tutuklu iki meclis üyesinin de oylamaya katılamadığını belirterek, “Şu anda iki arkadaşımız tutuklu vaziyette. İki kişi tutuklu olduğu için bugün oy kullanamadı” dedi.
“KARTAL ADLİYESİ’NDEKİ SAVCILARA SESLENİYORUM”
Çelik, daha sonra Kartal Adliyesi’nde görev yapan savcılara yönelik eleştirilerini dile getirdi. Çelik, “Şimdi ben önce Kartal Adliyesi’nde bu uygulamaları gerçekleştiren savcılara şunu ifade etmek isterim. Devletin dini adalettir diyoruz ya. Devletin temeli adalettir diyoruz ya. Adalet mülkün temelidir diyoruz ya" dedi. Çelik, adalete olan güvenin azaldığını savunarak, “Siz bugün insanların adalete olan güveni zaten yüzde 15’lere, yüzde 20’lere inmiş. Bunu bugün yerle bir ettiniz. Siz bugün adalete olan güveni bir kez daha ettiniz” ifadelerini kullandı.
Çelik, savcılık makamlarının seçim sürecinde kullanıldığını öne sürerek, “Burada bir siyasi parti bir meclis başkan vekilliği seçimini kazansın diye Kartal Adliyesi’ndeki savcılık odalarını seçim ofisine çevirdiniz. Siz adaletin temeliyle oynadınız” dedi.
Türkiye’de yaşayan insanların can ve mal güvenliğinin adalete emanet olduğunu belirten Çelik, “Oysa Türkiye’de yaşayan 86 milyon vatandaşın can güvenliği, mal güvenliği, her şeyi öncelikle bu ülkenin adaletine emanet” diye konuştu.
VALİ DAVUT GÜL’E YÖNELİK ELEŞTİRİLER
Çelik, İstanbul Valisi Davut Gül’e doğrudan seslenerek seçim takvimine ilişkin eleştirilerini sürdürdü.
“Şimdi İstanbul Valisi Sayın Davut Gül. Sayın Davut Gül. Siz birinci seçimin saatini belirlerken, ikinci seçimin saatini insanlar gözaltındayken belirlediniz. Oysa daha önce Ataşehir’de 10 gün sonrasına, parti ilçelerde 6-7 gün sonrasına seçimler koymuş birisi olarak siz ikinci seçimi insanlar gözaltındayken koydunuz.”
Çelik, Valiliğin kendisinin belediye binasına girişini engellediğini de öne sürerek, “Sayın Vali, siz bizim buraya girmemizi engellemek için elinizden geleni yaptınız” dedi.
“İSTANBUL VALİLİĞİ’Nİ BİR SİYASİ PARTİNİN SEÇİM OFİSİNE DÖNÜŞTÜRDÜNÜZ”
Çelik, Vali Gül’e yönelik eleştirisini sertleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Davut Gül, şu anda İstanbul Valiliği’nin tabelasına bir ampul fotoğrafını asarsanız buna Türkiye’de şaşıran hiç kimse kalmayacak. Bunu size açık ve net olarak söylüyoruz. Siz İstanbul Valiliği’ni bir siyasi partinin seçim ofisine dönüştürmüş durumdasınız.”
AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI’NA DA TEPKİ GÖSTERDİ
Çelik, AK Parti İstanbul İl Başkanı’na yönelik de sert sözler kullandı.
“Şimdi geliyoruz, geliyoruz. Hani dedim ya burada Üsküdar’da seçimi AK Parti kazanmadı, burada seçimi savcılar ve İstanbul Valisi Davut Gül kazandı diye. AK Parti’nin il başkanı... Savcılar tehdit eder. Onlar transfer için insanları zorlarlar. Sen de onların yanında dikilip sırıtarak ancak fotoğraf çektirirsin.”
Çelik, “Senin başka bir becerin, başka bir meziyetin olmadığını da geçmiş seçimlerde hep beraber gördük. Bundan sonra da Türkiye görecek. Bu, senin siyasal yaşamına da bu yapılan uygulamalar, o verdiğin transfer fotoğrafı bir utanç lekesi olarak geçecek” ifadelerini kullandı.
“ÜSKÜDAR HALKININ HAKKI SİZE HELAL DEĞİLDİR”
Çelik, AK Parti’ye geçtiğini belirttiği meclis üyelerine de tepki gösterdi. Çelik, “Şimdi geliyoruz Üsküdar halkının iradesini satanlara. Dört tanesi açık açık, iki tanesi gizli gizli. Üsküdar halkının hakkı size helal değildir kardeşim. Üsküdar’daki seçmenlerin hakkı size helal değildir. Sinem Dedetaş’ın hakkı size helal değildir" diye konuştu.
Çelik, seçim sürecinde CHP/YENİ Parti tarafında kaldığını belirttiği 19 meclis üyesine teşekkür ederek, “Yol arkadaşlarınıza teşekkür ediyorum. 19 meclis üyemiz türlü tehditlerle, türlü baskılarla... Aha işte Mithat Bey gözaltına alındı. Gözaltında kaldı. Çıktı, yine iradesine sahip çıktı” dedi.
Çelik, “Bütün baskılara boyun eğmeyen 19 meclis üyemize teşekkür ediyorum. O iradesini satan meclis üyeleri, yol arkadaşlarının ve bizim hakkımız size helal değildir kardeşim” ifadelerini kullandı.
“SANDIK MİLLETİN ÖNÜNE GELECEK”
Çelik, seçim sonucunun ileride yapılacak genel seçimlerde halk tarafından değerlendirileceğini savunarak, “Kırk iki kişinin oy kullandığı bir seçimde savcılıkları, valilikleri, kolluk gücünü, bürokrasiyi devreye sokarak bir iş yapmış olabilirsiniz. Ama er ya da geç bu sandık milletin önüne gelecek" dedi. Çelik, siyasi iktidara yönelik eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Çünkü bu sandık milletin önüne geldiğinde bir avuç oligark var bir tarafta, yargıyı siyasallaştıran, medyayı tekeli altına alan, devlet kurumlarını, bürokrasiyi partizanlaştıran bir tarafta da Türkiye’de 86 milyon millet var.”
Çelik, “Millet sandıkta kaybettiğinizi masa başında kazanmanıza izin vermeyecek. Sandık milletin önüne gelecek. Üsküdar bugünün hesabını soracak. İstanbul bugünün hesabını soracak. Türkiye bugünün hesabını soracak. Bu kötülüğü millet asla cezasız bırakmayacak” dedi.
“KARARLILIKLA MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Çelik, konuşmasının sonunda YENİ Parti’nin mücadeleyi sürdüreceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Biz yüzümüzü millete döndük. Milletle birlikte kararlı bir şekilde yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’le, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’yla, 16 milyon İstanbulluyla, 86 milyon yurttaşımızla kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Çelik, sözlerini, “Yemin içiyoruz, ant içiyoruz, bu kararlılık kaybedecek, millet kazanacak” ifadeleriyle tamamladı.





