Rahim ağzı kanseri taramasında HPV testinin pozitif çıkması, birçok kadında endişeye neden oluyor. Özellikle HPV pozitifliği tespit edilmesine rağmen smear sonucunun normal olması, testlerin ne anlama geldiği ve nasıl bir yol izlenmesi gerektiği sorularını gündeme getiriyor. TÜRKINFORM'a konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Murat Seval, HPV ve smear testlerinin rahim ağzı kanseri taramasında önemli araçlar olduğunu belirterek düzenli takiplerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
HPV POZİTİF ÇIKMASI KANSER ANLAMINA MI GELİYOR?
HPV testi, rahim ağzındaki hücrelerde yüksek riskli insan papilloma virüsü tiplerinin bulunup bulunmadığını araştırıyor.
Test sonucunun pozitif olması, kanserle ilişkili olabilen HPV tiplerinden birinin tespit edildiğini gösteriyor. Ancak bu durum, kişinin rahim ağzı kanseri olduğu anlamına gelmiyor.
ABD Ulusal Kanser Enstitüsünün verilerine göre HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınabiliyor. Bununla birlikte yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı hale gelmesi, rahim ağzı hücrelerinde zaman içerisinde değişikliklere yol açabiliyor.
Prof. Dr. Mehmet Murat Seval'in kadın sağlığına ilişkin değerlendirmelerinde vurguladığı düzenli tarama yaklaşımı, bu değişikliklerin erken dönemde tespit edilmesi açısından önem taşıyor.
HPV POZİTİF AMA SMEAR NORMAL OLABİLİR Mİ?
HPV testi ile smear testi aynı şeyi araştırmıyor.
HPV testi, rahim ağzı kanseriyle ilişkili olabilen virüs tiplerini tespit etmeyi amaçlarken smear testi, rahim ağzı hücrelerinde anormal değişiklikler bulunup bulunmadığını değerlendiriyor.
Bu nedenle HPV testinin pozitif olmasına rağmen smear sonucunun normal çıkması mümkün.
Böyle bir sonuç, test sırasında rahim ağzı hücrelerinde anormal değişiklik görülmediğini ancak yüksek riskli HPV enfeksiyonunun tespit edildiğini gösterebiliyor.
TÜRKINFORM'a yaptığı değerlendirmelerde Prof. Dr. Mehmet Murat Seval, rahim ağzı kanseri taramalarının yaşa ve kullanılan yönteme uygun aralıklarla gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
HPV 16 VE HPV 18 NEDEN ÖNEMLİ?
Yüksek riskli HPV tiplerinin tamamı aynı düzeyde risk taşımıyor.
Özellikle HPV 16 ve HPV 18, rahim ağzı kanseriyle güçlü ilişkileri nedeniyle tarama ve takip süreçlerinde ayrı önem taşıyor.
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin klinik rehberlerine göre HPV 16 veya HPV 18 pozitifliği tespit edilen kişilerde, smear sonucu normal olsa bile kolposkopi değerlendirmesi önerilebiliyor.
Diğer yüksek riskli HPV tiplerinde ise takip planı, kişinin test sonuçlarına ve tıbbi geçmişine göre farklılaşabiliyor.
Bu nedenle yalnızca test sonucunda “HPV pozitif” yazması, uygulanacak işlemin belirlenmesi için her zaman yeterli olmuyor.

HPV POZİTİF OLAN HERKESE KOLPOSKOPİ YAPILIR MI?
HPV pozitifliği bulunan her hastaya aynı işlemin uygulanması gerekmiyor.
Kolposkopi, rahim ağzının özel bir büyütme cihazıyla ayrıntılı biçimde incelenmesini sağlayan bir yöntem olarak kullanılıyor.
Bu incelemeye ihtiyaç duyulup duyulmadığı belirlenirken HPV tipi, smear sonucu, kişinin yaşı ve geçmiş tarama sonuçları birlikte değerlendiriliyor.
Prof. Dr. Mehmet Murat Seval'in koruyucu kadın sağlığına ilişkin dikkat çektiği önemli noktalardan biri de kontrollerin kişinin risk durumuna göre planlanması.
Seval, her kadın için geçerli tek bir kontrol takvimi bulunmadığını, yaşın ve bireysel risk faktörlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
HPV TESTİ NE ZAMAN TEKRARLANMALI?
HPV pozitifliği sonrasında testin ne zaman tekrarlanacağı, enfeksiyonun tipine ve eşlik eden diğer bulgulara göre değişebiliyor.
Bazı hastalarda belirli bir süre sonra yeniden HPV testi veya HPV-smear birlikte taraması önerilirken bazı durumlarda ileri inceleme gerekebiliyor.
Uluslararası klinik rehberlerde, uygun risk grubundaki bazı hastalar için bir yıl sonra kontrol önerisi bulunuyor. Ancak bu süre herkes için geçerli değil.
Prof. Dr. Mehmet Murat Seval'in de önemine dikkat çektiği düzenli rahim ağzı kanseri taramaları, olası hücresel değişikliklerin erken fark edilmesine katkı sağlıyor.
HPV testi pozitif çıkan kişilerin sonuçlarını kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte değerlendirmesi, önerilen takipleri aksatmaması ve yalnızca tek bir test sonucuna bakarak kanser tanısı koymaya çalışmaması gerekiyor.





