Ankara'da Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen çapraz böbrek nakli, iki aileye umut oldu. Böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören 1,5 yaşındaki Hatice Duru Okur ile 8 yaşındaki Hatice Mehlika Keskin, kendi babalarından değil, birbirlerinin babalarından yapılan böbrek nakliyle hayata tutundu. 22 Ekim'de gerçekleştirilen operasyonlarda Hatice Duru'nun babası Ejder Okur, böbreğini Hatice Mehlika'ya; Hatice Mehlika'nın babası Ali Keskin ise böbreğini Hatice Duru'ya bağışladı.
ÇAPRAZ NAKİL İKİ AİLEYE UMUT OLDU
Kahramanmaraş'ta yaşayan Okur ailesi, kızları Hatice Duru henüz 2 aylıkken gözlerinde meydana gelen şişlik nedeniyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde böbrek yetmezliği teşhisi konulan küçük çocuk, tedavi için Ankara'ya getirildi ve Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde takibe alındı. Yozgat'ta yaşayan Keskin ailesinin 8 yaşındaki kızı Hatice Mehlika da 4 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele ediyordu. Tedavi sürecinde Ankara'ya gelen ailelerin çocukları için yapılan tetkiklerde dikkat çeken bir eşleşme ortaya çıktı. Hatice Duru'nun babası Ejder Okur'un böbreği Hatice Mehlika ile uyum sağlarken, Ali Keskin'in böbreği de Hatice Duru ile eşleşti. Bunun üzerine iki baba, kendi çocukları yerine birbirlerinin çocuklarına böbrek bağışlamayı kabul etti. 22 Ekim'de gerçekleştirilen operasyonlarda Ali Keskin, böbreğini Hatice Duru'ya; Ejder Okur ise böbreğini Hatice Mehlika'ya verdi. Başkent Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve ekibinin gerçekleştirdiği operasyonların ardından iki çocuk da sağlığına kavuştu.

1,5 YAŞINDAKİ HASTA EN KÜÇÜK ÇAPRAZ NAKİL VAKASI OLDU
Operasyonun dikkat çeken ayrıntılarından biri de Hatice Duru'nun yaşı oldu. 1,5 yaşındaki Hatice Duru Okur, çapraz böbrek nakli yapılan en küçük hasta olarak kayıtlara geçti. Nakille sağlığına kavuşan 8 yaşındaki Hatice Mehlika Keskin, organ bağışının önemine dikkat çekti. Ejder Okur'a teşekkür eden küçük çocuk, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:
"Ejder ağabey, bana böbreğini bağışladı. Ona çok teşekkür ediyorum. Benim babam da Duru'ya böbreğini verdi. İlk önce onlar girdi ameliyata, sonra biz girdik. Biraz ağrılı bir süreç oluyor ama geçiyor. Organ bağışı hayat kurtarır. Hayat kurtarmak için organ bağışı yapın. Bizim gibi bir sürü çocuk var. Onlara yardım edin, onların da canını kurtarın. O çocuklar da iyi olsunlar."
'EN BÜYÜK MİRAS ORGAN BAĞIŞI'
Hatice Mehlika'nın annesi Kübra Keskin, kızının 4 yıldır böbrek yetmezliğiyle mücadele ettiğini, 1,5 yıldır da diyaliz tedavisi gördüğünü belirtti. Kendisi ve eşinin böbreklerinin kızlarıyla uyum sağlamadığını anlatan Keskin, çapraz nakil sayesinde iki çocuğun da sağlığına kavuştuğunu söyledi. Kübra Keskin, yaşadıkları süreci ve organ bağışının önemini şu sözlerle dile getirdi:
"Hatice Mehlika'ya benim ve eşimin böbrekleri uyum sağlamadı. Ejder Okur'un böbreği Hatice Mehlika'ya, eşim Ali Keskin'in böbreği de Hatice Duru'ya uydu. Böylelikle çapraz nakil gerçekleşti. Çok şaşırtıcıydı. Hayattan umudun kesilmemesi gerektiğini anlatıyor aslında. Organ bağışlamak gerçekten çok muhteşem bir şey. İnsanlar vücut bütünlüğünün bozulmasını istemiyorlar. Fakat bu hayata bırakacakları en büyük miras, bence organ bağışı. İnsanlar hiç korkmasınlar. Hayat kurtarmak çok farklı bir duygu. Yani o duyguyu yaşamak, o bağışı yapmak çok yüce bir gönül istiyor."
'BİRBİRİMİZİN KIZLARININ CANLARINI KURTARDIK'
Hatice Duru'nun babası Ejder Okur, yaklaşık 1,5 yıldır kızının hastalığıyla mücadele ettiklerini belirterek, nakil sürecinin ardından yaşadıkları mutluluğu anlattı. Kızına böbreğini veremediğini ancak çapraz nakil sayesinde başka bir çocuğun hayatına dokunduğunu söyleyen Okur, şu ifadeleri kullandı:
"Allah'a şükür şimdi nakil olduk ve sağlığımıza kavuştuk. İlk başta çok üzüldük, çok ağladık. Ama kızımızın da sağlığına kavuşması için bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Ben kendi kızıma böbreğimi veremedim. Hatice Mehlika ile de çapraz eşleşmeye girdik. Onun babasınınki benim kızıma uydu, benim böbreğim onun kızına uydu. Birbirimizin kızlarının canlarını kurtardık. Şu an hala rüyada gibiyiz. Çünkü 1,5 seneden beri sürekli nakil olmanın hayalini kuruyorduk."
Kızının çapraz nakil yapılan en küçük hasta olduğunu ameliyattan sonra öğrendiğini belirten Ejder Okur, organ bağışı çağrısını yineledi:
"Kızım en küçük çapraz nakil olan hastaymış. Biz de ameliyat olduktan sonra öğrendik. İnşallah diğer yavrularımız da sağlığına kavuşur. Daha küçük yavrularımız da sağlığına kavuşur. Organ bağışı hayat kurtarır. Herkes organ bekliyor. Birçok hasta var bekleyen. Organ bağışlayalım, hayat kurtaralım. Organlar toprak olmasın, gitmesin. O organla yaşamını sürdürebilecek bir sürü hasta var. Organ bağışlayalım, hayat kurtaralım."
HABERAL: HASTA SAYISI ÇOK AMA YETERİ KADAR ORGAN YOK
Operasyonu gerçekleştiren ekipte yer alan Başkent Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal, organ bekleyen hasta sayısının yüksek olduğunu ancak yeterli sayıda organ bulunmadığını söyledi. Çapraz naklin bu soruna yönelik alternatif yöntemlerden biri olduğunu belirten Haberal, organ bağışının önemini şu sözlerle anlattı:
"Hasta sayısı çok ama yeteri kadar organ yok. Öyle olunca tabii birtakım alternatifler üretmek durumundayız. Onlardan bir tanesi çapraz nakil. Dünyada birçok insan sağlam organlarıyla aramızdan ayrılıyor. Onun için sağlam organlarıyla ölen insanların organlarından ne kadar yararlanabilirsek o kadar kronik böbrek, karaciğer, ne kadar kalp hastası, ne kadar kronik organ ve doku hastası varsa onlara daha fazla hizmet etmiş oluruz. Her 2 kızımıza da birbirinin babalarının böbrekleri uyuyordu, onlara taktık. Her ikisi de gayet iyi durumda. Tabii söylediğim gibi bu bir alternatif. Ama esas alternatif, ölen insanların organlarından yeteri kadar yararlanabilmektir. Şimdi biz de mükemmel yasa olmasına rağmen ancak yüzde 30 oranında yararlanabiliyoruz."
Organ naklinin ardından hastalar için yeni bir yaşam sürecinin başladığını vurgulayan Haberal, "Bu hastaların hayatı ameliyat masasında değişiyor. Böbreği takıyoruz, böbrek çalışmaya başlıyor ameliyat masasında. Karaciğeri takıyoruz, karaciğer çalışmaya başlıyor ameliyat masasında. Yaşam orada başlıyor. Onun için ben insanlarımıza çok teşekkür ediyorum" dedi.





