Ülkenin koruma altındaki bölgelerinde inşa edilmesi planlanan lüks tatil köyü projesi nedeniyle binlerce kişi sokaklara dökülürken, protestolarda taşınan pankartlar dikkat çekti. Göstericiler, "Arnavutluk satılık değildir", "Ivanka eve dön" ve "Ülkemiz Epstein artıklarına satılık değildir" sloganlarıyla hükümete ve yatırımcılara tepki gösterdi.

İKİNCİ BİR EPSTEİN ADASI MI?
Tartışmaların odağında Arnavutluk kıyılarındaki Sazan Adası bulunuyor. Bir dönem askeri üs olarak kullanılan ve bugün Karaburun-Sazan Deniz Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan ada, Jared Kushner'in yatırım şirketi Affinity Partners tarafından desteklenen yaklaşık 1,4 milyar euroluk lüks turizm projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Proje kapsamında oteller, villalar, marina, restoranlar ve üst düzey turizm tesislerinin inşa edilmesi planlanıyor.
Ancak çevrecilere göre mesele yalnızca bir turizm yatırımı değil. Projenin uygulanacağı alan, Akdeniz fokları, deniz kaplumbağaları ve yüzlerce kuş türü için kritik öneme sahip hassas ekosistemleri barındırıyor. Uzmanlar, bölgenin Akdeniz'in en bakir kıyı alanlarından biri olduğunu belirtiyor.

BİNLERCE KİŞİ TİRAN SOKAKLARINA İNDİ
Başkent Tiran'da düzenlenen protestolara çevre örgütleri, sivil toplum kuruluşları, öğrenciler ve yerel halk katıldı. Göstericiler, hükümetin koruma altındaki bölgeleri yabancı yatırımcılara açtığını savunurken, projenin iptal edilmesini talep etti. Son günlerde yapılan eylemlerde zaman zaman polis ve özel güvenlik görevlileriyle protestocular arasında gerginlik yaşandı. Bazı gösterilere tazyikli suyla müdahale edildiği bildirildi.
Protestolar yalnızca çevresel kaygılarla sınırlı değil. Muhalif gruplar, yatırım sürecinde yeterli şeffaflığın sağlanmadığını ve koruma statüsündeki alanların özel şirketlere açılması için yasal düzenlemeler yapıldığını öne sürüyor.
EPSTEIN GÖNDERMESİ GÜNDEM OLDU
Protestoların en çok konuşulan yönlerinden biri ise Jeffrey Epstein göndermeleri oldu. Bazı göstericiler ve sosyal medya kullanıcıları, Kushner'in ada projesini Epstein'ın özel adasıyla kıyaslayan sloganlar kullandı. "Ülkemiz Epstein artıklarına satılık değildir" ifadesi kısa sürede uluslararası medyanın da dikkatini çekti. Ancak bu iddiaların önemli kısmı sosyal medya kaynaklı olup, proje ile Epstein arasında doğrudan bir bağlantı olduğuna dair doğrulanmış resmi bir kanıt bulunmuyor.
Buna rağmen Epstein'ın geçmişte ABD'nin siyasi ve iş dünyasından birçok isimle kurduğu ilişkiler nedeniyle konu kamuoyunda sembolik bir tartışmaya dönüştü.

SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Tepkilerin büyümesi üzerine Arnavutluk Özel Yolsuzluk ve Organize Suçlarla Mücadele Savcılığı (SPAK), proje kapsamında kullanılan bazı arazi devirleri ve mülkiyet işlemlerine ilişkin inceleme başlattı. Soruşturma kapsamında yatırım sürecinde herhangi bir usulsüzlük olup olmadığı araştırılıyor.
Bu gelişme, protestocuların elini güçlendirirken hükümet ise yatırımın tüm yasal süreçlerden geçtiğini savunuyor.
BAŞBAKAN RAMA GERİ ADIM ATMADI
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ise tüm eleştirilere rağmen projeyi savunmayı sürdürüyor. Rama, yatırımın ülkeye milyarlarca dolarlık gelir sağlayacağını, yeni istihdam yaratacağını ve Arnavutluk'u üst gelir grubuna hitap eden önemli bir turizm merkezi haline getireceğini ifade etti. Başbakan, projenin durdurulmayacağını açık şekilde dile getirdi.

ARNAVUTLUK'TA TARTIŞMA BÜYÜYOR
Bir tarafta ekonomik kalkınma ve yabancı yatırım argümanı, diğer tarafta çevre koruma ve ulusal egemenlik endişeleri bulunuyor. Sazan Adası etrafında yaşanan kriz artık yalnızca bir turizm projesi tartışması olmaktan çıkmış durumda. Arnavutluk'ta birçok kişi için mesele, ülkenin doğal mirasının ve stratejik kıyılarının kimlerin kontrolüne bırakılacağı sorusuna dönüşmüş durumda.
Trump ailesiyle bağlantılı proje ilerledikçe protestoların da büyümesi bekleniyor. Son günlerde Tiran sokaklarında yankılanan "Arnavutluk satılık değildir" sloganı ise tartışmanın sembolü haline gelmiş durumda.





