Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen 4. İklim Haftası ve Bakü İklim Eylem Haftası’nın üst düzey açılış programına katıldı. COP başkanlıklarını yürüten ülkelerin bakanları, üst düzey temsilciler ve çeşitli kuruluşların yer aldığı programda konuşan Varank, iklim krizinin ülkelerin tek başına mücadele edebileceği bir sorun olmadığını vurguladı.

Varank, sel, kuraklık ve diğer iklim kaynaklı afetlerin sınır tanımadığına dikkat çekerek, küresel ölçekte ortak iradeye ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Türkiye’nin COP31 sürecinde özellikle kırılgan coğrafyaların sesini gündeme taşıyacağını belirten Varank, Antalya’da gerçekleştirilecek konferansın yalnızca hedeflerin açıklandığı değil, somut uygulamaların ve yatırımların hayata geçirildiği bir zirve olması gerektiğini ifade etti.

“İKLİM KRİZİ SINIR TANIMIYOR”

Varank konuşmasında, iklim krizinin etkilerinin ülkelerin sınırlarını aşan bir boyuta ulaştığını belirterek, “Sel suları sınır tanımıyor, kuraklık pasaport sormuyor. Kriz sınırları aşıyorsa bizim de sınırları aşan bir irade göstermemiz gerekiyor” dedi.

İklim adaletinin Türkiye’nin temel yaklaşımı olmaya devam edeceğini vurgulayan Varank, COP31 masasında iklim değişikliğinden en fazla etkilenen kırılgan bölgelerin taleplerinin gündeme taşınacağını söyledi. Şamahı ve Bakü’de gerçekleştirilen çalışmaların Antalya’daki zirve için önemli bir hazırlık süreci oluşturduğunu kaydetti.

COP31 UYGULAMA ODAKLI OLACAK

Türkiye’nin COP31 için belirlediği misyonun açık olduğunu ifade eden Varank, mevcut taahhütlerin artık somut projelere ve yatırımlara dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Varank, “Dünyanın yeni hedef listelerinden çok, mevcut hedefleri tarlada, sanayide ve şehirlerde eyleme dönüştürecek bir iradeye ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. Bu nedenle COP31’in “uygulama odaklı geleceğin COP’u” olarak tanımlandığını belirtti.

COP31 eylem gündeminde temiz enerji geçişi, sıfır atık, iklim dirençli şehirler, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, gıda güvenliği, okyanuslar ve denizler, dirençli sağlık sistemleri, Rio sinerjisi ve iklim uygulama köprüsü olmak üzere 10 öncelikli tema yer alacak.

2035 İÇİN YENİ HEDEFLER AÇIKLANDI

Varank, 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 35’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Küresel atık üretimindeki öngörülen artışın yarıya indirilmesi ve binalardaki enerji yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması da belirlenen hedefler arasında bulunuyor.

İmalat sektöründe geri dönüştürülmüş malzeme oranının en az yüzde 15’e çıkarılmasının planlandığını belirten Varank, iklim değişikliğinin 2030 yılına kadar eğitim müfredatlarına entegre edilmesinin ve 2035’e kadar toplum genelinde daha güçlü bir iklim farkındalığı oluşturulmasının amaçlandığını kaydetti.

Varank ayrıca, iklim uygulama köprüsüyle ülkelerin ulusal katkı beyanlarının hayata geçirilmesinin hızlandırılacağını ve yatırıma hazır proje portföyleri oluşturularak hedeflerle finansman arasındaki açığın azaltılacağını söyledi.

İKLİM FİNANSMANINDA TRİLYON DOLARLIK AÇIK

İklim hedeflerinin uygulanmasındaki en büyük sorunlardan birinin finansman olduğuna dikkat çeken Varank, küresel iklim finansmanı ihtiyacının yıllık 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu belirtti.

Mevcut finansman akışlarının ise yaklaşık 1,9 trilyon dolar düzeyinde kaldığını söyleyen Varank, bu açığın yalnızca kamu bütçeleriyle kapatılmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Bu nedenle bankalar, yatırımcılar ve özel sektörün yeşil dönüşüm sürecine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini belirten Varank, ihtiyaç duyan ülkeler ile finansman sağlayabilecek kuruluşların aynı platformda buluşturulmasının hedeflendiğini söyledi.

“ANTALYA’DA KÜRESEL İMECEYİ KURACAĞIZ”

Varank konuşmasının en dikkat çeken bölümünde, iklim krizine karşı uluslararası dayanışma çağrısında bulundu. Anadolu’nun “Tek taşla duvar olmaz” sözünü hatırlatan Varank, iklim krizinin tek bir ülkenin gücüyle durdurulamayacağını vurguladı.

Batum’dan havalanan uçak Rize açıklarında denize acil iniş yaptı
Batum’dan havalanan uçak Rize açıklarında denize acil iniş yaptı
İçeriği Görüntüle

“Türkçe’de imece dediğimiz bu birlikte çalışma kültürüne 19 Kasım gününü ayırdık. Teknolojiyi, finansmanı ve bilgiyi paylaştığımızda bu krizden birlikte güçlenerek çıkacağız. Antalya’da küresel imeceyi kuracağız” diyen Varank, COP31’in başarısının yayımlanan bildirgelerle değil, sahada ortaya çıkan dönüşümle ölçüleceğini söyledi.

Türkiye’nin Antalya’ya yalnızca daha güçlü hedeflerle değil, bu hedefleri hayata geçirecek ortaklıklar, projeler ve finansman imkanlarıyla ulaşmayı amaçladığını kaydeden Varank, sürecin diyalog, uzlaşı ve eylem temelinde yürütüleceğini ifade etti.

COP31 ANTALYA’DA DÜZENLENECEK

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya EXPO Alanı’nda gerçekleştirilecek.

Konferans kapsamında küresel iklim politikaları, finansman, enerji dönüşümü, şehirlerin dayanıklılığı, sanayi, eğitim ve sürdürülebilirlik başlıklarının ele alınması bekleniyor. 19 Kasım’da ise resmi müzakerelerin ve nihai anlaşma metinlerinin karara bağlanması öngörülüyor.

Kaynak: İHA