İngiltere'de gündeme gelen Cardiff mutabakatı, ülkenin anayasal bütünlüğü ve geleceği üzerine hararetli tartışmaları yeniden alevlendirdi. Geçmişte devasa bir imparatorlukken deniz aşırı sömürgelerinden çekilerek büyük bir dekolonizasyon süreci yaşayan Birleşik Krallık için, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın olası ayrılığı çok daha varoluşsal bir tehdit olarak algılanıyor. Bu durumun temel nedeni olarak ise söz konusu kurucu ülkelerin deniz aşırı toprakların aksine doğrudan ana kıta sahanlığı üzerinde ve sınır komşusu olmaları gösteriliyor. Toprak bütünlüğü tartışmalarının yaşandığı bu kritik eşikte, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Alihan Limoncuoğlu, Cardiff mutabakatının İngiliz iç siyasetine etkilerini ve ülkenin bir "Yugoslavya" gibi dağılıp dağılmayacağına yönelik öngörülerini paylaştı.

Dr Alihan Limoncuoglu Genel Secim Olsaydi Ak 17251441 1878 Amp

CARDİFF MUTABAKATI SİYASİ BİR ŞOV

Cardiff'te atılan imzaların ve ortaya konulan mutabakat metninin İngiltere'nin temel siyasetine çok derin bir etki yapmayacağını belirten Limoncuoğlu, bu durumu kamuoyunu diri tutmak için kurgulanmış siyasi bir "şov" olarak nitelendirdi. İşçi Partisi içerisindeki Andy Burnham gibi popüler figürlerin yükselişinin, İskoçya ile Galler'deki yerel milliyetçi kesimleri rahatsız ettiğini belirten. Limoncuoğlu, ortaya konulan bu mutabakatın kolayca görülebilecek bir blöf olduğunu vurguladı.

DEKOLONİZASYON SÜRECİ VE COĞRAFİ YAKINLIK FARKI

İngiltere'nin geçmişte yürüttüğü deniz aşırı toprakları terk etme (dekolonizasyon) politikasının günümüzdeki tartışmalarla bir tutulamayacağına dikkat çeken Limoncuoğlu, bu ayrılık sürecinin İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda için neden geçerli olmadığını coğrafi gerekçelerle açıkladı. Sömürgelerin kıtalarca uzakta olmasından dolayı geçmişteki o toprak kayıplarının İngiltere üzerinde devasa bir etki yaratmadığını hatırlatan uzman isim, Birleşik Krallık'ı oluşturan bu üç ülkenin ise doğrudan aynı kıta sahanlığı üzerinde yer aldığını belirtti. Limoncuoğlu, olası bir bağımsızlık senaryosunda bu bölgelerin kilometrelerce uzaktaki eski sömürgeler gibi değil, İngiltere'nin hemen yanı başında sınır komşusu olan ülkelere dönüşeceğini, bu yüzden de meselenin çok daha büyük ve varoluşsal bir etki barındırdığını sözlerine ekledi.

ABD ve Çin yeniden masada! Şi Cinping’in ziyareti öncesi kritik görüşme
ABD ve Çin yeniden masada! Şi Cinping’in ziyareti öncesi kritik görüşme
İçeriği Görüntüle

EMEKLİ MAAŞI ENDİŞESİ BAĞIMSIZLIĞI FRENLİYOR

Önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte Birleşik Krallık'ı oluşturan ülkelerin bağımsızlık ihtimallerini masaya yatıran Limoncuoğlu; Galler ve Kuzey İrlanda'nın ayrılma şansının sıfır, İskoçya'nın ise en fazla yüzde beş ila on bandında olduğunu vurguladı. Anketlerde bağımsızlık karşıtlarının, yani "hayır" oyu vereceklerin yüzde 55-60 seviyelerinde olduğuna dikkat çeken akademisyen, bu durumun ardındaki temel nedenin yaşlı nüfusun ekonomik kaygıları olduğunu söyledi. Birleşik Krallık genelindeki seçimlerde ve referandumlarda ağırlıklı olarak yaşlıların oy kullandığını hatırlatan Limoncuoğlu, emekli maaşları doğrudan Londra'dan ödenirken bu kesimin maaşlarını riske atacak bir bağımsızlık serüvenine onay vermeyeceğini net bir dille ifade etti

Images (1)-191

İNGİLTERE BİR YUGOSLAVYA DEĞİL

Mevcut ayrılıkçı tartışmaların Birleşik Krallık'ı dağılarak yeni bir "Yugoslavya" olmaya sürükleyip sürüklemeyeceği yönündeki iddiaları yanıtlayan Limoncuoğlu, böyle bir senaryonun yaşanmayacağının altını çizdi. Balkan coğrafyası ile Batı Avrupa arasındaki tarihsel ve yapısal farklara dikkat çeken uzman isim, Osmanlı Barışı'nın (Pax Ottomanica) bozulmasının ardından Balkanlar ve Orta Doğu'da oluşan güç boşluğuna işaret etti. Bu bölgelerde modern demokratik devletler kurma girişimlerinin zorluğuna değinen Limoncuoğlu, Batı Avrupa'da ise modern demokrasilerin artık kökleşmiş bir yapıya sahip olduğunu ve bu nedenle İngiltere'nin Yugoslavya gibi kaos ve gözyaşı dolu kanlı bir dağılış sürecine sürüklenmeyeceğini belirtti.

TEMSİL KRİZİ VE ALTERNATİF SAĞIN YÜKSELİŞİ

Avrupa genelinde ve İngiltere'de halk ile siyaset kurumu arasında bir temsil krizi yaşandığını sözlerine ekleyen Limoncuoğlu, Sosyal liberalleşmenin uzun süre domine ettiği siyaset sahnesinin, toplumun muhafazakar kanatlarını dışlayarak demokrasilede yeni bir fay hattı oluşturduğunu savundu. Bu kesimlerin artık "alternatif sağ" hareketler etrafında daha akıllıca taktiklerle örgütlendiğini kaydettiğini belirten Limoncuoğlu, ulus devletlerin çöküşte olduğu tezinin aksine, önümüzdeki dönemde milli kimliklerin yeniden yükseleceği bir döneme girildiğini belirtti.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü