İş sağlığı ve güvenliği alanında geleceğin uzmanlarını yetiştiren Dr. Öğretim Üyesi Hacer Kayhan, mezun olan genç İSG profesyonellerinin sahada karşılaştıkları zorlukları değerlendirdi. Kayhan, özellikle OSGB bünyesinde görev yapan uzmanların hem çalışma koşulları hem de mesleki bağımsızlık açısından önemli sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Kayhan, tam zamanlı olarak tek bir işletmede çalışan iş güvenliği uzmanlarının kuruma karşı aidiyet hissine sahip olduğunu, ancak çok sayıda firmaya hizmet veren OSGB çalışanlarının aynı imkana sahip olmadığını belirtti.
"140 firmaya bakan iş güvenliği uzmanı gördüm. Böyle bir uzman hangi firmanın sorumluluğunu tam anlamıyla üstlenebilir?" diyen Kayhan, bu sistemde iş güvenliğinden çok evrak ve belge süreçlerinin ön plana çıkabildiğini ifade etti.
"İŞVEREN, UZMANIN DEĞİŞTİRİLMESİNİ İSTEYEBİLİYOR"
Sahada klasik anlamda mobbingden ziyade mesleki baskılarla karşılaşıldığını dile getiren Kayhan, iş güvenliği kurallarının tavizsiz uygulanmasını isteyen uzmanların işverenler tarafından istenmeyebildiğini söyledi.
Kayhan, "İşveren bazen 'Bu uzmanı alın, bana başka bir uzman gönderin' diyebiliyor. Özellikle OSGB çalışanları bu tür baskılarla daha fazla karşılaşabiliyor." ifadelerini kullandı.
MAAŞ VE ÇALIŞMA KOŞULLARINA DİKKAT ÇEKTİ
OSGB bünyesinde çalışan uzmanların ekonomik sorunlar da yaşayabildiğini belirten Kayhan, maaşların gecikebildiğini, düşük ücretlerle çalışılabildiğini ve yol sürelerinin çalışma süresinden sayılmadığı uygulamalarla karşılaşılabildiğini ifade etti.
"BİR CAN SÖZ KONUSU"
İş güvenliği uzmanlarının zaman zaman risklerin üzerinin örtülmesinin istendiği durumlarla da karşılaşabildiğini belirten Kayhan, bu noktada mesleki etik ilkelerden taviz verilmemesi gerektiğini vurguladı.
"İş güvenliği uzmanının çok dik durması gerekiyor. Çünkü burada sadece maddi değil, vicdani ve hukuki sorumluluk da var. Sonuçta bir can söz konusu. Uzmanlar yaptıkları işin cüzdani olduğu kadar vicdani ve hapis cezası boyutunu da unutmamalı." değerlendirmesinde bulundu.



