İsrail basınında geniş yer bulan analizlere göre, ABD arabuluculuğunda ilerleyen mutabakat süreci İsrail'in savaş hedefleriyle örtüşmüyor. Eski Başbakan Ehud Barak, anlaşmayı "çok kötü" olarak nitelendirirken, muhalefet lideri Yair Lapid "Netanyahu için tam bir fiyasko" ifadesini kullandı.
"İRAN STRATEJİK OLARAK DAHA GÜÇLÜ ÇIKTI"
İsrail eski Başbakanı Ehud Barak, sürecin tam anlamıyla bir anlaşma değil, nükleer veya füze programı gibi kritik başlıkları çözmekten uzak bir "mutabakat zaptı" olduğunu belirtti. Barak, "İran bu mücadeleden daha güçlü, İsrail ise daha zayıf çıktı" diyerek, İsrail'in askeri operasyonlarının siyasi düzlemde hedefine ulaşamadığını kabul etti. İsrail Hayom gazetesi de Tahran'ın rejimini koruyarak ve nükleer kapasitesini elinde tutarak süreçten zaferle çıktığını vurguladı.

"SİYASİ YENİLGİ ASKERİ BAŞARILARDAN BÜYÜK"
İsrailli analist Ben Caspit, Hamas ve Hizbullah'a karşı yürütülen operasyonlardaki askeri başarılara rağmen, Netanyahu'nun siyasi alanda büyük bir yenilgi aldığını savundu. Caspit, "Son yıllarda elde ettiğimiz askeri zaferlerin ötesine geçen tek olay, İran ve vekilleri karşısında aldığımız siyasi yenilgidir" değerlendirmesini yaptı. Netanyahu'nun Trump'ın stratejilerine reaktif bir konumda kaldığı ve İsrail'in bölgedeki hareket alanının kısıtlandığı belirtiliyor.
"CEPHELERİN BİRLEŞMESİ" KORKUSU
İsrail'in en büyük endişelerinden biri, ABD-İran mutabakatının "tüm cepheleri kapsayan bir ateşkes" getirme potansiyeli. Tel Aviv yönetimi, Hizbullah gibi yapılara karşı Lübnan'daki "hareket özgürlüğünün" kısıtlanmasını kesinlikle reddediyor. İsrailli yetkililer, Washington'un İran ile olan anlaşmayı korumak adına İsrail üzerinde "itidal" baskısı kurmasından endişe ediyor.

"İSRAİL ARTIK TARAF DEĞİL, NESNE"
Avi Ashkenazi gibi isimler, İsrail'in anlaşmanın mimarı değil, sadece "ne yapıp ne yapmayacağının kendisine dikte edildiği bir nesne" haline geldiğini savunuyor. Petrol ihracatının önünün açılması ve dondurulmuş fonların serbest bırakılmasıyla İran'ın, vekil ağlarını (Hizbullah, Husiler, Hamas) yeniden finanse edebilecek bir ekonomik kapasiteye kavuşacak olması, İsrail basınının ortak kaygısı haline gelmiş durumda.





