İran ve ABD arasında varılan mutabakat zaptı, Lübnan dahil tüm cephelerde kalıcı ateşkesten 300 milyar dolarlık ekonomik kalkınma planına ve yaptırımların kaldırılmasına kadar uzanan kapsamlı bir normalleşme sürecini başlatıyor.
KALICI ATEŞKES VE GÜÇ KULLANMAMA TAAHHÜDÜ
Mutabakatın merkezinde, Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma bölgelerinde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesi yer alıyor. Taraflar, birbirlerinin toprak bütünlüğüne ve iç işlerine saygı göstereceklerini taahhüt ederken, birbirlerine karşı güç kullanmama konusunda uzlaştı. Bu adım, yıllardır devam eden bölgesel gerilimin dindirilmesi adına en somut diplomatik hamle olarak değerlendiriliyor.
EKONOMİK YAPTIRIMLARIN SONU VE KALKINMA PLANI
Anlaşmanın en dikkat çekici kısımlarından biri, ABD'nin İran'a yönelik tüm birincil ve ikincil yaptırımları kaldırma taahhüdü oldu. Buna ek olarak; ABD ve ortaklarının, İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolarlık devasa bir ekonomik kalkınma planı hazırlayacağı belirtildi. Ayrıca İran petrolü, bankacılık ve sigorta faaliyetlerine muafiyet getirilecek, dondurulmuş fonlar kademeli olarak serbest bırakılacak.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE ASKERİ VARLIKLAR
Deniz ticaretinin güvenliği için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki trafik, 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere döndürülecek. Buna karşılık ABD, deniz ablukasını kaldıracak ve İran çevresindeki askeri unsurlarını, nihai anlaşmanın ardından 30 gün içinde geri çekecek. Bölgesel askeri hareketliliğin azaltılması, anlaşmanın en önemli güvenlik garantilerinden biri olarak öne çıkıyor.
NÜKLEER PROGRAMDA "MEVCUT DURUMU KORUMA"
İran, nükleer silah üretmeyeceğini bir kez daha teyit ederken, nihai anlaşma sürecine kadar nükleer programındaki mevcut durumu koruma sözü verdi. Zenginleştirilmiş uranyumun geleceği nihai görüşmelere bırakılırken, ABD de bu süreçte yeni yaptırım uygulamayacak. Nihai anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı kararıyla onaylanması, anlaşmanın uluslararası meşruiyetini de garanti altına alıyor.
ORTAK İZLEME VE MÜZAKERE SÜRECİ
Anlaşmanın uygulanması, kurulacak ortak bir izleme mekanizması ile denetlenecek. İran, özellikle ekonomik muafiyetler ve yaptırımların kaldırılmasına dair somut güvenceleri aldıktan sonra nihai anlaşma masasına oturacak. 60 gün olarak belirlenen müzakere takvimi, tarafların önümüzdeki iki ay boyunca yoğun bir diplomasi trafiği yürüteceğine işaret ediyor.




