ABD Başkanı Trump’ın, İran’ın vekil güçlerini durdurmaması halinde "daha sert darbeler" indireceği yönündeki tehditlerine İran cephesinden sert tepki geldi. Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada bu tehditlerin ciddiye alınmadığını ve ülkesinin bu tür baskılara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
"TEHDİTLER SONUÇ VERSEYDİ BUGÜN ÇARESİZ KALMAZLARDI"
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Trump'ın tehditlerini hedef alarak, "Tehditleri bir sonuca ulaşsaydı bugünkü çaresizliğe düşmeyeceklerini hiç düşünmüyorlar mı?" sorusunu yöneltti. Kalibaf, Washington yönetiminin geçmişten ders çıkarmadığını savunarak, İran’ın tehditlerle yola getirilebilecek bir ülke olmadığını ifade etti. Özellikle bu çıkış, müzakere masasında yaşanan gerilimin siyasi bir boyuta evrildiğini kanıtlar nitelikte.
"SİLAHLI KUVVETLERİMİZ FARKLI KARŞILIK VERECEK"
Kalibaf, sadece diplomatik bir söylemle yetinmeyerek, askeri bir uyarıda da bulundu. ABD’li yetkilileri açıklamalarında dikkatli olmaları konusunda uyaran Kalibaf, İran Silahlı Kuvvetleri’nin olası bir saldırı durumunda, daha önceki örneklerden "farklı bir yöntemle" karşılık vermeye hazır olduğunu açıkladı. Bu ifadeler, Tahran'ın bölgedeki askeri doktrininde yeni bir aşamaya geçilebileceği şeklinde yorumlandı.
TRUMP’TAN "VEKİL GÜÇLER" ÜZERİNDEN BASKI
ABD Başkanı Trump, daha önceki açıklamalarında İran’a, Lübnan’daki vekil güçleri aracılığıyla sorun çıkarmayı derhal durdurması çağrısında bulunmuştu. Trump, aksi takdirde İran’a "geçen haftakinden daha sert" bir askeri müdahalede bulunacaklarını belirterek, Tahran üzerindeki baskıyı artırmayı hedeflemişti. İki lider arasındaki bu atışma, Bürgenstock’taki diplomatik tıkanıklığı daha da derinleştiren bir faktör haline geldi.
DİPLOMASİDE ÇIKMAZ MI?
İsviçre'de bir taraftan diplomatik kanallar açık tutulmaya çalışılırken, diğer taraftan karşılıklı restleşmelerin sürmesi bölgeyi büyük bir belirsizliğe sürüklüyor. Hem Tahran hem de Washington cephesinden gelen bu sert mesajlar, arabuluculuk yapmaya çalışan Pakistan ve Katar'ın elini zorlaştırırken, sahadaki askeri hareketliliğin önümüzdeki günlerde daha da artabileceği endişesini beraberinde getiriyor.




