Kanser, dünya genelinde görülme sıklığı giderek artan önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Özellikle nüfusun yaşlanması ve yaşam süresinin uzaması, kanser tanısı alan kişi sayısındaki artışta etkili olurken; sigara kullanımı, fazla kilo, hareketsiz yaşam, alkol tüketimi ve çevresel risk faktörleri de bu tabloya katkı sağlıyor.
Ancak kanser vakalarındaki artışa karşın, tıp dünyasında geliştirilen yeni tanı ve tedavi yöntemleri hastalar için umut olmaya devam ediyor. Özellikle hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde birçok kanser türünde hastaların hem yaşam süresi hem de yaşam kalitesi artıyor.
Peki, günümüzde kanser vakalarında artış var mı? Bunu neye bağlıyorsunuz? Memorial Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümünden Prof. Dr. Nur Şener, Türkinform’a konuştu.
“KANSER TANISI ALAN KİŞİ SAYISINDA ARTIŞ VAR”
Dünya genelinde kanser tanısı alan kişi sayısında artış gördüklerini söyleyen Nur Şener, bunun önemli nedenleri arasında nüfusun yaşlanması ve yaşam süresinin uzaması olduğunu ifade etti.
NEDENLERİ NELERDİR?
Prof. Dr. Nur Şener, diğer başka nedenleri olduğunu da ifade ederek, sigara kullanımı, fazla kilo, hareketsiz yaşam, alkol tüketimi ve çevresel risk faktörlerinin de önemli katkı sağladığını kaydetti.
“GÜNÜMÜZDE BİRÇOK KANSER TÜRÜNÜ DAHA ERKEN TANIYABİLİYOR VE ÇOK DAHA ETKİLİ TEDAVİ EDEBİLİYORUZ”
Bu tabloya yalnızca olumsuz açıdan bakmamak gerektiğinin altını çizen Nur Şener, “Günümüzde birçok kanser türünü daha erken tanıyabiliyor ve çok daha etkili tedavi edebiliyoruz” dedi.
“KANSER, UZUN SÜRE KONTROL ALTINDA TUTULABİLEN KRONİK BİR HASTALIĞA DÖNÜŞMEYE BAŞLADI”
Şener, son yıllarda özellikle hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde birçok kanserde hem yaşam süresinin hem de yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığını, kanserin artık birçok hasta için umutsuz bir hastalık olmaktan çıkıp uzun süre kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalığa dönüşmeye başladığını kaydetti.
Şener, şunları söyledi:
“Dünya genelinde kanser tanısı alan kişi sayısında artış görüyoruz. Bunun en önemli nedenleri nüfusun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasıdır. Bunun yanında sigara kullanımı, fazla kilo, hareketsiz yaşam, alkol tüketimi ve çevresel risk faktörleri de önemli katkı sağlamaktadır.
Ancak bu tabloya yalnızca olumsuz açıdan bakmamak gerekir. Günümüzde birçok kanser türünü daha erken tanıyabiliyor ve çok daha etkili tedavi edebiliyoruz. Son yıllarda özellikle hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler sayesinde birçok kanserde hem yaşam süresi hem de yaşam kalitesi belirgin şekilde arttı. Kanser artık birçok hasta için umutsuz bir hastalık olmaktan çıkıp uzun süre kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalığa dönüşmeye başladı”



