Kocaeli'de 27 Şubat'ta evinde öldürülen 63 yaşındaki Gülbiter Duman'ın davasında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Duman'ı boğazından bıçaklayarak öldürdüğü ve kolundaki 3 burma bileziği keserek aldığı iddia edilen komşusu Salih Ç. ilk kez hakim karşısına çıktı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık, olay günü binaya hoşlandığı kadın F. ile görüşmek amacıyla gittiğini, kuyumcuda bozdurduğu altınların ise eşine ait olduğunu savundu. Tanık olarak dinlenen kuyumcu Y.D. ise sanığın kendisine bileziğin nasıl kesileceğini sorduğunu söyledi.
SANIK HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Salih Ç., tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Hazırlanan iddianamede sanık hakkında kadına karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, konutta silahla yağma suçundan ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis ve adli para cezası talep edildi. Sanık Salih Ç. ise suçlamaları kabul etmeyerek savunmasını olay günü binaya gitme gerekçesi üzerinden yaptı. "Olay günü binaya gitme sebebim hoşlandığım kadın F. ile görüşmekti. Kendisiyle herhangi bir münasebetimiz yoktu ancak olması için gitmiştim. O gün F. ile görüşemedim. Binanın tek girişi vardır. Bu bina iş yerime yaklaşık 5 kilometre kadar mesafede bulunmaktadır" dedi.

"KREDİ KARTLARIMIN YAKLAŞIK 4 MİLYON BORCU VARDI"
Sanık, kuyumcuda bozdurduğu altınların eşine ait olduğunu öne sürdü. Altınları olaydan önce iş yerinde tuttuğunu belirten Salih Ç., ekonomik sıkıntıları nedeniyle satış yaptığını savundu. "Altınları ofiste çekmecemde tutuyordum. Benim ofisime giren çıkan olmaz. Altınlar eşimindi. Altınlar kesik vaziyetteydi, sonradan kesmiştim. Altınları eşimden olaydan bir buçuk, iki sene kadar önce almıştım. Eşim görür ise almasın diye kesik vaziyette tutuyordum. Eşimden altınları iş yerimizi açarken almıştım. Ancak bende duruyordu, hepsini bozmamıştım. Bu süre zarfında herhangi bir şekilde icralık olmadım. Borçlarımı geciktirmemiştim. İş yerimle ilgili hiçbir borcum yoktur. Kredi kartlarımın yaklaşık 4 milyon civarında borcu vardı. Bunlardan vadesi gelen bir tane vardı. Onu zaten o gün ödemiştim" ifadelerini kullandı.
"BANKAYA ÖDEME YAPACAĞIM İÇİN ALTINLARI BOZDURDUM"
Gülbiter Duman'ı tanımadığını söyleyen sanık, kuyumcuya altınların eşine ait olduğunu söylemediğini belirtti. Salih Ç., "Kuyumcuya altınların eşime ait olduğunu söylememek için anneme ait olduğunu söylemiştim" dedi. Sanık, olay günü bankaya 200 bin lira ödeme yapacağı için altınları bozdurduğunu savunarak şöyle konuştu:
"Bu süreçte annemden ve babamdan borç istemiştim. Olaydan bir buçuk ay kadar önce babamdan 25 gram ve 35 gram kadar altın almıştım. 25 gram için bilezik bozmak istemedim. Bu nedenle babamdan istedim. Olay günü ise bankaya 200 bin lira ödeme yapacağımı söz vermiştim. Bu nedenle o gün altınları bozmak zorunda kaldım. Bu durum maktulün öldürülme tarihine denk gelmiş olabilir. Ancak maktulden ben altını almadım ve kendisini ben öldürmedim. Maktulde altın olduğuna dair daha öncesine dair bilgim de yoktu"

"F. İÇİN BİNAYI GÖZETLİYORDUM"
Sanık, olayın yaşandığı binaya daha önce de birkaç kez gittiğini kabul etti. Ancak amacının Gülbiter Duman olmadığını, hoşlandığı F.'nin İstanbul'dan gelip gelmediğini kontrol etmek olduğunu söyledi. "İki veya üç kere binanın olduğu yere gittim. F'nin gelip gelmediğini anlamak için kapıyı dinledim. İçeriden ses gelmiyordu, sonrasında çıktım. Camları açar düşüncesiyle camlarına dışarıdayken bakıyordum. Bu şekilde gelip gelmeyeceğini anlayacaktım. Eşimin ekonomik durumumuzun normalliği ile ilgili bilgisi yoktu. Kendisi bizi borçlu biliyordu. Eşim sürekli olarak para alıp kendi kasasına atmasın diye durumumuzun kötü olduğunu kendisine söylüyordum. Eşimin kolundan bilezikleri keserek almadım. Eşim bileziği tekrar görüp almasın diye kesip muhafaza ettim. Her ne kadar kayınvalidem altınlara dair bildiklerini bana ve eşime anlattığını söylemiş ise de bu husus doğru değildir. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.
KUYUMCU: "NASIL KESECEĞİNİ SORDU"
Duruşmada tanık olarak dinlenen kuyumcu Y.D.'nin ifadeleri ise dosyadaki dikkat çeken ayrıntılardan biri oldu. Y.D., sanığın olay günü kendisine bileziği çıkaramadığını söylediğini ve nasıl kesileceğini sorduğunu anlatarak, "Sanık olay günü annesinin bileziği getireceğini ancak ne kadar gram olduğunu bilmediğini söyledi. Hatta bileziği çıkartamadığını ifade etti. Ben de kendisine keserek çıkartabileceğini, kendisinin bir inşaat mühendisi olduğunu bildiğimiz için 'Mühendissin, nasıl keseceğini bilirsin, yan kesiciyle kesilebilir' şeklinde söyledim. O an kesik olduğunu söylemedi" dedi. Kuyumcu Y.D., sanığın getirdiği altının miktarı ve yapılan ödemeler hakkında da bilgi verdi. "Altın toplam 150 gramdı, parasını verdik. 35 gram da külçe altın verdik. 300-400 bin TL kadar da para vermiştik. Kalanını da bir gün sonra verdik. Bir kısmını da hesabına havale etmiştik. Gelen altında herhangi bir kan izi yoktu. Altının kalın olması ve üçlü burma şeklinde olması sebebiyle zor kesilen bir türdü. Sanıkta herhangi bir panik hali yoktu. Sadece acil paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Kendisi o gün geldiğinde, ticaret yaptığı firmalarda ödeme alamadığını, kredi sicilinin bozulmaması nedeniyle acil paraya yatırması gerektiğini söyledi" dedi.

"OĞLUMDA ALTIN YOKTU ANCAK EŞİNDE VARDI"
Sanığın babası S.Ç. de tanık olarak dinlendi. Oğluna olaydan önce iki kez altın verdiğini söyleyen baba, oğlunun ekonomik olarak sıkıştığını anlattı. "Oğlum şirket kurduktan sonra son günlerinde bana vergi temiz kağıdı alacağını söylemişti. Ona istinaden 25 gram altın vermiştim. İkincisinde 35 gram altın daha kendisine vermiştim. Daha öncesinde mali durumu iyiydi. Son kez geldiğimde ise benim de param yoktu, veremedim. Bu olaydan bir ay önce yine bana, 'Ne kadar paran varsa ver' diyerek benden para istedi. Çalıştığı yerden parasını alamamış, sıkışmış. Oğlumda altın yoktu ancak eşinde vardı. Salih annesinden altın istemedi. Eşimden herhangi para veya altın yoktur" ifadelerini kullandı. Sanığın annesi K.Ç. ise oğluna gram altın verdiklerini, bilezik vermediğini söyledi. "İş yeri açtıklarında gelinimin altınlarını bozdular. Gelinimde bu sebeple altın kalıp kalmadığını bilmiyorum. Oğlum bizden 120 bin lira para istemişti. Biz de para olmayınca 35 gram altın vermiştik. Tekrar 25 gün sonra para istedi. Yine altınımızı ona verdik. Oğlum kredi kartlarının ve sigorta borcu olduğunu söyledi. Oğlum, iş yerinde 3 tane bilezik olduğunu ve onların bozduğunu daha sonra bize söyledi. Ben Salih'e hiç bilezik vermedim, sadece gram altın verdim" dedi.

"KIZIMI KANLAR İÇİNDE GÖRDÜM"
Öldürülen Gülbiter Duman'ın annesi Fatma Dağ'ın savcılıkta verdiği ifade de dosyaya girdi. Dağ, olay günü kızının pazardan geldikten sonra odasına geçtiğini, daha sonra kendisine seslendiğinde yanıt alamadığını anlattı. Anne Dağ, "Yaklaşık 5 ay önce kızım Gülbiter Duman'ın yanına geldim. Kızım öğleden sonra pazar alışverişine gitti. Bu süre zarfında kapı bir kez tıklatıldı ancak açmadım. Kızım pazardan gelince bana yemek getirdi, yemeği yedim. Yatacağını söyleyip odadan ayrıldı. Saati sorduğumda 16.00 sıralarında olduğunu söyledi. Benim kapımı kapattı, çıktı. Ben yemeğimi yedim, televizyon izlemeye başladım. Daha sonra abdest almaya gittim. Kızıma seslendim ses vermedi. Mutfağa gittiğimde kızımı kanlar içinde gördüm" dedi.

EVDE SİLAH VE YÜZLERCE FİŞEK BULUNDU
Soruşturma kapsamında sanığın ikametinde yapılan aramalarda da çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirildi. Aramada gizli bir alanda 2 tabanca, 30 fişek, 3 yivsiz tüfek, farklı kalibre, renk ve markalarda toplam 811 av tüfeği fişeği ile 6136 sayılı kanuna muhalefet suçunu oluşturan 1 bıçak bulundu. Mahkeme heyeti, sanık Salih Ç.'nin tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.




