Türkiye’de yatırım piyasalarında yaşanan dalgalanmaların etkisi farklı sektörlerde hissedilirken, son dönemde bazı fonlarda yaşanan sorunların gayrimenkul piyasasına da yansımaya başladığı belirtiliyor. Özellikle birikimini yatırım araçlarında değerlendirdikten sonra konut, arsa veya işyeri satın almayı planlayan vatandaşların alım süreçlerinde sorunlar yaşanabiliyor.
Sahada bunun somut örnekleriyle karşılaştıklarını belirten Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, Türkinform'a yaptığı değerlendirmede, özellikle orta bütçeli yatırımcıların yaşadığı kayıpların gayrimenkul satışlarını da etkileyebildiğini söyledi.

FONDAKİ KAYIP GAYRİMENKUL SATIŞINI DA DURDURDU
Vatandaşların uzun yıllar çalışarak biriktirdiği parayı, hedeflerine ulaşmak için farklı yatırım araçlarında değerlendirebildiğini belirten Araç, özellikle konut almak isteyen bazı kişilerin daha fazla getiri elde etme amacıyla birikimlerini fonlara yönlendirebildiğini ifade etti.
Araç, bu süreçte yaşanan mağduriyetlerin gayrimenkul alımlarını da doğrudan etkileyebildiğini belirterek şöyle konuştu:
“İnsanlar yıllarca çalışıp bir miktar para biriktiriyor. Ev almaya parası tam yetmediğinde ‘Biraz daha değerlendireyim, param yükselsin, sonra evimi alayım’ düşüncesine giriyor. Son dönemde bazı vatandaşlarımız da yüksek getiri beklentisiyle parasını fonlara yöneltti. Ancak fonlarda yaşanan mağduriyet nedeniyle bugün ev almak için ayırdığı parasına ulaşamayan veya kayıp yaşayan insanlar var. Bu durum doğal olarak gayrimenkul alımını da durduruyor.”

13 MİLYON TL'LİK ARSA SATIŞI TAPU AŞAMASINDA İPTAL OLDU
Yaşadıkları somut bir satış sürecini de anlatan Şenay Araç, Bursa’da yaklaşık 13 milyon TL bedelli bir arsanın satışının, alıcının fonlardaki parasına ulaşamaması nedeniyle tamamlanamadığını söyledi.
Araç, söz konusu satışla ilgili süreci şöyle anlattı:
“Bursa’da yaklaşık 13 milyon TL bedelli bir arsanın satışını gerçekleştirmek üzere anlaşmıştık. Alıcımız 100 bin TL kapora verdi. Web Tapu üzerinden müracaatlarımızı yaptık, işlemlerimizi başlattık. Artık Bursa’ya gidip tapu devrini gerçekleştirmemiz kalmıştı.
Tam bu süreçte fonlarla ilgili gelişmeler yaşandı. Alıcımız parasına ulaşamadığı için işlemi durdurmak ve satışı iptal etmek zorunda kaldı. Şimdi parasını ne zaman alabileceği de belirsiz. Yani mesele yalnızca fondaki yatırımcının zarar etmesi değil; zincirleme olarak gayrimenkul satışını, satıcıyı, emlak sektörünü ve piyasadaki para hareketini de etkiliyor.”
“EV PARASINI YÜKSEK GETİRİ UĞRUNA RİSKE ATMAYIN”
Yatırım kararlarında kişilerin öncelikle yatırım yaptıkları aracın nasıl çalıştığını ve taşıdığı riskleri anlaması gerektiğini vurgulayan Araç, özellikle konut almak amacıyla yıllarca biriktirilen paranın tamamının yüksek getiri beklentisiyle riskli alanlara yönlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Araç, yatırım aracının içeriğini ve risk seviyesini bilmeden yalnızca çevreden alınan tavsiyelerle hareket edilmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Fonun ne olduğunu, içerisinde hangi varlıkların bulunduğunu, risk seviyesini bilmeyen insanlar bile arkadaşından veya çevresinden duyduğu tavsiyelerle yatırım yapabiliyor. Özellikle ev almak için yıllarca biriktirilmiş paranın tamamını kısa sürede daha fazla kazanma düşüncesiyle riskli alanlara yönlendirmek çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor.”
YÜKSEK GETİRİ BEKLENTİSİ YATIRIM KARARLARINI ETKİLİYOR
Benzer yatırım davranışlarının daha önce farklı yatırım araçlarında da görüldüğünü belirten Araç, fiyatların hızlı yükseldiği dönemlerde bazı yatırımcıların “daha da yükselecek” düşüncesiyle plansız şekilde hareket edebildiğini söyledi.
Araç, bu durumu altın üzerinden örneklendirerek şu ifadeleri kullandı:
“Altın yükselirken de ‘8 bin olacak, 10 bin olacak’ söylemleriyle insanların hızla altına yöneldiğini gördük. Hatta evini veya arabasını satıp yatırım yapanlar oldu. Finansal piyasalarda fiyatlar her zaman tek yönde gitmez. Yüksek kazanç ihtimali varsa bunun karşılığında risk de vardır.”
FON PİYASASINDAKİ MAĞDURİYET REEL EKONOMİYE YANSIYOR
Fon piyasasında yaşanan sorunların yalnızca yatırımcılarla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Araç, birikimine ulaşamayan veya kayıp yaşayan kişinin harcama kararlarını da değiştirebildiğine dikkat çekti.
Araç, bu durumun gayrimenkulün yanı sıra otomobil ve günlük tüketim harcamalarına kadar uzanabileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Bir insan ev almak için ayırdığı parasını kaybettiğinde ya da parasına ulaşamadığında sadece ev alamıyor diye düşünmeyin. Harcamasını azaltıyor, alışverişini erteliyor, otomobil almıyor, gayrimenkul almıyor. Market harcamasına kadar bütçesini yeniden düzenliyor. Dolayısıyla finans piyasalarında yaşanan bir mağduriyet kısa süre içerisinde reel ekonomiye ve gayrimenkule kadar ulaşıyor.”
YATIRIMCI BİLGİLENDİRMESİ VE DENETİMİN ÖNEMİ ARTIYOR
Yatırımcıların korunması açısından denetim ve bilgilendirmenin önemine de dikkat çeken Araç, SPK'nın yatırımcıların korunmasına yönelik denetim ve düzenlemelerinin güçlü şekilde uygulanmasının önem taşıdığını ifade etti.
Araç'a göre yatırım kararlarında yalnızca potansiyel kazanca odaklanmak yerine yatırım aracının yapısı, taşıdığı risk ve kişinin kendi finansal hedefleri birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
“ÖNCE NEYE PARA YATIRDIĞINIZI BİLİN”
Vatandaşlara yatırım kararları konusunda da uyarılarda bulunan Şenay Araç, özellikle ev almak amacıyla biriktirilen paranın yüksek kazanç beklentisiyle riske atılmaması gerektiğini vurguladı.
Araç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Yatırım yaparken önce neye para yatırdığınızı bilmeniz gerekiyor. Riskini araştırmadan, yalnızca bir başkasının ne kadar kazandığına bakarak hareket etmeyin. Hele ki yıllarca çalışarak biriktirdiğiniz ve ev almak için ayırdığınız paranın tamamını yüksek kazanç beklentisiyle riske atmayın.
Gayrimenkul almak için biriktirdiğiniz para sizin geleceğiniz olabilir. Daha fazla kazanma hırsıyla hareket ederken o geleceği kaybetmemek gerekiyor.”






