Türkinform’a özel açıklamalarda bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Nihat Baysal, lipödem ile varisin farklı hastalıklar olduğunu ancak bazı hastalarda iki durumun birlikte görülebildiğini belirterek, gün sonunda artan şişlik ve belirgin damarlaşmaya dikkat çekti.
LİPÖDEM VE VARİS AYNI HASTALIK DEĞİL
Lipödemin özellikle kalça, uyluk ve bacaklarda yağ dokusunun simetrik şekilde artmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Baysal, varisin ise toplardamar kapakçıklarının yeterli çalışmaması sonucu kanın bacaklarda göllenmesiyle ortaya çıktığını ifade etti.
İki hastalığın farklı mekanizmalarla geliştiğini belirten Baysal, buna rağmen aynı kişide birlikte görülebileceklerini ve özellikle dolaşım sistemi üzerinde birbirlerini olumsuz etkileyebileceklerini söyledi.

ARTAN YAĞ DOKUSU DOLAŞIMI ZORLAŞTIRABİLİR
Lipödemde artan yağ dokusunun toplardamarlar üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Baysal, bunun bacaklardaki dolaşımı zorlaştırabileceğini kaydetti. Aynı zamanda lenfatik sistem üzerindeki yükün artabileceğini ve ağrı nedeniyle hareketliliğin azalmasının venöz dolaşımı olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Baysal’a göre bu süreçte bacaklardaki venöz yetmezlik belirtileri daha belirgin hale gelebiliyor.
GÜN SONUNDA ARTAN ŞİŞLİĞE DİKKAT
Lipödem ve venöz dolaşım probleminin birlikte bulunduğu hastalarda bazı şikâyetlerin özellikle günün ilerleyen saatlerinde daha belirgin hale gelebildiğini aktaran Baysal, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı:
-
Gün sonunda artan bacak şişliği,
-
Uzun süre ayakta kalmakla belirginleşen ağrı,
-
Bacaklarda yanma ve huzursuzluk hissi,
-
Ayak bileği çevresinde ödem,
-
Kılcal damar artışı,
-
Belirgin varisler.
Baysal, bu belirtilerin varlığında yalnızca yağ dokusuna bağlı bir sorun düşünülmemesi gerektiğini, venöz sistemin de değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

“HER BACAK KALINLIĞI LİPÖDEM DEĞİLDİR”
Bacaklardaki her kalınlaşmanın lipödem olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Baysal, özellikle şişliğin yapısının ve gün içerisindeki değişiminin önemli olduğunu ifade etti.
Lipödemin genellikle her iki bacağı simetrik şekilde etkilediğini belirten Baysal, tek bacakta belirgin şişlik bulunmasının farklı dolaşım problemlerinin araştırılmasını gerektirebileceğini söyledi. Ayak bileğinde belirgin çorap izi oluşması veya şişliğin gece istirahatiyle azalması da venöz sistem açısından dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alıyor.

HANGİ DURUMLARDA DOPPLER ULTRASONOGRAFİ GEREKEBİLİR?
Baysal, toplardamar sisteminin değerlendirilmesinde venöz Doppler ultrasonografinin önemli bir yöntem olduğunu belirterek özellikle bazı durumlarda bu incelemenin gündeme gelebileceğini söyledi.
Buna göre;
-
Bir bacak diğerinden daha fazla şişiyorsa,
-
Ayak bileğinde belirgin çorap izi oluşuyorsa,
-
Şişlik gece istirahatiyle azalıyorsa,
-
Daha önce varis tedavisi uygulanmışsa,
-
Ailede ileri derecede varis hastalığı bulunuyorsa
venöz sistemin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önem taşıyor.
TEDAVİDE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÖNEM TAŞIYOR
Lipödem ile varisin birlikte bulunduğu hastalarda yalnızca tek bir probleme odaklanmanın yeterli olmayabileceğini belirten Baysal, hastanın venöz sistemi, lenfatik dolaşımı, yağ dokusu dağılımı, yaşam tarzı ve kilo durumunun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Baysal, “Sadece varisi tedavi etmek veya sadece lipödem tanısı koymak çoğu zaman yeterli olmaz” değerlendirmesinde bulunarak tedavinin hastanın genel durumuna göre planlanması gerektiğine dikkat çekti.
Gerekli durumlarda tedavi sürecinde;
-
Kompresyon tedavisi,
-
Egzersiz programı,
-
Manuel lenf drenajı,
-
Beslenme düzenlemesi,
-
Endovenöz lazer ablasyon,
-
Yapıştırıcı yöntemleri,
-
Köpük skleroterapi
gibi farklı yöntemlerden yararlanılabileceğini belirtti.
ERKEN TANI YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRABİLİR
Baysal, bacak kalınlığına ağrı, hassasiyet, kolay morarma, gün sonunda artan şişlik, belirgin damarlaşma veya uzun süre ayakta kalmakta güçlük gibi şikâyetlerin eşlik etmesi halinde değerlendirmeyi geciktirmemek gerektiğini söyledi.
Her varis hastasında lipödem bulunmadığını vurgulayan Baysal, buna karşılık lipödemli hastalarda mikrosirkülasyon, lenfatik drenaj ve venöz dolaşım arasındaki etkileşimin venöz yetmezlik şikâyetlerini daha belirgin hale getirebileceğini ifade etti.
Baysal, erken tanı ve hastaya uygun tedavi planlamasının ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığının azaltılmasına katkı sağlayabileceğini belirterek, yalnızca yağ dokusunun değil venöz ve lenfatik sistemlerin de birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.



