Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Muğla’nın Mumcular bölgesinde aile hekimi olarak görev yapan Dr. Deniz Nalbantoğlu’nun sözleşmesinin feshedilmesine tepki gösterdi. Sendika, uzun süreli sağlık raporlarının aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının sözleşmelerinin sona erdirilmesine gerekçe yapılmasının kabul edilemez olduğunu savundu.
Sendikanın Muğla İl Sağlık Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, Dr. Nalbantoğlu’nun geçirdiği trafik kazası sonrasında yaşadığı tedavi süreci ve sonrasında gelişen sözleşme feshi gündeme getirildi.
TRAFİK KAZASI SONRASI UZUN SÜRE TEDAVİ GÖRDÜ
Sendikanın aktardığı bilgilere göre Dr. Deniz Nalbantoğlu, 6 Kasım 2025 tarihinde mesaiye gitmek üzere yoldayken trafik kazası geçirdi. Kazanın ardından yaklaşık 20 gün yoğun bakım ve servis tedavisi gören Nalbantoğlu, uzun süren iyileşme sürecinin ardından 27 Temmuz 2026’da görevine döndü.
Birlik ve Dayanışma Sendikası Muğla Temsilcisi Dr. Can Kirişçi, Nalbantoğlu’nun göreve dönmesinin ardından aile hekimliği hizmetlerini fiilen sürdürdüğünü belirtti.

GÖREVİNE DÖNDÜKTEN SONRA ÜÇ HAFTA ÇALIŞTI
Dr. Kirişçi’nin açıklamasına göre Nalbantoğlu, görevine başladıktan sonra yaklaşık üç hafta boyunca Mumcular 48.01.019 No’lu Aile Hekimliği Birimi’nde çalıştı.
Bu süreçte SGK onaylı reçete yazımı, rapor düzenlenmesi ve Sağlık Bakanlığı’nın elektronik sistemleri üzerinden yapılan işlemler dahil olmak üzere aile hekimliği hizmetlerini yürüttüğü belirtildi.
Ancak sendikanın açıklamasına göre, Nalbantoğlu’nun iki yıllık sözleşme döneminde 180 günü aşan sağlık raporu kullandığı gerekçesiyle sözleşmesi feshedildi.
Sendika, fesih işleminin 13 Temmuz 2026 tarihi esas alınarak geriye dönük şekilde yapıldığını ve Nalbantoğlu’nun bu tarihten sonra da fiilen görevine devam ettiğini öne sürdü.
SENDİKA FESİH TARİHİNE İTİRAZ ETTİ
Dr. Can Kirişçi, Nalbantoğlu’nun 13 Ağustos’a kadar Mumcular Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışmaya devam ettiğini, buna karşın sözleşmenin yaklaşık bir ay önceki tarih esas alınarak feshedildiğini ifade etti.
Sendika, bu durumun fesih işleminin usulü ve uygulanma biçimi açısından soru işaretleri oluşturduğunu savundu.
Açıklamada ayrıca feshe esas alınan sağlık raporu sürelerinin hesaplanma biçimine de itiraz edildi.
RAPOR SÜRESİ HESABININ YENİDEN YAPILMASI İSTENDİ
Birlik ve Dayanışma Sendikası, Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 1 Şubat 2023 tarihli görüşü ile Kamu Denetçiliği Kurumu kararlarına atıfta bulunarak izin sürelerinin hesabının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sendika; ulusal bayram, genel tatil ve idari izin günlerinin süre hesabındaki durumunun da dikkate alınması gerektiğini savundu. Açıklamada 1 Ocak, 23 Nisan, 1 Mayıs, 19 Mayıs ve 15 Temmuz gibi resmi tatillerin yanı sıra Ramazan ve Kurban Bayramı dönemlerindeki tatil ve idari izin günlerinin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Sendikanın açıklamasına göre Nalbantoğlu’nun ayrıca 2026 yılına ait 30 günlük yıllık iznini ve sağlık iznine çevrilebileceği belirtilen 5 günlük mazeret iznini kullanmadığı belirtildi. Sendika, fesih öncesinde hekime durumunu açıklama veya gerekli işlemleri gerçekleştirme imkânı verilmediğini de öne sürdü.
SENDİKA BENZER VAKALARA DİKKAT ÇEKTİ
Sendika, sözleşme fesihlerinin yalnızca Nalbantoğlu ile sınırlı olmadığını da savundu.
Dr. Kirişçi, sendika üyesi Dr. Gülfem Önalemdar’ın Mayıs 2025’te geçirdiği beyin kanaması ve ardından gördüğü tedavi nedeniyle aldığı istirahat raporlarının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine gerekçe gösterildiğini ifade etti.
Kirişçi ayrıca meme kanseri ve beyin kanseri nedeniyle tedavi gören iki hekim ile bir hemşirenin de benzer gerekçelerle sözleşmelerinin feshedildiğini öne sürdü.
“SAĞLIK ÇALIŞANINA HASTA OLAMAZSIN DENİLEMEZ”
Birlik ve Dayanışma Sendikası, uzun süreli sağlık raporlarına ilişkin düzenlemelerin Anayasa, ilgili kanunlar ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sendika Muğla Temsilcisi Dr. Can Kirişçi, uygulamaya ilişkin değerlendirmesinde, sağlık çalışanlarının ciddi hastalıklar ve kazalar nedeniyle tedavi gördükleri dönemlerin sözleşme feshi açısından ele alınışına itiraz etti.
Kirişçi, “Bu uygulama; aile sağlığı merkezlerinde görev yapan hekimlere, ebelere ve hemşirelere adeta ‘Hasta olamazsınız, kanser olamazsınız, beyin kanaması geçiremezsiniz; her koşulda çalışmak zorundasınız’ dayatmasının somut bir örneğidir” ifadelerini kullandı.
Kirişçi, Dr. Deniz Nalbantoğlu hakkında uygulandığını belirttiği fesih işleminin geri alınmasını talep ederek, “Dr. Deniz Nalbantoğlu’na yapılan bu uygulamanın acilen geri alınmasını talep ediyoruz” dedi.





