Para Politikası Kurulu'nun 10 Eylül'de yaptığı toplantının tutanak özeti açıklandı. Metinde en çok yer bulan başlık enerji oldu. Kurul, jeopolitik gerilimin beslediği enerji fiyatlarını, enflasyon görünümü açısından yukarı yönlü bir risk unsuru saydığını kayda geçirdi.
Fiyat artışlarının ana eğiliminde aşağı yönlü bir hareket tespit edildiği bildirildi. Değerlendirmeye göre aylık veriler dalgalansa da hem son dönem gerçekleşmeleri hem de öncü göstergeler aynı yöne işaret etti.
Banka içinde izlenen ölçütlerde tüketici tarafının ana eğilimi temmuzda gerilemiş, ağustosta sınırlı bir yukarı hareket göstermişti. Üç aylık ortalamalarda ise aşağı yönlü seyir bozulmadı.
PETROLDE ORTALAMA 103 DOLARA TAŞINDI
Ağustos ayı boyunca ortalama 91 dolardan işlem gören Brent ham petrol, eylülün ilk 10 günlük diliminde 103 dolarlık ortalamaya taşındı. İki dönem arasındaki tırmanış yüzde 13,2'ye denk geldi.
Özette, enerji emtialarındaki sert fiyat hareketinin arkasında Hürmüz Boğazı kaynaklı gelişmelerin bulunduğu kaydedildi. TTF doğal gaz tarafında da tırmanışın kesilmediği aktarıldı.
Kurul, akaryakıt ve tüp gaz kanalıyla enerji grubunun yıllık enflasyona yaptığı katkının artmaya devam edeceği öngörüsünü paylaştı.
AĞUSTOS ENFLASYONU YÜZDE 31,51
Ağustosta tüketici fiyatları aylık bazda yüzde 1,84 arttı. Yıllık oran 0,24 puan inerek yüzde 31,51'e yerleşti. Politika faizi ile söz konusu oran arasındaki makas 5,49 puan olarak hesaplandı.
Enerji grubundaki aylık artış yüzde 5,46'ya ulaştı. Kalemi yukarı taşıyan asıl unsur, uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak pahalılaşan akaryakıt oldu. Motorinde rafineri marjlarındaki genişleme de fiyatlara yansıdı.
Ulaştırma hizmetleri, eğitim ve haberleşme de aylık tabloda öne çıkan diğer başlıklar arasında sayıldı.
TÜKETİM TARAFINDA YAVAŞLAMA NETLEŞTİ
Ekonominin 2026'nın nisan-haziran döneminde yıllık yüzde 2,3, çeyreklik yüzde 1,1 büyüdüğü hatırlatıldı. Hanehalkı harcamalarındaki gerileme, tüketim tarafında belirgin bir yavaşlamanın işareti sayıldı.
Dış ticaret cephesinde tablo tersineydi. İhracat yükselirken ithalat düştü ve net ihracat çeyreklik büyümeye artı katkı verdi. Kurul, ikinci çeyrek rakamlarının yurt içi talepteki gevşemeyi netleştirdiği görüşünü paylaştı. Üçüncü çeyreğin öncü verileri de aynı yönü gösterdi.
Jeopolitik kaynaklı arz şoklarına karşın ana eğilimi baskılayan unsurun talep tarafındaki zayıflık olduğu değerlendirmesi yapıldı.
HANEHALKI İLE PİYASA ARASINDA 16 PUANLIK UÇURUM
Sektör bazında beklentiler ağustosta genel olarak yukarı gitti. Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 kapanışı için öngörü 0,2 puan artışla yüzde 29,4'e taşındı. 2027 için beklenen oran ise 0,5 puan yukarı giderek yüzde 21,9 olarak kaydedildi.
Şirketler kesiminde 12 ay sonrası için öngörülen oran yüzde 32,8'de kaldı. Hanehalkı tarafında rakam 0,6 puanlık artışla yüzde 45,6'yı buldu. İki kesim arasındaki uçurum 12,8 puana, hanehalkı ile piyasa katılımcıları arasındaki fark 16,2 puana ulaştı.
Banka, dezenflasyon açısından beklentileri ve fiyatlama alışkanlıklarını hâlâ risk başlığı saydığını yineledi.
TERS YÖNE GİDEN TEK KALEM KONUT KREDİSİ
TL mevduatta faiz, 24 Temmuz-4 Eylül aralığında 255 baz puan gerileyerek yüzde 44,4 seviyesine indi. Söz konusu oran, politika faizinin 7,4 puan yukarısında kaldı.
Ticari kredide TL faizi aynı aralıkta 242 baz puan düşerek yüzde 49,3'e geldi. Bireysel tarafta ihtiyaç kredisi yüzde 63, taşıt kredisi yüzde 37,6 oranına indi.
Konut kredisi tabloda ters yöne giden tek kalem oldu. Oran 55 baz puanlık artışla yüzde 41,9'a tırmandı.
REZERVLER 4 EYLÜL'DEN SONRA ERİDİ
Brüt uluslararası rezervler 24 Temmuz-4 Eylül aralığında 21,6 milyar dolarlık artışla 184,2 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Ancak özetin yayımlandığı gün açıklanan haftalık veri, sonrasında hızlı bir düşüş yaşandığını gösterdi. Toplam resmî rezerv varlıkları 11 Eylül haftasında 5,5 milyar dolar erimiş ve 178,7 milyar dolara gerilemişti.
Ülkenin 5 yıllık kredi risk primi 22 Temmuz'dan başlayan süreçte aşağı yönlü seyretti ve 9 Eylül itibarıyla 220 baz puana indi. Bir önceki Kurul haftasından 4 Eylül'e uzanan dönemde yurt dışından 1,1 milyar dolarlık net portföy girişi kaydedildi.
FAİZ KORİDORUNDA DEĞİŞİKLİK YOK
Kurul 10 Eylül'deki toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faizini değiştirmedi, oran yüzde 37'de kaldı. Koridorun üst bandını oluşturan gecelik borç verme faizi yüzde 40, alt bandındaki gecelik borçlanma faizi yüzde 35,5 olarak korundu.
Faizde atılacak adımların üç girdiye bakılarak şekilleneceği bir kez daha ifade edildi. Söz konusu girdiler gerçekleşen enflasyon, ana eğilim ve beklentiler olarak sıralandı.
Görünümde kalıcı ve belirgin bir bozulma ortaya çıkarsa duruşun sıkılaştırılacağı taahhüdü korundu. Metin, yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı bir duruşun sürdürüleceği vurgusuyla tamamlandı.
Merkez Bankası'nın eylül ayı faiz kararına ilişkin ayrıntılar önceki haberimizde yer aldı. Piyasalara dair diğer gelişmeler için ekonomi haberleri sayfamızı takip edebilirsiniz.



