Özel eğitim merkezinde yaşanan dehşet verici şiddet olayı yargıya taşınırken, aile ve avukatlar kurumun denetim eksikliklerinin de sorgulanması gerektiğini belirterek sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı.
SANIK ÖĞRETMENDEN "İNKAR", AİLEDEN "ŞİDDET" İDDİASI
Duruşmada savunma yapan sanık öğretmen S.P.C., 10 yıllık meslek hayatında ilk kez böyle bir suçlamayla karşılaştığını savunarak, "Hiçbir zaman zarar verme kastıyla hareket etmedim, tahliyemi istiyorum" dedi. Anne Sermin Yılmaz ve baba Bahattin Yılmaz ise görüntülerin net bir darp eylemini yansıttığını, şiddetin 6 ay öncesine dayanan bir geçmişi olduğunu düşündüklerini belirterek şikayetlerini yineledi.

BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ DAVA SÜRECİNİ BELİRLEYECEK
Mahkeme heyeti, davanın seyri açısından kritik öneme sahip olan kurumdan gönderilen son 6 aylık güvenlik kamerası kayıtlarının, dosya boyutu nedeniyle henüz tamamlanamayan bilirkişi raporunun incelenmesine karar verdi. Kayıtların çözümlenmesinin ardından öğretmenin sadece olay gününe mi yoksa uzun süreli bir şiddet sarmalına mı karıştığı netleşecek.

AVUKAT KAYIŞOĞLU: "TOPLUM VİCDANI YARALANDI"
Duruşma sonrası adliye önünde konuşan ailenin avukatı Selim Can Kayışoğlu, mağdur çocuğun kendisini savunamayacak durumda olduğunu hatırlatarak, "Eğitimcinin özel birey bir çocuğa yönelik bu eylemi toplum vicdanını derinden yaralamıştır" dedi. Avukat Kayışoğlu, sadece öğretmenin değil, kurumun denetim ve personel seçimindeki ihmallerinin de kamuoyu tarafından sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

"BİR DAHA YAŞANMAMASI İÇİN DENETİM ŞART"
Sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Kayışoğlu, benzer acıların başka ailelerin başına gelmemesi adına kamu hizmeti sunan kurumların güvenlik protokollerinin daha etkin hale getirilmesi çağrısında bulundu. Ailenin adalet beklentisiyle takip ettiği dava, bilirkişi raporunun sunulacağı bir sonraki duruşma ile devam edecek.




