Bir gün önce saatlerce mesajlaştığınız, gelecek planları yaptığınız veya yeni tanışmaya başladığınız kişi ertesi gün hiçbir açıklama yapmadan ortadan kaybolabiliyor. Mesajlar cevapsız kalıyor, telefonlar açılmıyor ve bazen sosyal medya hesaplarından da engelleniyorsunuz. Özellikle dijital ortamda başlayan ilişkilerde karşılaşılan bu durum, ghosting olarak adlandırılıyor. Peki, insanlar neden hiçbir açıklama yapmadan iletişimi kesiyor? Ghosting'e maruz kalan kişiler neden bu kadar yoğun bir belirsizlik yaşayabiliyor?
TÜRKİNFORM'a konuşan Doç. Dr. Çiğdem Başaran, dijital tanışma kültüründe seçeneklerin çoğalmasının gerçek bağ kurma ve ilişkiyi sürdürme biçimlerini etkileyebildiğini anlattı. Başaran'ın iletişim ve dijital ilişkiler üzerine değerlendirmeleri, son yıllarda tartışılan ghosting davranışını anlamak açısından da önem taşıyor.
GHOSTING NEDİR, NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?
Ghosting, romantik bir ilişkiyi veya devam eden kişiler arası iletişimi herhangi bir açıklama yapmadan, tek taraflı biçimde sonlandırmak anlamına geliyor.
Bu davranışta kişi, karşı tarafla konuşarak ilişkiyi bitirmek yerine mesajlara yanıt vermemeyi, aramaları görmezden gelmeyi veya iletişim kanallarını tamamen kapatmayı tercih edebiliyor.
Ghosting özellikle tanışma uygulamaları ve sosyal medya üzerinden başlayan ilişkilerle birlikte gündeme gelse de yalnızca romantik ilişkilerde görülmüyor.
Arkadaşlıklarda ve farklı sosyal ilişkilerde de benzer biçimde ortaya çıkabiliyor.
Ancak bir mesaja geç yanıt verilmesi veya kişinin kısa süre iletişim kuramaması tek başına ghosting olarak değerlendirilmiyor.
Belirleyici nokta, süregelen iletişimin açıklama yapılmadan kesilmesi ve bunun ilişkiyi sonlandırma işlevi görmesi.

İNSANLAR NEDEN ANİDEN ORTADAN KAYBOLUYOR?
Ghosting davranışının tek bir nedeni bulunmuyor.
Bazı kişiler karşı tarafla yüzleşmekten veya zor bir konuşma yapmaktan kaçınabiliyor. Bazıları ise ilişkinin devam etmesini istemediğinde bunu açık biçimde ifade etmek yerine iletişimi kesmeyi tercih edebiliyor.
İlişkiyi sonlandırma konusunda yaşanan kararsızlık, çatışmadan kaçınma ve duygusal sorumluluk üstlenmekte zorlanma gibi etkenler, bu davranışla ilişkili olabiliyor.
Ancak ghosting yapan herkesin aynı kişilik özelliklerine sahip olduğunu söylemek doğru değil.
Bilimsel araştırmalarda iletişimi kesmenin nedenleri arasında kolaylık arayışı, karşı tarafı incitmekten kaçınma düşüncesi ve kişisel güvenlik endişeleri de değerlendiriliyor.
Özellikle tehdit, ısrarlı takip veya taciz içeren durumlarda kişinin iletişimi sonlandırması, kendi güvenliğini korumaya yönelik gerekli bir davranış olabiliyor.

DİJİTAL İLİŞKİLERDE BAĞ KURMAK NEDEN ZORLAŞIYOR?
Tanışma uygulamaları, insanların çok sayıda kişiyle kısa süre içerisinde iletişim kurabilmesine imkân sağlıyor.
Ancak yeni insanlarla tanışmanın kolaylaşması, kurulan ilişkilerin aynı hızla derinleştiği anlamına gelmiyor.
Doç. Dr. Çiğdem Başaran, dijital tanışma kültüründe seçeneklerin artmasının ilişkilerde gösterilen sabır ve emeği etkileyebildiğine dikkat çekti.
Başaran, konuyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Eşleşmek birkaç saniye sürer. Birini gerçekten tanımak zaman alır.”
Bu yaklaşım, dijital ortamda başlayan ilişkilerde ilk temasın hızlı kurulabilmesi ile kalıcı bir yakınlık oluşturulmasının farklı süreçler olduğunu gösteriyor.
Çok sayıda kişiyle aynı anda iletişim kurabilmek, bazı kullanıcılar açısından ilişkiyi sürdürmek yerine yeni seçeneklere yönelmeyi kolaylaştırabiliyor.
Bununla birlikte tanışma uygulaması kullanan herkesin ilişkilerinde aynı davranışları sergilediği söylenemiyor.
GHOSTING'E MARUZ KALAN KİŞİ NEDEN KENDİNİ SUÇLU HİSSEDEBİLİYOR?
Bir ilişkinin açık bir konuşmayla sona ermesi, tarafların yaşanan durumu anlamlandırmasına yardımcı olabiliyor.
Ghosting'de ise iletişimin neden kesildiği çoğu zaman belirsiz kalıyor.
Bu belirsizlik, geride kalan kişinin sürekli son konuşmaları düşünmesine ve neyi yanlış yaptığını sorgulamasına neden olabiliyor.
Bazı kişiler kendilerini reddedilmiş, değersiz veya görmezden gelinmiş hissedebiliyor.
Ancak bu tür duygusal tepkilerin şiddeti, ilişkinin süresine, beklentilere ve kişinin geçmiş deneyimlerine göre değişebiliyor.
Ghosting'e maruz kalmak, karşı tarafın bütün davranışlarının kişinin kendi değeriyle ilgili olduğu anlamına gelmiyor.
Psikolojik araştırmalar da bu deneyimin kafa karışıklığı ve incinmişlik gibi farklı duygusal sonuçlar doğurabildiğini ortaya koyuyor.
SOSYAL MEDYA GHOSTING DAVRANIŞINI KOLAYLAŞTIRIYOR MU?
Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları, kişiler arasındaki iletişimi hızlandırırken iletişimi sonlandırmayı da teknik olarak kolaylaştırabiliyor.
Bir hesabı engellemek, takipten çıkarmak veya mesajlara yanıt vermemek, çoğu zaman yüz yüze bir konuşma yapmayı gerektirmiyor.
Bu durum, bazı kişiler açısından zor bir ayrılık konuşması yerine iletişimi tamamen kesmeyi daha kolay bir seçenek haline getirebiliyor.
Ancak dijital araçların varlığı, ghosting davranışının yalnızca teknoloji nedeniyle ortaya çıktığı anlamına gelmiyor.
İletişimden kaçınma ve açıklama yapmadan ilişki sonlandırma davranışları dijital platformlardan önce de bulunuyordu.
Dijitalleşme, bu davranışların gerçekleşme ve fark edilme biçimini değiştiren unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
MESAJ ATMAYA DEVAM ETMEK DOĞRU MU?
Ghosting'e maruz kalan kişiler, karşı tarafın neden ortadan kaybolduğunu anlamak amacıyla tekrar tekrar mesaj göndermek isteyebiliyor.
Ancak karşı taraftan yanıt alınamaması durumunda sürekli iletişim kurmaya çalışmak, belirsizliğin daha uzun süre devam etmesine neden olabiliyor.
İlişkinin niteliğine ve koşullara göre bir kez açık, sakin ve sınırları belli bir mesaj göndermek, kişinin ne istediğini ifade etmesine yardımcı olabilir.
Yanıt verilmemesi halinde ise karşı tarafın iletişim kurmak istemediğinin kabul edilmesi gerekebilir.
Bu süreçte kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini ve duygusal ihtiyaçlarını ihmal etmemesi önem taşıyor.
Özellikle belirsizlik nedeniyle yoğun kaygı veya uzun süreli işlev kaybı yaşanıyorsa ruh sağlığı uzmanından destek alınabiliyor.
GHOSTING YERİNE NASIL İLETİŞİM KURULABİLİR?
Bir ilişkiyi sürdürmek istememek, tek başına yanlış bir tercih değil.
Ancak güvenli koşullarda, iletişimi sonlandırma kararının açık ve saygılı biçimde ifade edilmesi, tarafların durumu daha sağlıklı anlamlandırmasına yardımcı olabiliyor.
Kısa ve net bir açıklama yapmak, kişinin istemediği bir ilişkiyi sürdürmesini gerektirmiyor.
Bununla birlikte tehdit veya taciz riski bulunan durumlarda iletişimi sürdürme zorunluluğu da bulunmuyor.
Doç. Dr. Çiğdem Başaran'ın dijital ilişkilerde sabır, samimiyet ve gerçek bağ kurma üzerine yaptığı değerlendirmeler, sağlıklı iletişimin yalnızca tanışma sürecinde değil, bir ilişkinin nasıl sürdürüldüğünde ve nasıl sonlandırıldığında da önem taşıdığını gösteriyor.
Çünkü dijital ortamda bir kişiye ulaşmak saniyeler sürebiliyor; ancak kurulan iletişimin karşı tarafta bıraktığı etki çok daha uzun sürebiliyor.




