Mutluluğun öğrenilebilir bir beceri mi yoksa hayat koşullarının bir sonucu mu olduğu yönündeki tartışmalar zaman zaman gündeme gelirken, uzmanlar mutluluğun yalnızca dış koşullarla açıklanamayacağı görüşünde birleşiyor. Davranış Bilimleri Uzmanı Sinem Genez Turan Türkinform'a yaptığı değerlendirmede, mutluluğun bir sonuç değil, geliştirilebilen bir beceri olduğunu belirtti.
Terapi süreçlerinde farklı yaşam hikâyelerine sahip insanlarla çalıştığını ifade eden Turan, dışarıdan bakıldığında hayatı kusursuz görünen bazı kişilerin kendilerini mutsuz hissettiğini, buna karşılık zorlu yaşam deneyimlerine rağmen iç huzurunu koruyabilen insanların da bulunduğunu söyledi.
"MUTLULUĞU YAŞADIKLARIMIZ DEĞİL, ONLARI NASIL ANLAMLANDIRDIĞIMIZ BELİRLİYOR"
İnsanların mutluluğu çoğu zaman gelecekte ulaşacakları bir hedefe bağladığını belirten Turan, günümüzde sıkça duyulan "Şunu da başarırsam mutlu olacağım" düşüncesinin kişileri sürekli ertelenen bir mutluluk arayışına sürüklediğini ifade etti.
Ev sahibi olmak, terfi almak, evlenmek ya da farklı yaşam hedeflerine ulaşmanın mutluluğu kalıcı hale getirmediğini belirten Turan, bunun nedenini davranış bilimlerinde "hedonik adaptasyon" olarak tanımlanan kavramla açıkladı.
Turan, insanların elde ettikleri başarı ve kazanımlara kısa sürede alıştığını, bu nedenle mutluluğun yalnızca dış koşullara bağlı olmadığını söyledi.

"MUTLULUK BİR KAS GİBİ GELİŞTİRİLEBİLİR"
Mutluluğu bir kas gibi gördüğünü ifade eden Turan, nasıl fiziksel kaslar düzenli çalıştırılmadan güçlenmiyorsa, mutluluk duygusunun da farkındalık geliştirilmeden büyüyemeyeceğini belirtti.
Beynin biyolojik olarak olumsuzlukları ve tehlikeleri fark etmeye programlı olduğunu söyleyen Turan, olumlu deneyimlere odaklanmanın ise bilinçli bir çaba gerektirdiğini ifade etti.
KÜÇÜK MUTLULUKLARI FARK ETMEK ÖNEMLİ
Danışanlarına sık sık her gün kendilerini iyi hissettiren üç küçük şeyi yazmalarını önerdiğini belirten Turan, bu yöntemin zamanla kişilerin bakış açısını değiştirdiğini söyledi.
Bir fincan kahve, güzel bir yürüyüş, çocuğun gülümsemesi ya da gökyüzünü izlemenin bile mutluluk hissini besleyebileceğini belirten Turan, birkaç hafta sonra beynin yalnızca eksik olana değil, sahip olunan değerlere de odaklanmaya başladığını ifade etti.
"MUTLU İNSAN HİÇ ACI YAŞAMAYAN İNSAN DEĞİLDİR"
Mutluluğun hayatın her zaman sorunsuz olması anlamına gelmediğini vurgulayan Turan, zor günlerin içinde bile insana iyi gelen şeyleri fark edebilmenin önemli olduğunu söyledi.
Mutlu insanın hiç acı yaşamayan kişi olmadığını belirten Turan, asıl önemli olanın acının içinde umudu, insan ilişkilerini ve yaşamla kurulan anlam bağını koruyabilmek olduğunu ifade etti.
Turan, hayatın her zaman istenildiği gibi ilerlemeyebileceğini ancak yaşananlara yüklenen anlamı değiştirme gücünün çoğu zaman bireyin elinde olduğunu belirterek, "Mutluluk, bulunacak bir yer değil; her gün yeniden inşa edilen bir yaşam biçimidir" dedi.



