YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Corriere della Sera için "Yeni Parti: Türkiye’de Değişime Açılan Yeni Bir Yol" başlıklı bir makale kaleme aldı. Türkiye'de demokrasi, muhalefet ve siyasi rekabet tartışmalarına değinen Özel, YENİ Parti'nin kuruluş gerekçesini anlatarak otoriterliğin Türkiye'nin kaderi olmadığını savundu.
"ASIL MESELE SİYASİ REKABETİN ÖZGÜR KALIP KALAMAYACAĞI"
Özel, Türkiye'de 2002'den bu yana devam eden siyasi sürece ilişkin değerlendirmesinde, kurumlar üzerindeki kontrolün ve muhalefete yönelik baskının arttığını öne sürdü. Mart 2025'ten itibaren sürecin daha kaygı verici bir noktaya geldiğini belirten Özel, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması, belediye başkanlarına yönelik işlemler ve CHP yönetimine ilişkin davaları değerlendirdi. Özel, "Artık mesele yalnızca bir seçimi kimin kazanacağı değil. Asıl mesele Türkiye’de siyasi rekabetin gerçekten özgür kalıp kalamayacağıdır" ifadelerini kullandı.
YENİ Parti'nin kuruluşunu demokratik muhalefete yönelik sınırlandırmalara itiraz olarak tanımlayan Özel, CHP'den ayrılık sürecine ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. Özel, "Biz demokratik muhalefete çizilmek istenen bu sınırları kabul etmedik. Yeni Parti işte bu itirazdan doğdu. CHP’den ayrılırken Türkiye’nin cumhuriyetçi, demokratik ve sosyal demokrat birikimine sırtımızı dönmedik. Tam tersine bu mirası yaşatmanın artık siyasette yeni bir yol açmayı gerektirdiğine inandığımız için ayrıldık. Gücümüzü, değişim umudunu hâlâ kaybetmemiş milyonlardan alıyoruz" dedi. Özel, bu kesimler arasında gençleri, emekçileri, çiftçileri, emeklileri, kadınları, girişimcileri ve özgürlüklerini savunan yurttaşları saydı.
"TOPLUMSAL BİRLİKTELİK HEDEFLİYORUZ"
Özel, YENİ Parti'nin yalnızca farklı siyasi aktörlerin bir araya geldiği bir ittifak olmadığını belirterek, siyasetin tabandan kurulmasını hedeflediklerini söyledi. Özel, "Köklerimiz sosyal demokrasidedir; eşitlikte, sosyal adalette, dayanışmada ve demokraside. Ancak bugün demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü savunmak artık tek bir siyasi geleneğin görevi olamaz" ifadelerini kullandı.
Farklı siyasi geleneklerden gelen demokratları ve kendisini herhangi bir siyasi etiketle tanımlamayan yurttaşları aynı zeminde buluşturmak istediklerini belirten Özel, yargı bağımsızlığı, seçimlerin iktidar değişimine imkan vermesi, siyasi iktidarın hesap vermesi ve yurttaşların eşitliği gibi başlıkları öne çıkardı. Özel, "Yeni Parti, geleneksel parti siyasetinin ürünü olan yeni bir ittifak projesi de değildir. Biz yukarıda siyasi aktörlerin bir araya geldiği bir ittifak değil, aşağıdan yukarıya kurulan bir toplumsal birliktelik hedefliyoruz" dedi.
"OTORİTERLİK TÜRKİYE'NİN KADERİ DEĞİLDİR"
Türkiye'nin Avrupa ve Akdeniz ile ilişkilerine de değinen Özel, demokrasi ve kurumsal yapının ekonomik ve stratejik önem taşıdığını savundu. Özel, "Bizim için demokrasi yalnızca ahlaki bir ilke değil, aynı zamanda stratejik bir güçtür. Bağımsız kurumlar ekonomiye güven verir. Hukukun üstünlüğü yatırım çeker. Kuralları işleyen, öngörülebilir demokrasiler uluslararası alanda güvenilir ortaklar olur" ifadelerini kullandı. Demokratik bir Türkiye'nin ekonomik olarak daha güçlü ve Avrupa ile Akdeniz açısından daha güvenilir bir ortak olacağını belirten Özel, Avrupa'daki geleneksel siyasi yapıların genç kuşaklarla bağ kurmakta zorlandığını da ifade etti.
Makalesinin son bölümünde Özel, Türkiye'nin siyasi geleceğine ilişkin mesaj verdi. Özel, "Otoriterlikle mücadele ise tepeden yeni partiler kurmakla kazanılamaz. Demokrasilerin yeniden aşağıdan yukarıya katılımı, yurttaşın siyasete doğrudan dahil olduğu bir anlayışı keşfetmesi gerekiyor" dedi. YENİ Parti'nin hedefinin yalnızca seçim kazanmak olmadığını belirten Özel, "Otoriterlik Türkiye’nin kaderi değildir" ifadelerini kullandı. Özel, Türkiye'nin demokrasi geleneğine, sivil toplumuna ve genç nüfusuna dikkat çekerek makalesini, "Yirmi yılı aşkın süredir Türkiye’de siyasi dönemin belirleyici ismi Erdoğan oldu. Ama hiçbir siyasi dönem sonsuza kadar sürmez. Yeni dönem çoktan başladı" sözleriyle tamamladı.





