Başkent sokaklarında Türkinform olarak vatandaşlara yöneltilen "Bir hafta internetsiz kalmak mı, yoksa parasız kalmak mı?" sorusu, teknolojiye olan bağımlılık ile temel yaşam ihtiyaçları arasındaki çarpıcı gerçeği gözler önüne serdi. Verilen yanıtlar, dijital alışkanlıkların toplumumuzu nasıl ikiye böldüğünü gösteriyor.

Ankaralılara yöneltilen ve dijital çağın en büyük ikilemlerinden birini yansıtan sokak röportajında ilginç yanıtlar ortaya çıktı. Aldığımız cevaplar, kuşaklar arası farklılıkların yanı sıra modern insanın önceliklerini de net bir şekilde özetliyor.

Orman yangınlarına karşı "yasak" kalkanı
Orman yangınlarına karşı "yasak" kalkanı
İçeriği Görüntüle

TEMEL İHTİYAÇLAR DİJİTAL BAĞIMLILIĞA AĞIR BASIYOR

Araştırmaya katılanların önemli bir kısmı, paranın temel ihtiyaçları karşılamadaki vazgeçilmez rolüne vurgu yaparak "internetsiz kalmayı" tercih etti. Bir vatandaş, internet olmadan da dışarı çıkıp parasıyla gezip tozabileceğini belirtirken, internet olup para olmadığında internette gördüğü şeyleri alamamanın yaratacağı hayal kırıklığına dikkat çekti.

Parasız kalmanın sokakta veya yolda kalma, yemek ve su gibi en temel ihtiyaçları karşılayamama riski taşıdığını belirten Ankaralılar, ana ihtiyaçların parayla karşılandığını ve bu yüzden paranın her durumda gerekli olduğunu ifade etti. Hatta bir vatandaş, paranın interneti unutturacağını; kıyafet alarak, arkadaşlarla gezerek ve eğlenceye çıkarak kişinin kendini şımartabileceğini dile getirdi.

Sokak Röp. İnternetsiz Parasız

"İNTERNETSİZ İMKANSIZ: HAYAT ORADA GEÇİYOR"

Öte yandan, özellikle gençlerin başı çektiği diğer grup ise bir hafta parasız kalmayı göze alarak internetten vazgeçemeyeceklerini belirtti. Hayatın internette geçtiğini ve internetsiz yaşamanın çok zor, hatta imkansız olduğunu savunan bazı vatandaşlar, oyun oynamak ve ders çalışmak gibi günlük rutinlerinin tamamen internete bağlı olduğunu vurguladı.

Parasız kalsa bile evde bir şekilde idare edilebileceğini ifade eden bir vatandaş, herhangi bir olay yaşandığında en azından bilgi verebilmek için internetin zorunlu olduğunu kaydetti.

KUŞAK ÇATIŞMASI

Verilen yanıtlarda kuşak farkı da dikkat çekici bir detay olarak öne çıktı. İnternetin hayatımıza gireli henüz 20 yıl bile olmadığını hatırlatan daha ileri yaştaki bir vatandaş, yeni neslin internet olmadan adres bile soramadığını, anında Google'a başvurduğunu belirtti. Kendi nesillerinin "eski kafalı" olduğunu ancak internetsiz yaşamayı iyi bildiklerini söyleyen vatandaş, bu yüzden bir haftalık internetsizliği rahatlıkla seçebileceğini ifade etti.

Buna ek olarak, yazın gelmesiyle birlikte internet detoksu yapmaya çalıştığını belirten bir kişi ise telefonlardaki normal arama özelliğinin iletişimi sağlamak için yeterli olacağını ve internetsizliğin kendisini o kadar da zorlamayacağını dile getirdi.

"TELEFON BİR DECCAL, SOSYALLEŞME BİTTİ"

Röportajın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise meselenin sosyolojik boyutuna değinen bir vatandaştan geldi. Eşi ve çocukları yanında olduktan sonra ne paranın ne de internetin önemi olmadığını söyleyen vatandaş, her ikisinden de vazgeçebileceğini belirtti.

Günümüzde insanların telefona tamamen bağımlı hale geldiğini vurgulayan bu kişi, akıllı telefonları "deccal" olarak nitelendirdi. Teknolojinin sosyalleşmeyi bitirdiğini ve insanların artık birbirine tahammülünün kalmadığını belirten vatandaş, toplumun giderek daha da yalnızlaştığına dair çarpıcı bir tespitte bulundu.

Muhabir: Almila İrem Kerküklü