Bir uçağın güvenli şekilde havalanması, yolcuların çoğu zaman fark etmediği kapsamlı bir hazırlık sürecine dayanıyor. Pilotun deneyiminden hava koşullarının değerlendirilmesine, teknik kayıtlardan bakım takvimine kadar pek çok aşama, havacılık emniyetinin temelini oluşturuyor. Bu süreçte lisans sahibi olmak kadar gerçek uçuş koşullarında tecrübe kazanmak da önem taşıyor. Uçağın uçuşa elverişli durumda tutulması ise düzenli teknik takip ve denetim gerektiriyor.

Pilot lisansı almak her koşulda uçuş yapmaya hazır olmak anlamına mı geliyor? PIC uçuşları pilotlara nasıl bir deneyim kazandırıyor? Uçakların güvenliği hangi teknik kontrollerle sağlanıyor ve küçük bir aksaklık nasıl daha büyük bir sorunun önüne geçebiliyor? Bu soruları Türkinform muhabiri Pelin Zengin sordu. GLC AERO Kurucu Ortakları Mustafa Gülcan ve Yusuf Öz yanıtladı.

Pilotların Uçuş Saatlerinden Uçakların Güvenliğine Havacılığın Perde Arkası6

PİLOT LİSANSI ALMAK TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?

Pilot lisansı, kapsamlı bir eğitim ve sınav sürecinin ardından alınsa da mesleki gelişimin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Farklı uçuş koşullarında edinilen tecrübeler, pilotların karşılaştıkları durumları değerlendirme ve doğru karar verme becerilerini geliştiriyor.

Pilot yeterliliğinin yalnızca lisans veya toplam uçuş saati üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini anlatan GLC AERO Kurucu Ortağı Mustafa Gülcan, uçuşların hangi koşullarda ve ne kadar düzenli gerçekleştirildiğinin de belirleyici olduğunu dile getirdi.

Pilotların deneyim kazanmasında önemli bir yere sahip olan PIC kavramı, İngilizce “Pilot in Command” ifadesinin kısaltması. Uçuşun yönetiminden ve emniyetinden sorumlu pilotu tanımlayan bu kavram kapsamındaki tecrübe uçuşları, ilgili lisansa ve gerçekleştirilecek uçuş için gerekli yetkilere sahip kişilere yönelik düzenleniyor.

Bu uçuşlarda pilotlar yalnızca uçak kullanma becerilerini geliştirmiyor; aynı zamanda uçuşun farklı aşamalarında sorumluluk üstleniyor. Planlama, hava durumunun ve yakıtın değerlendirilmesi, meydan koşullarının incelenmesi ve değişen şartlara göre karar verilmesi bu sürecin başlıca aşamaları arasında yer alıyor.

PİLOT ADAYLARINI EN ÇOK ZORLAYAN AŞAMALAR NELER?

PIC uçuşları, profesyonel pilotluk hedefleyenler açısından da önemli bir deneyim sunuyor. Hususi pilot lisansından (PPL) ticari pilot lisansına (CPL) geçişte gerekli eğitim ve sınavların yanı sıra mevzuatta belirtilen toplam uçuş ve sorumlu pilot deneyiminin tamamlanması şart.

Gülcan'a göre tamamlanması gereken PIC uçuşlarının sayısı, kişinin mevcut tecrübesine ve eğitim planına göre değişiyor. Farklı meydanlara yapılan seferler de pilotların değişik koşullara uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Ankara'daki Orhan Ünsal Hava Parkı, düzenli uçuş yapmak, kullanılan uçağı yakından tanımak ve pratik kazanmak isteyen pilotlara bu imkânı sunuyor. Gülcan, burada edinilen deneyimin yalnızca uçuş defterindeki saatleri artırmakla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti.

Pilotların ilk dönemlerde karşılaştığı güçlükler de yalnızca uçağı kullanmayı öğrenmekten ibaret değil. Telsiz haberleşmesi, aynı anda birden fazla görevi yönetmek, farklı meydanlara uyum sağlamak ve yaklaşma ile inişte tutarlılık kazanmak, mesleğin başlangıcında öne çıkan zorluklar arasında.

Kendi sınırlarını tanımak da pilotlukta deneyimin bir parçası. Hava koşulları veya başka bir risk nedeniyle uçuşu ertelemek ya da planı değiştirmek gerektiğinde doğru kararı verebilmek, mesleki olgunluğun göstergesi sayılıyor.

Gülcan, pilotların gelişiminde uçuş saatlerinin artmasının tek başına yeterli olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Amacımız, pilotun uçuş defterindeki saat artarken kararlarının ve uçuş disiplininin de gelişmesi.”

Pilotların Uçuş Saatlerinden Uçakların Güvenliğine Havacılığın Perde Arkası (3)

Deneyimli bir pilotun gerektiğinde uçuşu erteleme veya rotasını değiştirme kararını verebilmesi gerektiğini de sözlerine ekleyen Gülcan, yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

Gebelikten 5 yaşına kadar: Çocuk sağlığı takibi tek uygulamada toplanıyor
Gebelikten 5 yaşına kadar: Çocuk sağlığı takibi tek uygulamada toplanıyor
İçeriği Görüntüle

“Tecrübeli pilot, ne zaman devam edeceğini, ne zaman vazgeçeceğini doğru değerlendirebilen kişidir.”

PİLOTUN DENEYİMİ KADAR UÇAĞIN TEKNİK DURUMU DA ÖNEMLİ

Pilotun bilgi ve becerisi, uçuşun emniyetli yönetilmesinde belirleyici olsa da güvenlik yalnızca insan faktörüne bağlı değil. Uçağın uçuşa elverişli durumda tutulması, periyodik bakımlarının yapılması ve olası arızaların izlenmesi de havacılığın temel gereklilikleri arasında.

GLC AERO Kurucu Ortağı Yusuf Öz, teknik güvenliğin yalnızca motorun çalışması veya uçağın dış görünüşünün iyi olmasıyla değerlendirilemeyeceğini anlattı. Uçak, motor ve pervanelerin kullanım sürelerinin yanı sıra bakım programları, ömürlü parçalar ve uygulanması zorunlu teknik direktifler de düzenli olarak takip ediliyor.

Bakım zamanları yalnızca uçuş saatine göre belirlenmiyor. Bazı işlemler uçuş süresine, bazıları iniş-kalkış sayısına, bazıları ise takvim aralığına bağlı olarak gerçekleştiriliyor. Bu nedenle bir uçağın az kullanılması, bakım ihtiyacının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Teknik ekiplerin yürüttüğü işlemlerin yanında pilotların uçuş öncesi kontrolleri de hazırlığın önemli bir aşamasını oluşturuyor. Uçuş sırasında fark edilen olağan dışı durumların bildirilmesi ise teknik takibin devamlılığı açısından ayrı bir önem taşıyor.

Pilotların Uçuş Saatlerinden Uçakların Güvenliğine Havacılığın Perde Arkası (1)

KÜÇÜK BİR AKSAKLIK NASIL BÜYÜK BİR SORUNUN ÖNÜNE GEÇEBİLİR?

Planlı bakımların yanı sıra kullanım sırasında ortaya çıkan belirtilerin de dikkate alınması gerekiyor. Uçuş esnasında fark edilen olağan dışı bir durumun zamanında bildirilmesi, olası bir sorunun erken aşamada tespit edilmesini sağlayabiliyor.

Pilotların karşılaştıkları teknik aksaklıkları kayıt altına almasının önemine değinen Öz, alışılmışın dışında bir sesin, göstergelerde farklı bir değerin veya tekrarlayan bir arızanın teknik açıdan incelenmesi gerektiğini kaydetti.

Bu tür bildirimler, mevcut bir arızanın giderilmesinin yanı sıra ileride yaşanabilecek daha büyük sorunların önlenmesine de yardımcı oluyor. Küçük görünen bir belirtinin zamanında paylaşılması, teknik ekibin gerekli incelemeyi gecikmeden başlatmasına imkân tanıyor.

Pilotun fark ettiği durumu bildirmesiyle başlayan süreçte bakım ekibi gerekli değerlendirmeyi yapıyor. Bu nedenle iki ekip arasındaki açık iletişim, uçuş emniyetinin vazgeçilmez unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

BAKIM SÜRECİNDE İHMALİN ÖNÜNE NASIL GEÇİLİYOR?

Bir aksaklığın tespit edilmesi kadar, bildirimin ardından gerekli işlemlerin eksiksiz yürütülmesi de önemli. Bakım süreçlerinin planlanması, görev dağılımının netleştirilmesi ve yapılan işlemlerin kayıt altına alınması bu aşamada devreye giriyor.

Öz, teknik takipte her işlemin kimin sorumluluğunda olduğunun, ne zaman yapılacağının ve tamamlandığının nasıl doğrulanacağının açıkça belirlenmesi gerektiğini açıkladı. Kayıtların izlenebilir olması kadar denetlenebilirliği de ihmal riskini azaltan unsurlar arasında.

Yaklaşan bakım tarihlerinin izlenmesi, arızaların giderildiğinin doğrulanması ve işlemlerin yetkili kişi ve kuruluşlarca gerçekleştirilmesi, kontrol mekanizmasının temelini oluşturuyor.

Bu sistemin sağlıklı işlemesi için pilotlarla teknik ekip arasındaki bilgi akışının kesintisiz olması gerekiyor. Uçuş sırasında fark edilen bir aksaklığın veya teknik tereddüdün çekinmeden paylaşılması, olası sorunlara zamanında müdahale edilmesini kolaylaştırıyor.

GLC AERO'nun yaklaşımında uçuşa hazırlık, teknik takip ve ekip içi iletişim bir bütün olarak ele alınıyor. Öz, pilotların fark ettikleri durumları rahatça paylaşabilmelerinin emniyet kültürü açısından taşıdığı değeri de vurguladı.

Pilotların Uçuş Saatlerinden Uçakların Güvenliğine Havacılığın Perde Arkası (4)

HAVACILIKTA GÜVENLİK, ZAMAN BASKISINDAN ÖNCE GELİYOR

Teknik kontrollerin eksiksiz yürütülmesi kadar, bu süreçte alınan kararların hangi koşullarda verildiği de belirleyici. Uçuş programının değiştirilmesi veya seferin ertelenmesi söz konusu olduğunda öncelik her zaman emniyet olmalı.

Öz, ticari kaygıların veya zaman baskısının güvenlikle ilgili kararları etkilememesi gerektiğini şu sözlerle anlattı:

“Önemli olan, emniyetle ilgili kararların zaman veya ticari baskı altında verilmemesidir.”

Havacılıkta güvenlik, tek bir kontrolle ya da yalnızca pilotun deneyimiyle sağlanmıyor. Uçuş öncesi hazırlık, doğru kararlar, uçağın teknik takibi, bakım kayıtları ve ekipler arasındaki iletişim birbirini tamamlıyor. Gökyüzünde güvenliğin sürdürülebilmesi, bütün bu aşamaların aynı sorumluluk anlayışıyla yürütülmesine bağlı. Havacılıkta güven, her gün aynı özen ve sorumlulukla çalışarak kazanılıyor.

Muhabir: Pelin Zengin