Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş, küresel piyasalardan akaryakıt pompalarına kadar uzanan yeni bir fiyat baskısı yaratıyor. Savaşın hem petrol üretimini hem de rafineri kapasitesini etkilemesiyle ham petrol ve işlenmiş akaryakıt fiyatlarında dikkat çeken artışlar yaşanıyor. Türkiye’de ise vergi düzenlemeleri nedeniyle pompadaki fiyat hareketlerinin vatandaşa etkisinin daha da belirginleşmesi bekleniyor.

Peki petrol fiyatları neden bu kadar yükseldi? Savaş ve rafineri krizinin akaryakıt fiyatlarına etkisi ne? Petrol fiyatlarındaki yükseliş devam ederse vatandaş önümüzdeki dönemde hangi maliyetlerle karşılaşacak? Türkinform muhabiri Pelin Zengin’in sorularını ekonomist Levent Işık yanıtladı.

PETROLÜN FİYATINI ARTIRAN İKİ CEPHE

Bugünkü tablonun arz-talep dengesinden çok doğrudan doğruya savaşın fiyatı olduğunu belirten Levent Işık, savaşın iki ayrı cephede hem kuyuyu hem de rafineriyi vurduğunu ifade etti.

İlk cephenin Orta Doğu olduğunu belirten Işık, ABD ve İsrail’in yaklaşık yedi ay önce başlattığı savaşta haziranda varılan geçici anlaşmanın birkaç hafta içinde bozulduğunu ve yeni bir barış masasının kurulamadığını söyledi.

Eylülde gerilimin yeni bir evreye geçtiğini aktaran Işık, ABD’nin İran tankerlerini hedef almasının ardından Devrim Muhafızları’nın 9 Eylül’de Hürmüz’de ABD gemilerine ve tankerlere saldırdığını duyurduğunu belirtti. Bu gelişmelerin ardından Brent petrolün 22 Mayıs’tan sonra ilk kez 100 doların üzerine çıktığını ifade etti.

HÜRMÜZ GERİLİMİ ARTIŞI HIZLANDIRDI

Asıl kırılmanın, Hürmüz’ün sigortası sayılan hattın yakın zamanda vurulmasıyla yaşandığını belirten Işık, Suudi Arabistan’ın İHA saldırısının ardından ihracatını Kızıldeniz’e yönlendiren Doğu-Batı boru hattındaki akışı durdurduğunu söyledi. Söz konusu hattın küresel arzın yaklaşık yüzde 4’ünü temsil ettiğini aktardı.

Aynı günlerde Husilerin Perim Adası’na ulaşarak Babülmendep üzerindeki denetimlerini sıkılaştırdığını belirten Işık, Hürmüz’den geçen ticari gemi sayısının günlük 10’un altına indiğini ifade etti.

Bu gelişmelerin ardından Brent petrolün 26 Ağustos’taki 84,59 dolardan 14 Eylül’de 109,74 dolara yükseldiğini aktaran Işık, Uluslararası Enerji Ajansı’na göre küresel petrol üretiminin ağustosta günlük 1,6 milyon varil azaldığını, kurumun 2026 genelinde arzın geçen yıla göre günlük 5,7 milyon varil düşmesini beklediğini söyledi.

ASIL BASKI RAFİNERİLERDE

Işık’a göre ikinci cephe ise kamuoyunun gözünden kaçan ancak pompa fiyatını asıl belirleyen rafineri cephesi.

2. el piyasasında dikkat çeken ağustos verileri
2. el piyasasında dikkat çeken ağustos verileri
İçeriği Görüntüle

Vatandaşın depoya işlenmiş ürün koyduğunu ve bugün dünyada eksik olan şeyin tam da bu ürün olduğunu belirten Işık, Ukrayna’nın Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırılarının ülkenin rafinaj kapasitesini aşındırdığını söyledi. Moskova’nın işlenmiş akaryakıt ihracatına getirdiği kısıtlamaların da arz endişesini büyüttüğünü ifade etti.

Körfez tarafında ise motorin ve gaz yağı ihracatının ağustosta günlük 390 bin varile, yani savaş öncesi seviyenin dörtte birinin biraz üzerine gerilediğini belirten Işık, iki coğrafi kaynağın toplam dizel ihracatının şubata kıyasla günlük 1,6 milyon varil daha düşük olduğunu aktardı.

Bunun sonucunda dizel rafinaj marjının 8 Eylül’de varil başına 108,02 dolarla rekor kırdığını belirten Işık, Akdeniz havzasındaki rafineri marjının ise 78,5 dolara çıktığını söyledi.

Almanya ve Fransa’da motorinin litresinin savaş öncesindeki 1,8 avrodan eylül ortasında 2,4 avroya yükseldiğine dikkat çeken Işık, motorinin ham petrolden bağımsız biçimde ayrıca pahalandığını vurguladı.

Petroll-3

PETROLDEKİ RİSK PRİMİ NE ANLAMA GELİYOR?

Ham petrol fiyatının önemli bir kısmının risk priminden kaynaklandığını belirten Işık, JPMorgan’ın Brent petrolün adil değerini yaklaşık 90 dolar olarak hesapladığını, fiyatın ise bunun belirgin biçimde üzerinde seyrettiğini ifade etti.

ABD-İran arasında diplomatik ilerleme beklentisiyle Brent’in cuma günü 103 dolar civarına gerilediğini aktaran Işık, risk priminin bir haberle silinebileceğini ancak vurulmuş bir rafinerinin onarımının aylar alacağını söyledi.

Bu nedenle ham petrol gerilese dahi ürün fiyatlarının aynı hızla düşmesinin beklenmemesi gerektiğini belirtti.

TÜRKİYE’DE POMPA FİYATLARI İÇİN KRİTİK DÖNEM

Petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi halinde Türkiye açısından zamanlamanın son derece talihsiz olduğunu belirten Işık, vatandaşı pompadaki artıştan koruyan vergi tamponunun tam da bu dönemde kalktığını söyledi.

Benzin ve LPG’de eşel mobil uygulamasının 30 Eylül’de sona ereceğini belirten Işık, o tarihe kadar artışların yalnızca yüzde 25’inin ÖTV’den karşılandığını, 1 Ekim’den itibaren ise her artışın kuruşu kuruşuna depoya yansıyacağını ifade etti.

Motorinde ise tablonun daha ağır olduğunu belirten Işık, burada verginin petrol fiyatından bağımsız biçimde takvime bağlandığını söyledi. Ağustosta sıfırlanan ÖTV’nin eylülde 3 liraya, ekimde 6, kasımda 9, aralıkta 12 liraya çıkacağını ve 1 Ocak 2027’de 13,90 liraya ulaşacağını aktardı.

Işık, KDV ile birlikte bu artışların pompa fiyatlarına etkisinin daha da büyüyeceğine dikkat çekti.

MOTORİNE HER AY OTOMATİK ZAM BASKISI

Brent petrol yerinde saysa dahi motorine her ayın başında yaklaşık 3,5 liralık otomatik zam anlamına geldiğini belirten Işık, 1 Eylül’deki ilk adımın pompaya 3,58 TL olarak yansıdığını hatırlattı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in eşel mobil uygulamasının gelecek yıl sürdürülmesinin düşünülmediğini söylemesinin de bu korumanın geri gelmeyeceğini gösterdiğini ifade etti.

MOTORİNDEKİ ARTIŞ MUTFAĞA DA YANSIYACAK

Rafineri krizinin Türkiye’deki etkisinin akaryakıt tabelalarında açıkça görüldüğünü belirten Işık, İstanbul’da benzinin 80,40 TL, motorinin ise 96,30 TL olduğunu söyledi. Motorinin ancak gece gerçekleşen indirimle yeniden 100 TL’nin altına indiğini aktardı.

Aradaki 16 liralık farkın küresel dizel kıtlığının faturası olduğunu belirten Işık, petrolün 100 doların üzerinde, rafineri marjlarının da rekor seviyelerde kalması halinde 1 Ekim’deki vergi adımıyla motorinin yeniden üç haneli rakamlara çıkmasının ve yıl sonuna kadar burada kalmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ifade etti.

AKARYAKIT ARTIŞI ENFLASYONU DA VURACAK

Petrol fiyatlarındaki yükselişin ikinci halkasının enflasyon olduğunu belirten Işık, motorinin yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir maliyet olmadığını söyledi.

“Motorin demek nakliye, traktör, servis ve kargo demektir” diyen Işık, pompadaki artışın birkaç hafta içinde market raflarına ve okul servislerine ulaşacağını ifade etti.

Ağustosta aylık yüzde 1,84’lük enflasyona en büyük katkıyı yüzde 4,82 artan ulaştırma grubunun verdiğini belirten Işık, yalnızca akaryakıtın manşete 0,82 puan eklediğini aktardı.

Deutsche Bank’ın petrol ve vergi değişikliklerinin enflasyona yaklaşık 1,5 puan yük bindirdiğini hesapladığını belirten Işık, Orta Vadeli Program’da da yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28,4’e yükseltildiğini söyledi.

PETROL FİYATLARI FAİZİ DE ETKİLEYEBİLİR

Petrol fiyatlarındaki artışın üçüncü halkasının faiz olduğunu belirten Işık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 10 Eylül’de politika faizini yüzde 37’de sabit tuttuğunu hatırlattı.

Ocaktan bu yana indirim yapılamadığını belirten Işık, petrol düşmedikçe kredi, konut ve taşıt finansmanında beklenen rahatlamanın da öteleneceğini ifade etti.

Bunun yanında enerji ithalat faturasının büyümesiyle cari açık ve kur üzerinde oluşabilecek baskıya dikkat çeken Işık, kışa girerken doğal gaz ve elektrik tarifelerinde de risk bulunduğunu söyledi.

"ÖNÜMÜZDE İKİ SENARYO VAR"

Petrol fiyatlarının geleceğine ilişkin iki senaryonun bulunduğunu belirten Işık, diplomasinin işlemesi halinde Brent petrolde 90 dolar bandına dönüşün mümkün olduğunu ifade etti.

Ancak böyle bir durumda dahi hem onarılamayan rafineri kapasitesinin hem de motorindeki aylık vergi artışlarının indirimlerin önemli bölümünü yutacağını belirtti.

Çatışmanın uzaması halinde ise vatandaşı ekimde korumasız bir pompa fiyatı, daha pahalı bir mutfak ve daha uzun süre yüksek kalan faiz beklediğini söyledi.

Kaynak: Pelin Zengin