Türkiye'nin savunma sanayisindeki en büyük satın alma operasyonlarından biri gerçekleşti. ROKETSAN, ASSAN Group'un tesislerini bünyesine katarak bu operasyonlar için yüzde 100 iştiraki olan yeni bir şirket kuracak. Mk serisi uçak bombalarından güdümlü obüs mühimmatına, TAYFUN balistik füze başlıklarından GPS teknolojilerine kadar geniş bir ürün yelpazesi, artık bu yeni yapılanma bünyesinde üretilecek.
ROKETSAN'IN STRATEJİK HEDEFİ: KAPASİTE ARTIRIMI
Satın almanın ardından tesislerin modernizasyonu için kolları sıvayan ROKETSAN, mevcut kabiliyetleri en üst seviyeye taşımayı amaçlıyor. Altyapı ve teknoloji transferleri ile güçlendirilecek olan tesisler, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artıracak. Özellikle stratejik öneme sahip mühimmatların seri üretimi noktasında, bu satın almanın kritik bir eşik olduğu ifade ediliyor.

HANGİ TEKNOLOJİLER ÜRETİLECEK?
Devralınan tesislerde yürütülecek üretim faaliyetleri, Türk ordusunun envanterindeki kilit mühimmatları kapsıyor. Üretim bandında yer alacak temel ürün ve teknolojiler şu şekilde sıralanıyor:
-
Hava ve Kara Mühimmatları: Mk serisi uçak bombaları, 107 ve 122 mm roketler, 155 mm güdümlü obüs mühimmatı.
-
Güdüm ve Teknoloji: GPS destekli mühimmat teknolojileri, kimyasal patlayıcı üretimi.
-
Balistik Sistemler: TAYFUN dahil tüm balistik füzelerin harp başlıkları.
İSTİHDAMA KATKI VE ULUSLARARASI PAZAR
ROKETSAN'ın bu yatırımı sadece teknolojik bir genişleme değil, aynı zamanda istihdam odaklı bir büyüme projesi olarak görülüyor. Kurulacak yeni şirketin, kısa süre içerisinde Türk savunma sanayisinin yerli ve milli gücünü uluslararası pazarlara daha güçlü bir şekilde taşıması hedefleniyor. Modernize edilmiş tesisler, Türkiye'nin savunma sanayisindeki "üretim üssü" olma vizyonuna büyük bir ivme kazandıracak.
SAVUNMA SANAYİSİNDE YENİ YAPILANMA
Tüm bu faaliyetler, Türkiye'nin savunma sanayisindeki parçalı üretim yapısının, daha entegre ve güçlü bir yapıya dönüştürülmesi adına atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. ROKETSAN'ın deneyimi ve ASSAN Group'un mevcut üretim kapasitesinin birleşmesi, Türk savunma ürünlerinin küresel rekabetteki elini daha da güçlendirecek.




